Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/13491 E. 2023/2329 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13491
KARAR NO : 2023/2329
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/487 E., 2022/319 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Muradiye Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2015 tarihli ve 2023/139 Esas, 2015/133 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun (5015 sayılı Kanun) Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 51 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği 1 yıl 9 ay 20 gün hapis ve 900,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, ertelemeye, hak yoksunluklarına, eşya müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.

2.Muradiye Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2015 tarihli ve 2013/139 Esas, 2015/133 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 25.05.2021 tarihli ve 2018/17942 Esas, 2021/6668 Karar sayılı kararı ile nakil aracının iadesine ilişkin kararın onanmasına, sanık hakkındaki mahkûmiyet kararının ise; “Eylemin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5607 sayılı Kanun kapsamında kaldığı ve hükümden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanunda yapılan değişikliklerin sanık lehine hükümler içermesi nedeniyle lehe kanunun belirlenerek uygulama yapma görevinin yerel mahkemeye ait olduğu, hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde teşdiden hüküm tesisi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesi çerçevesinde kamu zararı olarak bildirilen miktarın hatalı olması, vesair” nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Muradiye Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2022 tarihli ve 2021/487 Esas, 2022/319 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi yollaması ile aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ile 5015 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası gereği 10 ay hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, eşya müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; dava zamanaşımı gerçekleşmiş olduğundan sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerektiğine ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi yerine eksik inceleme ile mahkûmiyet kararı verildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın sevk ve idaresindeki …plaka sayılı kamyonetin seyir halinde iken kolluk görevlilerince şüphe üzerine durdurulduğu, dışarıdan bakıldığında aracın içerisinde varillerin olduğu ve varillerden akaryakıt kokusunun gelmekte olduğunun belirlenerek araçtaki varillerde 1200 litre şüpheli akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.

3.İnönü Üniversitesi Petrol Analiz Laboratuvarının 25.01.2013 tarihli raporunda ele geçen akaryakıttan alınan numunenin jet yakıtı olup ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.

4.Sanığın savunmasında; söz konusu akaryakıtı Çaldıran İlçesi, Osmanlı Köyünden İran uyruklu şahıslardan gaz yağı olduğunu düşünerek, soba ve tandırda kullanmak üzere satın aldığını ifade ederek inkarda bulunduğu belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A.Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden;
Her ne kadar Tebliğname’de, sanığa soruşturma evresinde ihtarat yapılmamış olması nedeniyle suça konu kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerinin iki katını kovuşturma aşamasında ödemesi halinde, cezasında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerekirken, sanığa ödeme halinde yapılacak indirim oranı belirtilmeksizin

ihtarat yapılması ve usulünce yapılmayan ihtarata uyularak ödeme yapılmadığından bahisle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı gerekçesiyle hükmün bozulması talep edilmiş ise de; sanığın bozma sonrası yapılan etkin pişmanlık ihtaratı üzerine mahkeme huzurunda kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katındaki tutarı ödeyecek ekonomik durumunun olmadığını beyan ettiği, keza daha az tutarda olan ve kamu zararı olarak kabul edilen gümrük vergi miktarını dahi ödeyecek maddi durumunun da bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmış olup, ödeme gücü olmadığını ifade eden sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.

B.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden;
1.Atılı suç bakımından 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve aynı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin, suç tarihine ve zamanaşımını kesen işlem tarihlerine göre tahakkuk etmediği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Sanığın Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktarda olan yabancı menşeili jet yakıtını Osmanlı Köyünden İran uyruklu bir şahıstan aldığını beyan etmesine göre eylemin sübuta erdiği anlaşılmış, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

4.Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Dava konusu jet yakıtının marker uygulamasına tabi olmaması karşısında sanık hakkında 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, aynı maddenin onuncu ve yirmiikinci fıkraları uyarınca hüküm kurulurken 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi uyarınca yollama yapılması isabetli bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B-4) paragrafında açıklanan nedenle Muradiye Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2022 tarihli ve 2021/487 Esas, 2022/319 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün ilk bendinden ”3/11-son delaletiyle” ibaresinin çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2023 tarihinde karar verildi.