YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12311
KARAR NO : 2023/1607
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/136 E., 2021/591 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi ve tasfiyesi, nakil aracının müsaderesi
TEMYİZ EDENLER : Katılan … İdaresi vekili, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gürpınar Cumhuriyet Başsavcılığının 24.12.2011 tarihli 2011/371 Soruşturma, 2011/329 Esas ve 2011/266 İddianame numaralı iddianamesiyle sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan kamu davası açılmıştır.
2.Gürpınar Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2014 tarihli ve 2011/326 Esas, 2014/244 Karar sayılı kararı 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezasından çevrilen 6.000,00 TL adlî para cezası ve 4.000,00TL gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyaların 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine, nakil aracının aynı maddenin birinci fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmiştir.
3.Gürpınar Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2014 tarihli ve 2011/326 Esas, 2014/244 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13.05.2020 tarihli ve 2016/13854 Esas, 2020/5125 Karar sayılı ilâmıyla;
“… Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,..” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu, Gürpınar Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2021 tarihli ve 2020/136 Esas, 2021/591 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve yirmiikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 8 ay hapis cezasından çevrilen 4.800,00 TL adlî para cezası ve 2.000,00TL gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince kaçak eşyaların müsaderesine ve tasfiyesine, nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.
5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.11.2022 tarihli ve 2022/86728 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … İdaresi vekilinin temyiz istemi, gümrüklenmiş değerin hafif olmadığına, indirim yapılmasının hatalı olduğuna ve sair sebeplere ilişkindir.
2.Sanığın temyiz istemi, hakkında verilen cezanın kaldırılması ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.30.05.2011 tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki,… plakalı kendi adına kayıtlı aracı ile seyir halinde iken Gürpınar İlçe Emniyet personeli tarafından şüphe üzerine durdurulmak istendiği, sanığın durmayarak kaçtığı ve sonra aracı terkederek uzaklaştığı, araç üzerinde usulüne uygun yapılan arama sonucunda, 4.360 kg gümrük kaçağı çayın ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık bozma öncesi ve sonrasında savunmalarında çayın kendine ait olmadığını beyan ederek, suçlamayı kabul etmemiştir.
3.Tanık beyanlarına göre nakil aracının sanık tarafından kullanıldığı tespit edilmiştir.
4.09.06.2011 tarihli ÇAYKUR analiz raporunda suça konu çayların “düşük kalitede Broken Orange Pekoe( BOP) tipi yabancı menşeli siyah çay” olduğu belirtilmiştir.
5.Kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin … varakasına göre 23.073,12 TL olduğu ve suç tarihinde hafif değerde olduğu anlaşılmıştır.
6.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek, gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 30.05.2011, iddianame düzenleme tarihinin 24.12.2011 olduğu,
UYAP sisteminden yapılan kontrolde Dairemizin 29.12.2020 tarihli ve 2018/9907 Esas, 2020/19925 Karar sayılı ilâmı ile bozulmasına karar verilen Gürpınar Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/100 Esas, 2015/257 Karar sayılı dosyasında suç tarihlerinin 21.04.2011 ve 04.05.2011, iddianame düzenleme tarihlerinin ise 13.06.2011 ve 18.07.2011 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanunun 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde dosyaların birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
V. KARAR
Gerekçe bölümününde açıklanan nedenlerle Gürpınar Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2021 tarihli ve 2020/136 Esas, 2021/591 Karar sayılı kararına yönelik katılan … İdaresi vekili ile sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, kısmen oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.
(K.D.)
KARŞI OY
Suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 6545 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen suçun, üst sınırının iki yıl olduğu gözetilerek; 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci bendine göre “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile “01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, 5271 sayılı Kanun da yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olmakla birlikte, iptal kararının sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, zira 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasında “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddeleri uyarınca dosyanın “basit yargılama usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması hususunun diğer hususlarla beraber gösterilmesi gerektiğinden sayın çoğunluğun kararma kısmen iştirak edilmemiştir. 22.02.2023