Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/13202 E. 2023/3914 K. 25.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13202
KARAR NO : 2023/3914
KARAR TARİHİ : 25.04.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/88 E., 2022/3 K.
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri Ve Alkol Piyasasının
Düzenlenmesine Dair Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümden önce 05.08.2017 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanunun 21 … maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 … maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ve Bölge Adliye Mahkemelerinin kararlarına karşı yedi gün olarak öngörülen temyiz süresinin onbeş gün olarak değiştirildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay’dan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ila 326 ncı maddelerinin uygulanması gerektiği ve 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca da temyiz süresinin 1 hafta olduğu gözetilmeden temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilmek suretiyle yanıltıcı ifadeler kullanılmış olması, kanun yoluna ilişkin süreler konusunda 1412 sayılı Kanun’un ve 5271 sayılı Kanun’da farklı düzenlemelere yer verilmesi, 7035 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra temyiz süresi konusunda tereddütler oluşması ve ilk derece mahkemelerince yanıltıcı ifadeler kullanılmasının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2015 tarih, 2015/11-120 Esas, 2015/313 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, başvurucuların kanun yolunda yanılmalarına sebep olduğu gibi, Anayasa Mahkemesinin

09.06.2016 tarihli (Başvuru Numarası:2014/4987) ve 22.09.2016 tarihli (Başvuru Numarası:2014/1382) kararlarına göre bu durumun adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkının ihlali niteliğinde bulunması nedeniyle sanığın temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Tutak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2014 tarihli ve 2012/24 Esas, 2014/35 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri Ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 8 … maddesinin dördüncü fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 51 … maddesi gereği 1 yıl 8 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, ertelemeye ve denetim süresine ve suça konu kaçak eşyanın 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereği müsaderesine karar verilmiştir.

2.Mahkemenin anılan kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 02.06.2020 tarihli ve 2016/11962 Esas, 2020/7011 Karar sayılı ilâmıyla;
“…Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. madde ve fıkraları somut olaya uygulanarak, belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Tutak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2022 tarihli ve 2020/88 Esas, 2022/3 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla, anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’ un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 … maddesi uyarınca 10 … hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, ertelemeye ve denetim süresine ve suça konu kaçak eşyanın 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereği müsaderesine karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.11.2022 tarihli ve 2022/89991 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; hakkındaki kararın usule ve kanuna aykırı olmasına, delil bulunmadığına, etkin pişmanlık indiriminden yararlanması konusunda ihtarat yapılmadığına ve re’sen nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.18.01.2012 tarihinde saat 18.00 sıralarında, sanığın yolcu olarak bulunduğu otobüste önleme arama kararına istinaden yapılan aramada sanığa ait olduğu belirlenen valiz içerisindeki toplam 718 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir.

2.Sanık bozma öncesinde savunmasında suça konu sigaraları ucuz olduğu için aldığını, ticari amacı bulunmadığını beyan etmiş, bozma sonrası alınan savunmasında ise, önceki beyanlarını tekrar ettiğini, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödeyecek maddi gücünün bulunmadığını beyan etmiştir.

3.Suça konu sigaraların bandrolsüz ve gümrük kaçağı olduğuna dair bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.

4.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.

IV. GEREKÇE
1.Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen sanık savunması, tanıkların beyanları, bilirkişi raporu içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

2.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 5 … maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır.” hükmünü içermesi karşısında; kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının hesaplanarak, verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının sanığa bildirilmesi gerekirken indirim oranının 1/3 olarak bildirilmesi suretiyle sanığın yanıltılması ve ödeme yapmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması,

3.5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasındaki düzenleme karşısında, dava konusu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken uygulama maddelerinin ilgili fıkraları gösterilmeden müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2 ve 3 nolu) bentlerde açıklanan nedenlerle Tutak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2022 tarihli ve 2020/88 Esas, 2022/3 Karar sayılı kararına yönelik sanık …’ın temyiz

isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.04.2023 tarihinde karar verildi.