Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/12394 E. 2023/1859 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12394
KARAR NO : 2023/1859
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/384 E., 2022/285 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Düşme, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2014 tarihli ve 2013/1065 Esas, 2014/303 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve 52 nci maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis ve 3.320,00 TL adlî para

cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyanın ve suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine karar verilmiştir.

2.Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2014 tarihli ve 2013/1065 Esas, 2014/303 Karar sayılı kararının, katılan … İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 11.06.2020 tarihli ve 2016/7128 Esas, 2020/9060 Karar sayılı ilâmıyla;
“…Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,… ” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada; Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2020/384 Esas, 2022/285 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca kamu davasının düşürülmesine, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.11.2022 tarihli ve 7-2022/82695 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebepleri;
1.Zamanaşımının henüz dolmadığı gerekçesi ile hükmün usul ve Kanun’a aykırı olduğuna,

2.Suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının müsaderesi gerektiği belirtilerek bu konuda Mahkemece hüküm tesis edilmemiş olduğuna,

3. Re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Açık alanda, terk edilmiş vaziyette bulunan, sanık adına kayıtlı kamyonun kontrol edilmesi üzerine brandasının altında kaçak olabileceğinden şüphelenilen eşya bulunması nedeniyle savcılık makamından gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan arama kararı ile araçta yapılan aramada, 23.000 paket boş makaron ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık dosya kapsamında aşamalarda alınan savunmalarında, aracının olaydan önce çalınmış olduğunu, ele geçen eşya ile bir ilgisinin bulunmadığını belirtmiştir.

3.Dosya kapsamında yapılan incelemede, sanığın çalındığını iddia ettiği aracı hakkında yetkili makamlara herhangi bir başvuruda bulunmadığı, yine olaydan bir gün öncesini ve olay tarihini kapsar şekilde kullandığı cep telefonunun Nizip’teki baz istasyonlarından sinyal aldığı belirlenmiştir.

4.Dosyada mevcut 15.01.2014 tarihli bilirkişi raporunda, “ele geçen eşyanın boş sigara makaronları olduğu, yabancı menşeili, yurda ithali yapılan, Gümrük işlemleri yapılmadığı takdirde kaçak olarak yurda girdiği anlaşılan eşya” olduğu bildirilmiştir.

5.Dosyada mevcut kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında, eşyanın gümrüklenmiş değerinin 81.420,00 TL olduğu belirlenmiş, bu değerin suç tarihi itibarıyla Dairemiz kabulüne göre normal değerde olduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1.Bahse konu eşyanın, dosyada mevcut bilirkişi raporu ile yabancı menşeili olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası kapsamında olacağı, bu madde kapsamında belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı, aynı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde hüküm altına alınan “Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi,…Halinde, dava zamanaşımı kesilir.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, sanık hakkında 07.03.2014 tarihinde mahkûmiyet kararı verildiği ve bu tarihten sonra zamanaşımını kesen başkaca bir nedenin bulunmadığı belirlenmiştir.

3.Her ne kadar Tebliğnamede, sanığa atılı suçun cezasının üst sınırının 6 yıl olduğu, bu nedenle asli dava zamanaşımının 15 yıl olacağı ve bu sürenin geçmediği, sanık hakkında verilen zamanaşımından düşme kararının bozulması gerektiği belirtilmiş ise de yukarıda (1) numaralı bentte açıklandığı üzere sanığın eylemine ilişkin olarak ilgili Kanun’da öngörülen cezanın altı aydan iki yıla kadar hapis cezası olduğu gözetildiğinde Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiş, aynı gerekçe ile katılan … İdaresi vekilinin zamanaşımının dolmadığına ilişkin temyiz isteği de yerinde görülmemiştir.

4.Suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracı hakkında mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.

5.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2020/384 Esas, 2022/285 Karar sayılı kararında katılan … İdaresi vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden

katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.03.2023 tarihinde karar verildi.