Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/12356 E. 2023/1343 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12356
KARAR NO : 2023/1343
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/498 E., 2022/259 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2015 tarihli ve 2015/270 Esas, 2015/543 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay erteli hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin

birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak eşyanın 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.

2.Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2015 tarihli ve 2015/270 Esas, 2015/543 Karar sayılı kararının katılan … İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 08.02.2021 tarihli ve 2018/4345 Esas, 2021/1765 Karar sayılı ilâmıyla; “Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasa’nın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasa’nın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasa’nın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasa’nın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
1.Dosya içerisinde yer alan 08.12.2014 tarihli İnönü Pal Analiz Raporuna göre ”numunenin petrol türevi organik sıvı ve bitkisel yağ karışımı olduğunun’’ tespit edildiği anlaşılmakla; sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89.maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/12.madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53.maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sanık hakkında verilen ve ertelenen hapis cezasının kanuni sonucu olarak TCK’nun 53/1-c bendinde yer alan hak yoksunluklarının kendi altsoyu bakımından uygulanmasına yer olmadığına, kendi altsoyu dışında kalan kişiler bakımından ise bu hak ve yetkilerden hükmolunan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanunun 13/1. maddesi delaletiyle TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2021/498 Esas, 2022/259 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onikinci fıkrası, 7242 sayılı Kanun ile aynı maddeye eklenen yirmiikinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesi uyarınca 6 ay 20 gün hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak akaryakıtın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.11.2022 tarihli ve 2022/95406 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz nedeni; hükme itiraz ettiğine, üst mercii tarafından kararın yeniden incelenmesi talebine

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1…. Kardeşler Tamir Atölyesi adlı iş yerinde madeni yağ satışı adı altında markersiz akaryakıt satışı yapıldığı bilgileri üzerine, söz konusu iş yeri için mahkeme tarafından verilen arama kararına istinaden, 15.11.2014 tarihinde görevlilerce usulüne uygun olarak yapılan aramada, tanklarda ve bidonlarda toplamda 4000 lt menşei belirsiz akaryakıt ele geçirilmiştir.

2.Suça konu eşyaya ilişkin ulusal marker tespit tutanağı ve 08.12.2014 tarihli İnönü-Pal raporu dava dosyasında mevcuttur. Söz konusu eşyanın bitkisel yağ ve organik sıvı karışımı olduğu, ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu, EPDK teknik düzenlemelerine aykırı olduğu raporlanmıştır.

3.Sanık bozma ilamı öncesi alınan savunmalarında yakalanan akaryakıtı arazilerinde ve aracında kullanmak amacıyla aldığını, kaçak akaryakıt ticareti yapmadığını beyan etmiş, bozma ilamı sonrasında alınan savunmasında ise tarım işinde çalıştığını gümrüklenmiş değerin iki katını ödeyecek maddi durumunun olmadığını beyan etmiştir.

4.Sanığa soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı anlaşılmıştır. Bozma ilamı sonrası yargılamada ise kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamında ödeme yapması halinde cezada 1/3 indirim oranı bildirilerek ihtarat yapılmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hüküm,
1.5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmalık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken, yazılı şekilde 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması ve hakkında ödemediğinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,

2.Suç tarihi itibariyle suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değeri hafif değerde olduğu halde, mahkemece suça konu eşya değeri pek hafif kabul edilerek sanığın cezasında fazla indirim yapılması,

3.Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi birinci fıkrası kapsamında yer alan hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin
gözetilmemesi,

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2021/498 Esas, 2022/259 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.02.2023 tarihinde karar verildi.