Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/12968 E. 2023/1162 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12968
KARAR NO : 2023/1162
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/704 E., 2022/312 K.
ŞİKÂYETÇİ : …
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2014 tarihli, 2013/854 Esas, 2014/163 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezasına, hak yoksunluklarına ve eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

2. Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2014 tarihli, 2013/854 Esas, 2014/163 Karar sayılı kararının sanık … katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 17.03.2021 tarihli ve 2019/6010 Esas, 2021/3213 Karar sayılı ilâmıyla;
“…Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasa’nın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Yasa’nın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasa’nın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasa’nın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2022 tarihli, 2021/704 Esas, 2022/312 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un onsekizinci fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 51 nci maddesi, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği 1 yıl 3 ay hapis ve 40,00 TL adlî para cezasına, hapis cezasının ertelenmesine ve eşya müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; hakkında verilen mahkumiyet kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, suç konusu sigaraların bulundurulması veya satılmasının yasak olduğunun kendisi tarafından bilinmediğine ve sair sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığa ait iş yerinde kaçak sigara satıldığı ihbarı üzerine bahse konu yere gidildiğinde iş yerinin giriş kısmında ağzı açık koliler içinde bandrolsüz sigaralar görülmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısından usulüne uygun biçimde alınan arama emrine istinaden yapılan arama sonucu 500 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık savunmasında, suç konusu sigaraları satacağını, fakat satmanın suç olduğunu bilmediğini beyan etmek suretiyle üzerine atılı suçu tevilli olarak ikrar ettiği belirlenmiştir.

3.Bilirkişinin 30.10.2013 tarihli raporunda suça konu sigaraların bandrolsüz ve kaçak olduğu bildirilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 500 karton kaçak sigaranın ele geçirilmiş olması, sanığın aşamalarda ele geçen kaçak sigaraları satmak amacıyla bulundurduğunu beyan etmesi, 5237 sayılı Kanun’un “Kanunun bağlayıcılığı” kenar başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz.” şeklindeki düzenleme gereği eylemin suç olduğunun bilinmediğine dair savunmaya itibar edilmesinin mümkün olmaması karşısında sanığın eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

3. Sanık hakkında kurulan hüküm; suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları ile 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının ilgili tüm hükümlerinin olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle, lehe kanunun denetime imkân sağlayacak şekilde belirlenerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, suç tarihinde yürürlükte olan ve sonradan yürürlüğe giren kanun maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanmadan lehe kanun belirlenmek suretiyle 6545 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları gereği sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi,

4. Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmalık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Yasanın 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, dosyanın bozulması üzerine, mahkemece sanığa yapılan etkin pişmanlık ihtarında suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken, sanığa 1/3 oranında indirim yapılacağı bildirilmek suretiyle sanığın yanıltılması ve bu itibarla ödeme yapmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması,

5. Yargılama kapsamında gözaltında kalmayan ve tutuklanmayan sanığın hürriyeti sınırlama sonucu doğuran bütün halleri nedeniyle geçirmiş sürelerin 5237 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi gereği cezasından mahsubuna karar verilmesi nedenleriyle hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2022 tarihli, 2021/704 Esas, 2022/312 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.02.2023 tarihinde karar verildi.