YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12333
KARAR NO : 2023/1283
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/434 E., 2022/278 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2014 tarihli ve 2014/258 Esas, 2014/763 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca netice 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 06.05.2020 tarihli ve 2019/16251 Esas, 2020/3582 Karar sayılı kararı ile Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2014 tarihli kararı, 5607 sayılı Kanun’da, 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler çerçevesinde yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedeniyle bozulmuştur.
4.Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2022 tarihli ve 2020/434 Esas, 2022/278 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca erteli 1 yıl 3 ay hapis cezası ve 3.740,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz İstemi,
Eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.
B. Katılanın Temyiz İstemi,
1.Üst sınırdan ceza verilmesi ve cezanın 3 yılın altında kalmaması gerektiğine,
2.Hapis cezasının ertelenmesinin hatalı olduğuna,
3.Re’sen gözetilecek sebeplere
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Alınan istihbarat üzerine Van Yurtiçi Kargo aktarma merkezinde, usulüne uygun olarak yapılan aramada, sanığın göndericisi olduğu iki adet koli içinde, gümrüklenmiş değeri 13.548,37 TL olan 27 paket 1 kg’lık nargile tütünü ele geçirilmiştir.
2.Sanık aşamalardaki savunmalarında kargoları kendisinin gönderdiğini kabul etmiştir.
3.Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2014 tarihli kararının Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesi tarafından bozulmasını müteakip yeniden yapılan yargılama kapsamında, sanığa talimat mahkemesinde etkin pişmanlık ve kamu zararını gidermesinin sonuçları bildirilerek ihtarda bulunulduğu, ancak sanığın ödeme imkanının olmadığını beyan ettiği görülmüştür.
4.Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sırasında sanığa etkin pişmanlık ihtarında bulunulmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Katılan Vekilinin Temyiz İstemlerinin Değerlendirilmesi
5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hapis cezasının ertelenmesine ilişkin şartların, dosya kapsamına göre oluştuğu anlaşıldığından, Mahkemece, sanığın eylemine uyan 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci maddelerindeki düzenlemeler çerçevesinde belirlediği ceza miktarında ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
B.Katılan Vekilinin Sair Hususlara Yönelik Temyiz İstemleri İle Sanık Müdafiinin Temyiz İstemlerinin Değerlendirilmesi
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin ve katılan vekilinin, aşağıda belirtilen husus dışındaki, diğer temyiz sebepleri yönünden kararda bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Tespit Edilen Diğer Hukuka Aykırılıklar
1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerinin bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve haklarında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi gerekmektedir.
Temyiz incelenmesine konu bu dosyada suç tarihi 31.05.2013 olup, iddianame 16.04.2014 tarihinde düzenlenmiştir.
Yapılan UYAP sorgulamasında, derdest olan Yüksekova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/779 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 18.09.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 03.02.2014 olduğu görülmüştür.
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden karar verilmesi,
2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde
kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği cihetle, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (C) başlıklı maddede açıklanan nedenlerle Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2022 tarihli ve 2020/434 Esas, 2022/278 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.