Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/12634 E. 2023/1383 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12634
KARAR NO : 2023/1383
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/823 E., 2022/77 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) 2. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 29.12.2010 tarihli ve 2010/1772 Esas, 2010/1101 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca on ay yirmi beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.(Kapatılan) 2. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 29.12.2010 tarihli ve 2010/1772 Esas, 2010/1101 Karar sayılı kararının sanık ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 4. Dairesinin 06.02.2013 tarihli ve 2013/390 Esas, 2013/379 Karar sayılı ilâmıyla ile Anayasa Mahkemesinin, 17.01.2013 tarihli ve 2012/80 Esas ve 2013/16 Karar sayılı ilâmıyla, 1632 sayılı Kanun’un 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin birinci ve ikinci cümleleri ile Ek 8 inci
maddesinin ikinci fıkrasının “Sırf askerî suçlar ile bu Kanunun Üçüncü Babının Dördüncü
Faslında yazılı suçlar hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” bölümünün
“…kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” ibaresinin ve 1632 sayılı Kanun’un Ek 10 uncu
maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması
karşısında, uygulamaya yönelik bu konularda, yeniden değerlendirme ve tartışma yapılması gerekliliği nedeniyle mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma üzerine (Kapatılan) 2. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 26.03.2014 tarihli ve 2013/1603 Esas, 2014/178 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca on ay yirmi beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karara yasal süresi içerisinde sanık müdafii tarafından itiraz edilmesi üzerine 5. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 22.12.2015 tarihli ve 2015/A-12, 2015/1370 Müt. sayılı Duruşmasız İşlere Ait Kararı ile sanığın yargılama aşamasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına rızası bulunup bulunmadığına ilişkin beyanlarının tespit edilmediği, bu durumun 5271 sayılı CMK’nın 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendine aykırı olduğu gerekçesi ile itirazın kabulüne karar verilmiştir.

4.İtirazın kabulü üzerine devam olunan yargılamada sanığın beyanları tespit edilerek (Kapatılan) 2. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 29.12.2016 tarihli ve 2016/142 Esas, 2016/1721 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karara yasal süresi içerisinde sanık müdafii tarafından itiraz edilmesi üzerine 5. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 23.03.2017 tarihli ve 2017/A-12 Ev., 2015/347 Müt. E.K. sayılı Duruşmasız İşlere Ait Kararı ile reddine karar verilmek suretiyle kesinleşmiştir.

5.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 23.03.2017 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 01.06.2021 tarihinde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediğinin Uşak 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2021 tarihli ve 2021/549 Esas, 2021/505 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine Gelibolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.02.2022 tarihli ve 2021/823 Esas, 2022/77 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Kapatılan) 2. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 29.12.2016 tarihli ve 2016/142 Esas, 2016/1721 Karar sayılı hükmünün açıklanmasına, sanığın firar suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve

üçüncü fıkraları uyarınca on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde askerlik hizmetini sürdüren sanığın; 12.03.2008 tarihinde amirlerinden izin almaksızın birliğinden ayrıldığı ve 23.09.2010 tarihinde kendi iradesi ile birliğine teslim olduğu maddi vakıa olarak belirlenmiştir.

2.Sanığın 08.12.2010 tarihinde alınan savunmasında özetle; beraber yaşadığı bayandan olan oğlunun sıkıntıda olması sebebiyle 12.03.2008 tarihinde akşam saatlerinde hiç kimseden izin almadan sivil kıyafetlerini giyerek nizamiyeden çıktığını ve oğlunun yaşadığı yer olan İstanbul iline gittiğini, çalışıp oğlunu okula kaydettirdiğini, işlerini yoluna sokarak kalan askerlik süresini tamamlamak için birliğine döndüğünü, hiçbir psikolojik ve fiziksel rahatsızlığının bulunmadığını ve madde kullanımının olmadığını beyan etmiştir.

3.Sanığın ihbar sonrası alınan savunmasında özetle; daha önceki savunmalarını tekrar ettiğini, denetim süresinin dolduğunu, ihbarın süresinde yapılmadığını, öncelikle beraatini, olmadığı takdirde hakkında verilecek olan hükmün geri bırakılmasını istediğini beyan etmiştir.

4.Dosya kapsamında bulunan sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı, sevk belgesi, firar ettiğine ve birliğine döndüğüne dair tutanak, vak’a kanaat raporu, denetim süresi içerisinde suç işlediğine dair ihbar yazısı ile mevcut bilgi ve belgeler okunup, incelenerek değerlendirilmiştir.

IV. GEREKÇE
1.(Kapatılan) 2. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince; sanığın ruhsal durumu bilirkişi dinlenilmesi suretiyle araştırılıp, suç tarihlerinde ve hâlen askerliğe elverişliliğini etkileyecek ruhsal rahatsızlığının bulunmadığı, cezai ehliyetinin tam olduğu ve adli gözlem altına alınmasına gerek olmadığı şeklinde tıbbi kanaati içeren bilirkişi mütalaasına dosyasında yer verilmiştir.

2.1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı firar suçu, asker kişinin, kıtasından veya görevi icabı hazır bulunmak zorunda olduğu yerden bilerek ve isteyerek izinsiz olarak altı günden fazla bir süreyle uzaklaşmasıyla oluşan, özel kastın (saikin) aranmadığı, genel kastla işlenen bir suç olduğu ve unsurları arasında mazeret hâline yer verilmediği, buna göre “Olay ve Olgular” başlığı altında ayrıntılarına yer verilen delillere ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın 12.03.2008-23.09.2010 tarihleri arasında kendiliğinden gelmekle son bulan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına giren “firar” suçunu işlediği, savunmasında da suçunu ikrar ettiği belirlenmekle, Mahkemece, sanık hakkında, firara konu eylemin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

4.Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası yerine yalnızca 62 nci maddesinin yazılması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (4) numaraları paragrafında açıklanan nedenle Gelibolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.02.2022 tarihli ve 2021/823 Esas, 2022/77 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan takdiri indirim uygulanmasına ilişkin paragrafa; “TCK’nın 62” ifadesinin çıkartılarak yerine “5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası” ifadesinin eklenerek diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.02.2023 tarihinde karar verildi.