YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12457
KARAR NO : 2023/1182
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/12 E., 2021/592 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Beraat, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 nci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2014 tarihli 2014/27 Esas, 2014/1011 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, eşya müsaderesine karar verilmiştir.
2.Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2014 tarihli 2014/27 Esas, 2014/1011 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 01.12.2020 tarihli, 2019/15589 Esas ve 2020/17416 Karar sayılı ilâmıyla;
“Sanığın kollukta alınan ifadesinde ve mahkemedeki savunmasında suça konu sigaraları içmek amacıyla bulundurduğunu, ticari amacının olmadığını beyan etmesi, ele geçen eşyanın da miktar itibariyle kişisel kullanım kapsamında kalması karşısında tüm dosya kapsamından sanığın gümrük kaçağı sigaraları ticari maksatla bulundurduğuna ilişkin mahkumiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklinde düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, ” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2021 tarihli 2021/12 Esas, 2021/592 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, eşya müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanığın üzerine atılı suçu kasten işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, sanığın cezalandırılmasına yeter, kesin, somut ve inandırıcı delil olduğundan ve yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği açık olduğundan, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme neticesi verilen yerel mahkeme kararının bozularak sanığın cezalandırılmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.30.10.2013 tarihinde ihbar üzerine yolcu otobüsünden inen sanığın elindeki valizden 10 karton ve poşetinden de 10 karton olmak üzere toplam 20 karton kaçak ve bandrolsüz sigara ele geçirilmiştir.
2.Sanık tüm aşamalardaki savunmasında atılı kaçakçılık suçunu inkar etmiş, ticari amacının bulunmadığını, kullanmak için aldığını beyan etmiştir.
3.23.07.2014 tarihli bilirkişi raporu ile ele geçen sigaraların kaçak ve bandrolsüz olduğu tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın eylemine uyan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasında hüküm altına alınan suç için öngörülen cezanın üst haddi dikkate alındığında 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince zamanaşımı sürelerinin 15 yıl – 22 yıl 6 ay olduğu ve temyiz inceleme tarihi itibarıyla bu sürelerin dolmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, sanığın tüm aşamalarda suça konu sigaraları içmek için aldığını, ticari amacının bulunmadığını beyan etmesi, suça konu sigaların sanığın savunmasının aksine ticari amaçla bulundurulduğuna dair dosyaya yansıyan bir delil bulunmaması ve şahsi tüketim miktarı içerisinde kalması karşısında sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak somut delil elde edilememesi karşısında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
3.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümününde yer alan 2 nci ve 3 üncü paragraflarda açıklanan nedenlerle Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2021 tarihli 2021/12 Esas, 2021/592 Karar sayılı kararında katılan … İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.