Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/12836 E. 2023/1448 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12836
KARAR NO : 2023/1448
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/1187 E., 2021/699 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığın yokluğunda yapılan tebliğ işlemlerinde, sanığın geçici olarak adreste bulunmama nedeni gösterilmemesi nedeni ile işlemlerin usulsüz olduğu anlaşılmakla, öğrenme üzerine verilen temyiz dilekçesi ile yapılan temyiz başvurusunun yasal süre içerisinde olduğunun kabul edilmesi gerektiğinden, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.09.2014 tarihli ve 2014/141 Esas, 2014/333 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun

(5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak eşyaların 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine, karar verilmiştir.

2.İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.09.2014 tarihli ve 2014/141 Esas, 2014/333 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 11.11.2020 tarihli ve 2019/18644 Esas, 2020/14540 Karar sayılı ilâmıyla;
“…1-Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesine eklenen ” Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’ un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’ un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulanmasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’ nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2.05.05.2014 tarihli dilekçe ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ( Ticaret Bakanlığı) adına katılma talebinde bulunulmasına karşın, 23.09.2014 tarihli celsede suçtan zarar gören Bakanlık yerine Hazine’ nin katılmasına karar verilmesi…” nedenleriyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma uyarınca yapılan yargılama sonrasında İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2021 tarihli ve 2020/1187 Esas, 2021/699 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaleti ile beşinci, onuncu ve yirmikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’ un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 40,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine, 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak eşyaların 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine, karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.11.2022 tarihli ve 2022/97689 sayılı ”…Sanık Mehmet Sarıca’nın temyiz talepleri yönünden yapılan incelemede;
Sanık, C.M.U..K. nun 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra hükmü temyiz ettiğinden, aynı Kanunun 317. maddesi uyarınca, temyiz isteminin REDDİNE karar verilmesi…” görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri;
1.Kararın hukuka aykırı olduğuna,

2.Batman ilinde seyyar satıcılardan almış olduğu sigaraları satmak için aldığına, ancak kaçak olduklarını bilmediğine, bilmiş olsa kesinlikle almayacağına,

3.Hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi kanaatte olunması durumunda hakkında lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,

4.Re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde, sanığın otogarda elinde çuval ve valiz ile yürürken görülmesi üzerine, İstanbul
(Kapatılan) 24. Sulh Ceza Mahkemesinin 19.12.2013 tarihli ve 2013/669 Değişik İş sayılı önleme araması kararı uyarınca yapılan aramada 233 karton gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık, aşamalarda alınan savunmalarında, sigaraları Batman İlinde seyyar satıcılardan satmak amacı ile satın aldığını, kaçak olduklarını bilmediğini, bilmiş olsa kesinlikle almayacağını beyan etmiştir.

3.Sanığa, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmadığı anlaşılmış, bozma sonrasında ise suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirimin “yarı oranında” olacağının bildirilmesi gerekirken,1/3 oranında indirim yapılacağının belirtildiği görülmüştür.

4.Sanık hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 Kanun’un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile anılan maddenin beşinci, onucu ve yirmiikinci fıkraları uyarınca mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

5.Bozma ilâmında 05.05.2014 tarihli dilekçe ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ( Ticaret Bakanlığı) adına katılma talebinde bulunulmasına karşın, 23.09.2014 tarihli celsede suçtan zarar gören Bakanlık yerine Hazine’nin katılmasına karar verildiğinin belirtilmesine karşın, bozma sonrasında yine Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın (Ticaret Bakanlığı) katılmasına karar verilmeden kovuşturmaya son verildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A.Tebliğnamede Yer Alan Görüş Yününden;
Her ne kadar Tebliğname’de Mehmet Sarıca isimli şahsın temyiz talepleri bakımından inceleme yapıldığı belirtilerek, sanığın, bir haftalık süre geçtikten sonra hükmü temyiz ettiği gerekçesi ile temyiz isteminin reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de; Tebliğname’nin başlık kısmında yer alan bilgilerin dosya içeriği ile uyumlu olduğu anlaşıldığından, anlatım kısmında yer alan sanık Mehmet Sarıca ibaresinin maddi hata olduğu kabul edilmekle birlikte, sanığın yokluğunda yapılan tebliğ işlemlerinde, sanığın geçici olarak adreste bulunmama nedeni gösterilmemesi nedeni ile işlemlerin usulsüz olduğu anlaşılmakla, öğrenme üzerine verilen temyiz dilekçesi ile yapılan temyiz başvurusunun yasal süre içerisinde olduğunun kabul edilmesi gerektiğinden, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

B. Re’sen Tespit Edilen Hukuka Aykırılıklar Yönünden
Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının, Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün

faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında, soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır, düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, mahkemece suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirimin “yarı oranında” olacağının bildirilmesi gerekirken, indirim
oranının 1/3 olarak gösterilmesi sureti ile sanığın yanıltılması,

Kabule göre ise;
1.Sanık hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 Kanun’un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile anılan maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi,

2.05.05.2014 tarihli dilekçe ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı (Ticaret Bakanlığı) adına katılma talebinde bulunulmasına karşın, katılma talebi karara bağlanmadan kovuşturmaya son verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2021 tarihli ve 2020/1187 Esas, 2021/699 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.02.2023 tarihinde karar verildi.