YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13594
KARAR NO : 2023/841
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :2021/471 E., 2022/394 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na Muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2015 tarihli ve 2015/119 Esas, 2015/426 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hapis cezasından çevrilme 3.000,00 TL adli para cezası ve 80,00 TL gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirme, suça konu kaçak çayların 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.
2. Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2015 tarihli ve 2015/119 Esas, 2015/426 Karar sayılı kararının sanık ve katılan … İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 24.05.2021 tarihli ve 2018/17416 Esas, 2021/6615 Karar sayılı ilâmıyla;
“…II- Sanık …’ın temyiz istemine yönelik yapılan incelemede ise;
Sanığın tekerrüre esas sabıka kaydı bulunduğu halde hakkında TCK’nun 58. maddesinin uygulanmaması ise aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 13.01.2015 ile yerine 26.12.2014 yazılması,
2- Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 6455 sayılı ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesi gereğince yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini,
3- Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
4- Tekerrüre esas olan ancak Mahkemece tekerrür hükümleri uygulanmayan sanık hakkında hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale gelmekle birlikte 5607 sayılı Yasanın 5/3. maddesindeki ”İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde uygulanmaz” şeklindeki düzenleme karşısında mahkemece tekerrüre esas alınmamış olsa da sanığın adli sicil kaydında yer alan Özalp Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/42 Esas, 2009/243 Karar sayılı ilamı ile ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilamın 5607 sayılı Yasanın 5/3. madde ve fıkrası kapsamında etkin pişmanlık müessesesinin uygulanmasına engel teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesinin gerekmesi,” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2021/471 Esas, 2022/394 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmi ikinci maddesinin ikinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hapis cezasından çevrilme 2.000,00 TL adli para cezası ve 20,00 TL gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirme, suça konu kaçak çayların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.11.2022 tarihli ve 2022/74573 sayılı,bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Arama ve el koyma kararlarının usule uygun olmaması nedenleri ile hukuka aykırı şekilde delil elde edildiği,
2.Suça konu çayların kaçak olmadığı,
3.Zamanaşımının gerçekleştiği,
4.Beraat kararı verilmesi gerektiği,
5.Re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. 13.01.2015 günü önleme arama kararı uyarınca sanığın sürücüsü bulunduğu araçta yapılan aramada
toplam 1.600 kg. kaçak dökme çay ele geçirilmiştir.
2. Sanık bozma öncesinde savunmasında, çayların kaçak olmadığını beyan etmiş, bozma sonrası alınan savunmasında ise önceki beyanlarını tekrar ettiğini, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ve kamu zararını ödeyecek maddi durumunun olmadığını belirtmiştir.
3. Suça konu çayları gümrük kaçağı olduğuna dair bilirkişi raporu ile analiz raporu dava dosyasında mevcuttur.
4. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.
5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Tebliğnamedeki Görüş Yönünden
Her ne kadar Tebliğname’de, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık bildirimi yapılmayan sanığa, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını ödemesi halinde etkin pişmanlıktan yararlanacağı ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği cezada 1/2 oranında indirim yapılacağı belirtilmeden ihtarat yapıldığı, sanığın doğru bilgilendirme haklarına aykırı davranılması nedeniyle eksik inceleme sonucu kurulan hükmün bozulması talep edilmiş ise de;
Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmalık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına “Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir” ve 5 inci maddenin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği, bu nedenle kovuşturma aşamasında sanığa yapılan bildirimde etkin pişmanlık nedeniyle cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının belirtilmediği anlaşılmakta ise de, sanığa kovuşturma aşamasında ihtarat yapıldığı ve sanığın mahkeme huzurunda kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödeyecek ekonomik durumunun olmadığını, etkin pişmanlıktan yararlanmak istemediğini beyan ettiği, keza daha az tutarda olan ve kamu zararı olarak kabul edilen gümrük vergi miktarını dahi ödeyecek maddi durumunun bulunmadığını beyan eden sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle Tebliğname’deki bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.
B.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddedilmiştir.
2. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “13.01.2015” yerine “26.12.2014” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2021/471 Esas, 2022/394 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan sanık müdafiinim temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.