YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13662
KARAR NO : 2023/2803
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/254 E., 2021/127 K.
SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Tefenni Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2016 tarihli ve 2016/188 Esas, 2016/256 Karar sayılı mahkumiyet hükmünün, bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden önce verilmiş bir hüküm olması nedeniyle temyiz yasa yoluna tabi olduğu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 7242 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişiklikler gereği 01.06.2020 tarihli ve 2016/253575 sayılı iade yazısı üzerine verilen Tefenni Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2021 tarihli ve 2020/254 Esas, 2021/127 Karar sayılı hükmün de bu nedenle temyiz yasa yoluna tabi olacağı cihetle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 07.12.2021 tarihli ve 2021/1526 Esas, 2021/2792 Karar sayılı kararının hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek, Tefenni Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2021 tarihli ve 2020/254 Esas, 2021/127 Karar sayılı hükmüne yönelik, sanığın 21.05.2021 havale tarihli dilekçesiyle yaptığı temyiz başvurusuna ilişkin yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği
temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Tefenni Asliye Ceza Mahkemesinin 18.10.2012 tarihli ve 2012/193 Esas, 2012/191 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun (5015 sayılı Kanun) ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası ve 5015 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 4 gün karşılığı 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, suçun işlenmesinde kullanılan eşyaların müsaderesine, ele geçen yağların iadesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2.Sanığın denetim süresi içerisinde 12.03.2014 tarihinde kasten suç işlemesi üzerine Tefenni Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2016/188 Esas, 2016/256 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasına karar verilmiştir.
3.Tefenni Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2016/188 Esas, 2016/256 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından; 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 61 ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş sanık lehine olduğu, 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinin “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte bu Kanun’un kapsamına giren suçlardan dolayı kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalardan, 3 üncü ve 5 inci maddede bu maddeyi ihdas eden Kanun’la yapılan düzenlemeler nedeniyle lehe değerlendirme yapılması gereken dosyalar hakkında bozma kararı verilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilir.” şeklindeki ikinci fıkrası uyarınca Mahkemesine iade edilmiştir.
4.Tefenni Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2021 tarihli ve 2020/254 Esas, 2021/127 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onikinci ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 ay 20 gün hapis ve 1 gün karşılığı 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 07.12.2021 tarihli ve 2021/1526 Esas, 2021/2792 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmek suretiyle, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, hakkında verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde Antalya – Denizli karayolu üzerinde madeni yağ satan bir iş yerinde yoldan geçen araçların depolarına madeni yağ konulmak suretiyle kaçak akaryakıt satıldığı ihbarı üzerine, ihbarcı şahsın cep telefonu ile çektiği video görüntülerinin incelenmesi neticesinde, yağ tenekesi ile mutfak tüpü yüklü bir aracın deposuna berrak bir sıvı boşaltıldığının, bu boşaltma esnasında aracın deposuna bağlanan bir hortumun kullanıldığının, hortumun diğer ucunda ise huni bulunduğunun tespit edildiği, kolluk görevlileri tarafından iş yerine gidildiğinde sanığın iş yerinde olduğunun görüldüğü, iş yeri içerisinde madeni yağ deposunun 4 metre güneyinde araç yanaşmasına yarayan iskele ile ağzında huni olan hortum bulunduğu ve 352 adet teneke içerisinde toplam 5632 litre mineral yağ ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Dosya kapsamında bulunan 12.10.2011 tarihli TÜBİTAK MAM analiz raporuna göre, söz konusu numunenin mineral yağ olduğu ve teknik düzenlemelere uygun akaryakıt olmadığı tespit edilmiştir.
3.Sanık savcı huzurunda alınan savunmasında; yağı mazot deposuna mı yoksa yağ deposuna mı koyduğunu bilmediğini, yağ deposuna koyduğunu düşünerek koyduğunu, olayın olduğu gün yanlışlıkla bu şekilde bir satış yaptığını, 07.02.2012 tarihinde esas mahkemesinde alınan savunmasında; olay günü geçici olarak iş yerinde durduğunu, bu sırada iki şahsın iş yerine geldiğini, kendisinin de 4 teneke yağ kattığını beyan etmiştir.
4.Dosya kapsamında bulunan kaçak eşyaya mahsus tespit (…) varakasına göre, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin 19.024,44 TL olduğu belirlenmiştir.
5.Sanığa 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık ihtaratının usulüne uygun olarak yapıldığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, temel cezada 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin 19.024,44 TL olması karşısında, suç tarihi itibarıyla suça konu eşyanın değerinin “hafif” olduğu gözetilmeden, “pek hafif” olarak değerlendirilerek indirim oranının belirlenmesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
2.Tefenni Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2021 tarihli ve 2020/254 Esas, 2021/127 Karar sayılı kararında; olay tutanağı, TÜBİTAK MAM raporu, … varakası, ihbar eden kişi tarafından kolluğa verilen görüntü kayıtları, araçların deposuna yağ koymak için hazırlanmış düzenek ele geçirilmesi, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın suça konu yağları araçlara yakıt olarak satmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği anlaşıldığından, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia
ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Tefenni Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2016 tarihli ve 2016/188 Esas, 2016/256 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün, bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden önce verilmiş bir hüküm olması nedeniyle temyiz yasa yoluna tabi olduğu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 7242 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişiklikler gereği 01.06.2020 tarihli ve 2016/253575 sayılı iade yazısı üzerine verilen Tefenni Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2021 tarihli ve 2020/254 Esas, 2021/127 Karar sayılı hükmün de bu nedenle temyiz yasa yoluna tabi olacağı cihetle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 07.12.2021 tarihli ve 2021/1526 Esas, 2021/2792 Karar sayılı kararının hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek, Tefenni Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2021 tarihli ve 2020/254 Esas, 2021/127 Karar sayılı hükmüne yönelik, sanığın 21.05.2021 havale tarihli dilekçesiyle yaptığı temyiz başvurusuna ilişkin yapılan incelemede;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tefenni Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2021 tarihli ve 2020/254 Esas, 2021/127 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2023 tarihinde karar verildi.