YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11977
KARAR NO : 2023/1505
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/355 E., 2022/196 K.
SUÇ : 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 08.07.2010 tarihli ve 2010/118 Esas, 2010/344 Karar sayılı kararı ile sanığın marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu eşyaların müsaderesine hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın
16.07.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
2.İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 07.02.2013 tarihli ve 2012/533 Esas, 2013/96 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü ve 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
3.İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 23.03.2016 tarihli ve 2015/631 Esas, 2016/170 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2021/2472 Esas, 2021/5780 Karar sayılı ilâmıyla;
“Hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun, 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A-1. maddesinde düzenlenen marka hakkına tecavüz suçu olması, 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma kapsamına alınması karşısında, TCK’nin 2/1. ve 7/2. madde hükümleri de gözetilip, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bu suç yönünden, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi lüzumu,
Kabule göre de;
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan (suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/7. maddesinin aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nin 253. ve 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2021/355 Esas, 2022/196 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü ve 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri;
1.Suçun unsurları oluşmadığından verilen kararın usûl ve Kanun’a aykırı olduğuna,
2.Re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan vekili 16.02.2010 havale tarihli şikâyet dilekçesi ile …Spor isimli iş yerinde hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama – el koyma tedbirlerinin uygulanması talebi ile şikâyetçi olmuştur.
2.İstanbul 3. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 17.02.2010 tarihli ve 2010/42 Değişik İş sayılı kararı doğrultusunda, ilgili iş yerinde, 18.02.2010 tarihinde, hakkında verilen beraat kararı kesinleşen ve sanığın yeğeni olduğu anlaşılan diğer sanık … hazır bulunduğu halde yapılan aramada; dükkân içindeki raflarda dizili vaziyette, üzerlerinde katılan firma adına tescilli markalar bulunan toplam 12 (tek) spor ayakkabıya el konulmuştur.
3.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 16.03.2010 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
4.Dosyada mevcut 14.06.2010 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu ürünlerin orijinal olmayıp, marka taklidi yapılmış sahte ürünler olduklarına, katılan adına tescilli 2008 60295 numaralı markaların iktibas yolu ile taklit edildiğine ve marka hakkına tecavüz fiilinin işlendiğine dair görüş bildirilmiştir.
5.Sanık savunmalarında; iş yerinin kendisine ait olduğunu, 2002 yılından itibaren ayakkabı ticareti yaptığını, suça konu ayakkabıları tanımadığı bir seyyar satıcıdan faturasız olarak ve taklit markalı olduğunu bilmeden satın aldığını beyan ederek atılı suçlamayı tevil yollu ikrar etmiştir.
6.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek taraflar arasında uzlaştırma girişiminde bulunulduğu, ancak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosunca tanzim olunan, 2021/11245 sayılı Uzlaştırıcı Raporuna göre uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiş; hükmün açıklanmasına neden olan İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 07.02.2013 tarihli ve 2012/533 Esas, 2013/96 Karar sayılı dosyası kapsamında yapılan uyarlama yargılaması sonucunda da uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2021/355 Esas, 2022/196 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.