Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/13127 E. 2023/1616 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13127
KARAR NO : 2023/1616
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/515 E., 2022/320 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Kurum vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Mardin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2015 tarihli 2015/21 Esas, 2015/108 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, kaçakçılık suçundan 5607 sayılı
Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, aynı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 54 üncü maddesi uyarınca hapisten çevrili 6.000,00 TL adlî para cezası ve gün karşılığı 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, eşya müsaderesine karar verilmiştir.

2.Mardin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2015 tarihli 2015/21 Esas, 2015/108 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 06.04.2021 tarih ve 2018/15951 Esas ve 2021/5373 Karar sayılı ilâmıyla; “Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Mardin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2022 tarihli 2021/515 Esas, 2022/320 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca erteli 10 ay hapis cezası ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1.Sanığın zorunluluk altında kalarak işlediği bir suçtan dolayı mahkûmiyet cezası verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve sanığa ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmemesine,

2. Re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine,
İlişkindir.

B.Katılan … İdaresi Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1.Sanığa verilen cezada alt sınırdan hüküm kurulması, uğranılan kamu zararının fahiş olması karşısında verilen cezanın orantılılık ilkesine aykırılık teşkil etmesi,

2.Hapis cezasının ertelenmesi, araç için hüküm kurulmaması, vekalet ücretinin katılan kuruma verilmesine hükmedilmesi gerekirken hazineye irat kaydına karar verilmesi,

3.Re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen sanığın kardeşi Aydın …’a ait araçta yapılan aramada; sanık …’a ait 37 adet faturasız ve kaçak cep telefonu ele geçirilmiştir.

2.Sanık tüm aşamalarda cep telefonlarını satmak için aldığını söyleyerek suçlamayı ikrar etmiştir.

3.Dosyada bulunan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu raporuna göre; 1 tanesinin klonlu diğerlerinin ise kayıt dışı veya kayıt bulunamadığı bildirilmiştir.

4.Dosyada mevcut … varakasındaki 40.122,95 TL gümrüklenmiş değerin normal kabul edildiği, Mahkemenin kabulünün Dairemiz yerleşik uygulamasına uygun olduğu görülmüştür.

5.Sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratında bulunulmadığı dosya kapsamından anlaşılmıştır. Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 06.04.2021 tarih ve 2018/15951 Esas ve 2021/5373 Karar sayılı ilâmından sonra sanığa dosyada mevcut … varakasındaki gümrüklenmiş değerin iki katının soruştuma aşamasında ihtar yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 indirim oranında, ihtar yapılmış ise 1/3 indirim oranı ile ihtar edildiği, sanığın ise ödeme gücü olmadığını beyan ettiği görülmüştür.

6.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay ilamının gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.

IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, olay tutanağı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ele geçen cep telefonu miktarı, sanığın satmak için bulundurduğu şeklindeki ikrarı değerlendirildiğinde sanığın eyleminin ticari olduğu, bu hususun Mahkemenin gerekçesinde değerlendirildiği, dosyada mevcut Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu raporunun yeterli olduğu, kaçak eşyanın değerinin normal sınırda kalması, takdiri indirim olmak üzere dosya kapsamına uygun tüm lehe hükümlerin değerlendirildiği, adlî sicil kaydının bulunmaması ve yargılama sürecinde göstermiş olduğu pişmanlığı nedeniyle tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluştuğu gerekçesiyle hapis cezasının ertelenmesi kararı verildiği anlaşıldığından yerel mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep eden sanığa, kaçakçılık suçlarında yasal olmayan yollardan yurda getirilen veya yurt içinde alım satıma konu edilen eşyanın, ithalinde öngörülen gümrük vergileri ile diğer eş etkili vergiler ve mali yüklerin ödenmemesi nedeniyle, yoksun kalınan miktarın bildirildiği, sanığın taksitlendirilmesi halinde ödeyebileceğini beyan etmesi üzerine sanığa süre verildiği halde ödeme yapmadığı ve sanık müdafiinin son celse sanığın kamu zararını ödeme gücü bulunmadığını beyan ettiği cihetle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun’a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde

belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan Kurum vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

4.Tebliğnamede belirtilen görüş yönünden; sanığın cezalandırılmasına ilişkin 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası yerine birinci fıkrasının yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata kabul edildiği ve sonuç ceza da değişmediği, mahkeme gerekçesinde de 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince cezalandırılmasına karar verildiğinin belirtildiği gözetilerek tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

5.Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen hükmün 11 inci fıkrasında katılan kurum lehine vekalet ücretinin katılana verilmesi yerine Hazineye irad kaydına hükmedilmesinin dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (5) numaralı bentte açıklanan nedenle Mardin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2022 tarihli 2021/515 Esas, 2022/320 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan kurum vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında katılan kuruma vekalet ücreti verilmesine ilişkin 11 inci fıkrasında yer alan “hazineye İRAT KAYDINA,” ifadesinin “katılan Kuruma verilmesine” şeklinde değiştirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2023 tarihinde karar verildi.