YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11995
KARAR NO : 2023/1189
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/145 E., 2021/676 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2015 tarihli ve 2014/722 Esas, 2015/269 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 52 nci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, altıncı, yedinci ve sekizinci fıkraları, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi
yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca erteli 1 yıl 8 ay hapis ve 4 gün karşılığı 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine, suç eşyasının naklinde kullanılan aracın müsaderesine yer olmadığına ve katılan Kurum lehine vekalet ücreti verilmesine karar verilmiştir.
2.Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2015 tarihli ve 2014/722 Esas, 2015/269 Karar sayılı kararının katılan … İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 29.12.2020 tarihli ve 2018/2295 Esas, 2020/20027 Karar sayılı ilâmıyla; “… II) Katılan … İdaresi vekilinin sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre; Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/11-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10. madde ve fıkraları gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2021 tarihli ve 2021/145 Esas, 2021/676 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası yollamasıyla aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, altıncı, yedinci ve sekizinci fıkraları, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca erteli 10 ay hapis ve 1 gün karşılığı 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine, suç eşyasının naklinde kullanılan aracın müsaderesine yer olmadığına ve katılan Kurum lehine vekalet ücreti verilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği, sanığın üst hadden cezalandırılması gerekirken alt hadden cezalandırıldığına, koşulları oluşmadığı halde cezanın ertelendiğine, suç eşyasının naklinde kullanılan aracın müsadere edilmediğine ve re’sen göz önüne alınacak nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.09.11.2014 tarihinde kolluk görevlilerince durumundan şüphelenilen …’in kullanımında bulunan … plakalı araç durdurulmuş, araçta 9 adet plastik bidon içerisinde toplam 585 litre ulusal marker seviyesi geçersiz akaryakıt ele geçirilmiştir.
2.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci ve onüçüncü fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ve 54 üncü maddesinden kamu davası açılmıştır.
3.Sanık kollukta ve esas mahkemesinde, ele geçen akaryakıtın kaçak olduğunu bilmediğini, traktöründe kullanmak için almış olduğunu, bir kısmını kullandığını, kalan kısmını da dosyanın diğer sanığı Mehmet Şireli’ye olan borcu karşılığında verdiğini beyan etmiştir.
4.Ele geçen akaryakıtın İnönü Üniversitesi Pal Müdürlüğünün 21.11.2014 tarihli analiz raporunda ulusal marker seviyesi geçersiz bulunmuştur.
5.Sanığa 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık ihtaratının yapıldığı, sanığın ödeme yapma imkanı bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
6.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Suçta Kullanılan Nakil Aracının Müsaderesine Yer Olmadığına İlişkin Karar Yönünden
Suça konu kaçak eşyanın taşıma aracı yüküne göre miktar ve hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı, işlenen suça nazaran aracın müsaderesinin 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince hakkaniyete aykırı olacağı, aracın gizli bölmesinin bulunmadığı ve iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğu cihetle, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan koşulların oluşmadığı anlaşılmakla, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Olay tutanağı, 21.11.2014 tarihli İnönü Üniversitesi Pal Müdürlüğü raporu, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin bozma ilamı, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
C. Hapis Cezasının Ertelenmesi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması koşulu ve (b) bendinde; suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işleyemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması hükmü getirilmiş olmakla; sanığın adlî sicil belgesine göre ertelemeye engel kaydın bulunmaması, sanık hakkında hükmedilen netice hapis cezasının süresinin 2 yıldan az olması ve mahkemece sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda kanaatinin oluştuğuna ilişkin gerekçesi karşısında sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının ertelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Re’sen İncelenen Diğer Hususlar Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle
uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Malatya 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2021 tarihli ve 2021/145 Esas, 2021/676 Karar sayılı Kararında katılan … İdaresi vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.