Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/12682 E. 2023/1396 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12682
KARAR NO : 2023/1396
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

MAHKEMESİ : İzmir 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/106 E., 2014/317 K.
ŞİKAYETÇİ : …
SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye muhalefet
HÜKÜMLER : Beraat, müsadere
TEMYİZ EDENLER : Şikayetçi vekili, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Şikayetçi…vekilinin temyiz isteği yönünden; marka hakkı sahibi…firmasının yetkilileri tarafından … irtibat bürosu yetkilisi …’e verilen asıl vekaletnamenin içeriğinde “Bir gümrük davasını ya da diğer davaları takip etme anlaşması vaka bazında mektup, telefaks veya e-posta iletişimi ile yapılacaktır.” şeklinde kısıtlama bulunduğu, Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 02.02.2021 tarihli ve 2016/8387 Esas, 2021/846 Karar sayılı ilâmıyla temyize konu dava dosyasında şikayet hakkının kullanılması amacıyla marka hakkı sahibi firmanın yetkilileri tarafından verilmiş izni içeren belge örneklerinin sunulması için dosyanın tevdii edildiği, tevdii kararına rağmen adı geçen firma adına şikayet hakkının kullanımına dair izni içeren herhangi bir belge sunulmadığı belirlenmiştir.

Katılan … vekilinin temyiz isteği yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin

hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz
isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 18.09.2014 tarihli ve 2014/106 Esas, 2014/317 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … vekilinin temyiz isteği, katılana ait marka kullanılarak taklit etme eyleminin gerçekleştiğine, sanıkların suça konu ürünleri ticari amaçla bulundurduğuna, beraat kararının Kanun’a aykırı olduğuna ve re’sen tespit edilecek nedenlere ilişkindir.

III. GEREKÇE
A.Müşteki…Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Marka hakkı sahibi…firmasının yetkilileri tarafından … irtibat bürosu yetkilisi …’e verilen asıl vekaletnamenin içeriğinde “Bir gümrük davasını ya da diğer davaları takip etme anlaşması vaka bazında mektup, telefaks veya e-posta iletişimi ile yapılacaktır.” şeklinde kısıtlamanın bulunduğu, Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 02.02.2021 tarihli ve 2016/8387 Esas, 2021/846 Karar sayılı ilâmıyla temyize konu dava dosyasında şikayet hakkının kullanılması amacıyla marka hakkı sahibini firmanın yetkileri tarafından verilmiş izni içeren belge örneklerinin sunulması için dosyanın tevdii edildiği, tevdii kararına rağmen adı geçen firma adına şikayet hakkının kullanımına dair izni içeren herhangi bir belge sunulmadığı ve şikayetçi firmanın sanıklar hakkında hukuken geçerli bir şikâyetinin bulunmadığı gözetilerek; davaya katılma ve sanıklar hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılan şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B.Katılan … Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 25.06.2014 tarihli savunma alma işlemi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu, 14.02.2014 ve 17.03.2014 tarihli tarihli bilirkişi raporları ile orijinal olmadığı ve taklit olduğu tespit edilen suça konu ürünlerin müsaderesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

IV. KARAR
A.Müşteki…Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Marka hakkı sahibi Asıcs Corporation firmasının sanıklar hakkında hukuken geçerli bir şikâyetinin

bulunmadığı gözetilerek; davaya katılma ve sanıklar hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılan şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği,

Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Katılan … Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 18.09.2014 tarihli ve 2014/106 Esas, 2014/317 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu taklit ürünlerin 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.02.2023 tarihinde karar verildi.