YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12269
KARAR NO : 2023/1567
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/22 E., 2022/374 K.
MALEN SORUMLU : …
SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Kamu davasının düşmesi, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Muradiye Asliye Ceza Mahkemesinin 25.04.2012 tarihli ve 2010/230 Esas, 2012/107 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun (5015 sayılı Kanun) ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci
maddesinin ikinci, altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 4 gün karşılığı 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ele geçen kaçak eşyanın ve suç işlenmesinde kullanılan nakil aracının müsaderesine, katılan Kurum lehine vekalet ücreti verilmesine karar verilmiştir.
2.Muradiye Asliye Ceza Mahkemesinin 25.04.2012 tarihli ve 2010/230 Esas, 2012/107 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 04.12.2019 tarihli ve 2015/27911 Esas, 2019/38184 Karar sayılı ilâmıyla; “Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 04.01.2010, iddianame düzenleme tarihinin 18.07.2010 olduğu,
UYAP’ta yapılan incelemede sanığa ait temyiz edilmeden kesinleşen Patnos Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/156 Esas,2011/102 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 27.03.2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 30.03.2010 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, kesinleşen dosyanın aslının ya da onaylı örneğinin dosya arasına alınması, eylemlerin TCK’nun 43. maddesi kapsamında kaldığının kabul edilmesi halinde kesinleşen karar yönünden mahsubun düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Muradiye Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2022 tarihli ve 2020/22 Esas, 2022/374 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine, kaçak eşyanın müsaderesine ve nakil aracının müsadere talebinin reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … vekilinin temyiz isteği, zamanaşımı süresinin hesaplanması yönünden eksik inceleme ile karar verildiğine ve re’sen dikkate alınacak sebeplerle kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 04.01.2010 tarihinde saat 17.00 sıralarında Muradiye Sulh Ceza Mahkemesinin 16.12.2009 tarihli ve 2009/359 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden
icra edilen yol kontrol devriyesinde … adına kayıtlı sanık …’ın sevk ve idaresinde bulunan … plakalı araç kontrol noktasında durdurulmuş yapılan aramada toplam 1050 lt ulusal marker seviyesi geçersiz akaryakıt ele geçirilmiştir.
2.Ulusal marker tespit tutanağına göre, suça konu akaryakıtın cinsinin motorin ve marker kontrol sonucunun geçersiz olduğu tespit edilmiştir.
3.Sanık kollukta ve talimat mahkemesinde alınan savunmasında şoförlük yaptığını, araçta bulunan kaçak akaryakıtı ucuz olduğu için kendisinin aldığını beyan etmiştir.
4.Malen sorumlu suça konu aracın kendisine ait olduğunu, araçta şoför olarak çalışan sanığın Yüksekova’ya yük bıraktıktan sonra Başkale’den mazot aldığını, sanığın aldığı mazottan bilgisinin olmadığını beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Muradiye Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2022 tarihli ve 2020/22 Esas, 2022/374 Karar sayılı kararında; sanığın üzerine atılı yargılamaya konu eylemin suç tarihi itibarıyla düzenlendiği 5015 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında atılı suç için 5237 sayılı Kanun’un dava zamanaşımını düzenleyen 66 ncı maddesinin (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre 8 yıllık olağan dava zamanaşımı ve 12 yıllık olağan üstü dava zamanaşımı süresinin geçerli olduğu, sanık hakkında 5015 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan yürütülen yargılama neticesinde, 25.04.2012 tarihinde mahkûmiyet hükmü kurulduğu, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımının son olarak sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün verildiği 25.04.2012 tarihinde kesildiği, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine göre sanığın mahkeme huzurunda alınan ilk savunmasının zamanaşımını keseceği, ek savunma veya bozma sonrası tekrar alınan savunmasının zamanaşımını kesmeyeceği, buna göre mahkûmiyet hükmünün kurulduğu tarihten itibaren zamanaşımını kesen başkaca bir sebebin gerçekleşmediği, mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 25.04.2012 tarihinden itibaren 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin 25.04.2020 tarihinde dolduğu, aynı zamanda suç tarihi olan 04.01.2010 tarihinden itibaren 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin de 04.01.2022 tarihinde dolduğunun anlaşılması nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan … vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Muradiye Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2022 tarihli ve 2020/22 Esas, 2022/374 Karar sayılı kararında katılan … vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan … vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.