YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12482
KARAR NO : 2023/1447
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/338 E., 2021/2355 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, Anayasa’nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 232 nci maddesinin altıncı fıkraları uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak mercii ve başvuru yönteminin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, temyize konu hükümde ise temyiz süresinin onbeş gün olarak gösterilmiş olması sebebiyle sanığın yasa yolunda yanıltıldığı anlaşıldığından, 15.12.2021 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.01.2015 tarihli ve 2014/344 Esas, 2015/55 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak eşyaların 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince müsaderesine, karar verilmiştir.
2.Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.01.2015 tarihli ve 2014/344 Esas, 2015/55 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 16.12.2020 tarihli ve 2019/20207 Esas, 2020/19835 Karar sayılı ilâmıyla;
”Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi kararın niteliği ve suç tarihi ile her ne kadar katılan vekili nakil aracının müsaderesine yönelik temyiz talebinde bulunmuş ise de, bu konuda açılmış bir kamu davası ve Mahkemece verilmiş bir karar bulunmadığı anlaşılmakla sanığın temyiz istemine hasren dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesine eklenen ”Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulanmasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu…” nedenleriyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma uyarınca yapılan yargılama sonrasında Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2021 tarihli ve 2021/338 Esas, 2021/2355 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci, onuncu ve yirmikinci fıkraları ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak eşyaların 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine, karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.11.2022 tarihli ve 2022/57614 sayılı ”…Sanığın suç kastına, verilen sonuç cezaya ilişkin ve sair temyiz itirazlarının, katılan vekilinin verilen sonuç cezaya, araç müsaderesine ilişkin ve sair temyiz itirazlarının; arama olay tespit yakalama ve telefon talimat tutanağı, … varakası ve sanığın savunması karşısında, temyiz taleplerinin REDDİNE,
Ancak,
1-)5607 sayılı Yasa’nın 5/2. maddesi (Değişik:14/4/2020-7242/62 md.) ile kovuşturma aşmasından da etkin pişmanlık hükmün uygulanmasının olanaklı hale geldiği, soruşturma aşamasında eşyanın
gümrüklenmiş değerinin iki katının usulüne uygun ihtar edilerek ödenmesi halinde cezadan 1/2 oranında, kovuşturma aşamasında ödenmesi durumunda ise 1/3 oranında indirim yapılacağı gözetilerek; sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda usulüne uygun ihtarda bulunulmadığından; kovuşturma aşamasında sanığa etkin pişmanlık için ödeyeceği bedelin ve cezasından 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmesine karşın, bozma kararından sonra sanığa ödemesi gereken miktarın ve cezasından yapılacak indirim oranının açıkça belirtilmemesi ile hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi,
2-)5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollaması ile TCK’nın 54/4. maddesi gereğince dava konusu sigaraların müsaderesine karar verilmesi yerine 5607 sayılı Yasa’nın 13. maddesi yollaması ile müsadereye karar verilerek CMK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Yasaya aykırı bulunduğundan, hükmün 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi gereğince BOZULMASI…” görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanığın Temyiz Sebepleri;
1.Yetersiz gerekçe ile karar verildiğine,
2.Hakkında lehe olan hükümlerin uygulanmadığına,
3.En başından beri samimi duruş sergilemesine karşın, en ağır hali ile hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine,
4.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
5.Kaçak eşyanın bilmeden satın alınmasının ve şahsi tüketim amacı ile bulundurulmasının suç olmadığına,
6.Üzerine atılı suç ile hükmolunan ceza arasında orantı ve ölçü ilkesinin ihlal edildiğine,
7.Yasal gerekçe gösterilmeden alt sınırdan uzaklaşılarak hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine,
8.Şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca, şüphenin, sanık yararına değerlendirilmesi gerektiğine,
9.Re’sen tespit edilecek hususlara, ilişkindir.
B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1.Dosya içeriği uyarınca sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiğine,
2.Sanık hakkında hükmolunan cezanın 5607 sayılı Kanunu’nun 3 üncü maddesinin yirmikinci fıkrası uyarınca bir kat arttırılması gerektiğine,
3.Kaçak eşyanın değerinin pek hafif olarak kabul edilmesinin ve buna göre cezada indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğuna,
4.Yasal şartların oluşması nedeni ile kaçak eşyanın naklinde kullanılan aracın müsadere edilmesi gerektiğine, bunun mümkün olmaması durumunda kasko bedeli kadar değerin müsadere edilmesine,
5.Re’sen tespit edilecek hususlara, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığa ait olup sevk ve idaresinde olan araç ile Irak Ülkesi’ nden Ülkemize giriş yaptığı esnada Habur Gümrük sahasında yapılan denetimlerde, aracın muhtelif yerlerine gizlenmiş vaziyette 801 paket gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında, sigaraları kendisi ve çocukları için içmek amacı ile satın aldığını, ticari bir amacının bulunmadığını beyan ettiği görülmüştür.
3.Sanığın sevk ve idaresinde bulunan nakil aracının müsaderesi konusunda iddianamede herhangi bir talep bulunmadığı gibi, yerel mahkemece de mahkûmiyet hükmü ile birlikte bu hususta karar verilmediği anlaşılmıştır.
4.Sanığa, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmadığı anlaşılmış, bozma sonrasında ise suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirimin oranın belirtilmediği belirlenmiştir.
5.Suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi delaleti ile 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
A.Nakil Aracının Müsadere Edilmesi Gerektiğine Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden;
İddianamede, nakil aracının müsaderesi konusunda herhangi bir talep bulunmadığı gibi, yerel mahkemece de mahkûmiyet hükmü ile birlikte bu hususta verilmiş bir karar da bulunmadığından, nakil aracının müsaderesine yönelik katılan vekilinin temyiz talebi inceleme dışında bırakılmıştır.
B.Tebliğnamede Yer Alan 1 Numaralı Görüş Yönünden;
Her ne kadar Tebliğname’de mahkemece yapılan ihtaratta, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranı gösterilmediğinden sanığın yanıltıldığı belirtilerek hükmün bozulması talep edilmiş ise de; bozma uyarınca yapılan yargılamada, kovuşturma aşamasında etkin pişmanlığa ilişkin olarak yapılan bildirimde indirim oranın belirtilmemiş olmasının yanıltma olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmakla, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
C.Mahkûmiyet Kararına Yönelik Temyiz Talepleri Yönünden;
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin
sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’ un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun’ un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi delaleti ile 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesinin isabetli bulunmaması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan (2) numaralı nedenle Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2021 tarihli ve 2021/338 Esas, 2021/2355 Karar sayılı kararına yönelik sanık ile katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında müsadereye ilişkin paragrafta yer alan ”…13. maddesi… ” ibaresi çıkartılarak yerine ”… 13 üncü maddesinin birinci fıkrası…” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.