Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/13797 E. 2023/1202 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13797
KARAR NO : 2023/1202
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/456 E., 2022/75 K.
KATILANLAR : …
SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEMYİZ EDENLER : Katılan … Meslek Birliği vekili, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2012 tarihli, 2011/650 Esas, 2012/161 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na aykırılık (5846 sayılı Kanun) suçundan, 5846 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan cezanın 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

2.Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2013 tarihli, 2013/456 Esas, 2013/1017 Karar sayılı kararı ile, açıklanması geri bırakılan hüküm yeniden ele alınarak, sanık hakkında 5846 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan, 81 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, aynı Kanun’un 50 nci ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3.Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2013 tarihli, 2013/456 Esas, 2013/1017 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 26.04.2017 tarihli ve 2016/7701 Esas, 2017/3844 Karar sayılı ilâmı ile “Dava konusu bandrolsüz eserler üzerinde hak sahibi olan meslek birliklerinin sanıktan şikayetçi olup hak sahibi olduklarını ispatlamaları karşısında, eylemin 5728 sayılı Kanun ile değişik 5846 sayılı Kanun’un 71/1 ve 81/13. maddelerine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre;1-Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ve CMK’nın 231/8. maddesinde sayılan denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunun değerlendirilip, aynı maddenin 11. fıkrasına göre cezanın bir kısmının infaz edilmemesine, hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine ilişkin yeni bir hüküm kurulması mümkün ise de, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkında, açıklanması geri bırakılan hükümde herhangi bir değişiklik yapılma imkanının bulunmadığı, hükmün ilk şekliyle açıklanması gerektiğinin gözetilmemesi,2-Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının infazı kabil kesinleşmiş mahkumiyet kararı niteliğinde olmadığı gözetildiğinde, müsadere hususunda karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm kurulması…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2017 tarihli, 2017/445 Esas, 2017/585 Karar sayılı sayılı kararı ile sanık hakkında 5846 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan, 5846 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

5.Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2017 tarihli, 2017/445 Esas, 2017/585 Karar sayılı kararının sanık ve katılan YAY-BİR Meslek Birliği vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 20/06/2018 tarihli ve 2018/2218 Esas, 2018/7450 Karar sayılı ilâmı ile “1-Sanığın temyiz başvurusu üzerine bozma kararı verilen evvelki hükümde sanık hakkında 6.000 TL ve 80 TL adli para cezasına hükmedilmiş olup, bozma ilamı öncesi verilen bu karar sanık lehine kazanılmış hak oluşturmaktadır. Öncelikle bozma ilamı doğrultusunda sanığa ek savunma hakkı verilerek, 5846 sayılı Kanun’un 71/1 ve 81/13. maddeleri uyarınca hüküm kurulması gerekmektedir. Kurulan hükmün devamında ise, CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek bozma ilamı öncesi verilen 6000 TL ve 80 TL adli para cezasına hükmedilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle bozma ilamına uyulması yönünde karar verilmiş olmasına karşın yasal ve yerinde olmayan gerekçelerle yazılı şekilde uygulama yapılarak ve bozma ilamı öncesi 5846 sayılı Kanun’un 81/4. maddesi uyarınca hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmiş olduğu da gözetilmeyerek CMUK’nın 326/son maddesine aykırı davranılması, 2-Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olmasına karşın, müsadere kararı verilmesi yerine bozma ilamının kabule göre kısmının (2) nolu bendine aykırı olacak şekilde ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının infazı kabil kesinleşmiş mahkumiyet kararı niteliğinde olmadığı gözetildiğinde, müsadere hususunda karar verilmesine yer olmadığı şeklindeki hüküm fıkrasının tekrarlanması, 3- Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan Yayıncılar Meslek Birliği lehine vekalet ücretine hükmolunmaması
Kabule göre;Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

6.Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2019 tarihli, 2018/956 Esas, 2019/103 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5846 sayılı Kanunu’na aykırılık suçundan, 5846 sayılı Kanun’un 71 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak bozma ilamı öncesinde sanık aleyhine temyiz bulunmadığından neticeten 6.000,00 TL ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

7.Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2019 tarihli, 2018/956 Esas, 2019/103 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 27/05/2021 tarihli ve 2020/7088 Esas, 2021/5893 Karar sayılı ilâmı ile “5846 sayılı Kanun’un “haklara tecavüzün önlenmesi” başlıklı 81’inci maddesinde düzenlenen bandrol yükümlülüğüne aykırılık eyleminin aynı eserle ilgili olarak şikayet üzerine soruşturulan/kovuşturulan ve aynı Kanun’un “manevi, mali ve bağlantılı haklara tecavüz” suçunu da oluşturduğu somut olayda; şikayetçinin 6 aylık kanuni şikayet süresi içerisinde dava konusu edilen materyaller yönünden hak sahibi olduğunu kanıtlayan hukuken geçerli belgeleri ibraz etmesi nedeniyle sanık/sanıklar hakkında 5846 sayılı Kanun’un 71/1 ve 81/13 maddelerine göre hüküm kurulmuş ise de; Hükümden sonra 17/07/2020 tarih ve 31188 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 12.06.2020 tarih ve 2019/74 E., 2020/29 K. sayılı kararı ile, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 23/01/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun’un 143. maddesiyle değiştirilen 81’inci maddesinin on üçüncü fıkrasında düzenlenen “Bandrol yükümlüğüne aykırılığın aynı eserle ilgili olarak 71’inci maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde tanımlanan suçla birlikte işlenmesi halinde, fail hakkında sadece 71’inci maddeye göre cezaya hükmolunur. Ancak; verilen ceza üçte biri oranında artırılır.” hükmünün iptal edilmesi ve 5237 sayılı TCK’nin 44’üncü maddesinde ise “işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır” hükmüne yer verilmiş olması karşısında; Somut olayda, sanığın eylemine uyan bandrol yükümlülüğüne aykırılık eylemi ile ilgili hak sahibi kişilerin hukuken geçerli belgeleri süresi içerisinde sunarak şikayetçi olması nedeniyle hem manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz başlıklı 5846 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen suçun hem de aynı Kanun’un 81’inci maddesindeki sanığın eylemine uyan ve re’sen takibi gerektirmesi nedeniyle CMK’nin 253 ile devamı maddeleri uyarınca uzlaştırma hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmayan bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçunun oluşacağı ve TCK’nin 44. maddesi gereğince sanık hakkında en ağır

cezayı gerektiren bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçundan hüküm kurulup, kazanılmış hakları da gözetilerek sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

8. Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2022 tarihli, 2021/456 Esas, 2022/75 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5846 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi delaletiyle, 5846 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, ancak bozma ilamı öncesi sanığın lehine olduğundan neticeten 6.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan BASYAYBİR Meslek Birliği Vekilinin Temyiz İstemi
Katılan … birliğinin kendisini iş bu davada vekil ile temsil ettirmiş olmasına karşın lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Sanığın Temyiz İstemi
Verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğundan bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.21.06.2011 tarihinde İl Denetim Komisyonu görevlileri tarafından, Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 21.06.2011 tarihli ve 2011/1632 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden sanığa ait depo olarak kullanılan yerde ve ikametgahında yapılan aramalarda toplam 2322 adet bandrolsüz korsan basım kitaplar ele geçirilmiştir.

2. 08.08.2011 havale tarihli bilirkişi raporu ile ele geçen kitapların tamamının usulsüz çoğaltılmış bandrolsüz kitaplar olduğu tespit edilmiştir.

3. Sanık aşamalardaki savunmalarında, ele geçen kitapları satacağını ikrar etmiştir.

4. Şikayetçi meslek birlikleri tarafından ele geçen ürünlerle ilgili hak sahipliğini ispatlamaya yönelik belgeler dosya arasına sunulmuş, 11.06.2013 tarihli tensip kararı ile verilen karar ile YAY-BİR Meslek Birliğinin, 11.12.2013 tarihli duruşmada ise BASYAYBİR Meslek Birliğinin kamu davasına katılmasına karar verilmiştir.

5.Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin bozma ilâmlarının gereğinin yerine getirildiği görülmüştür.

6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.11.2022 tarihli ve 2022/76911 sayılı “…Hükümden sonra Anayasa Mahkemesi’nin 12.06.2020 tarih ve 2019/74 E., 2020/29 K. sayılı kararı ile, 5846 sayılı Kanun’un 23/01/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun’un 143. maddesiyle değiştirilen 81. maddesinin on üçüncü fıkrasının iptal edilmesi nedeniyle sanığın eylemi ile ilgili olarak TCK’nin 44 maddesi delaletiyle 5846 sayılı Kanun’un 81/4. maddesi gereğince hüküm kurulması ve sanığın kazanılmış haklarının gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak; suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan

5846 sayılı Kanun’un 71/1 ve 81/13 maddelerine göre hüküm kurulması, devamında ise CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek bozma ilamı öncesi verilen 6000 TL ve 80 TL adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken gerekçede 5846 sayılı Kanun’un 71/1 ve 81/13 maddelerine göre hüküm kurulduğundan bahsedilerek doğrudan 5846 sayılı kanunun 81/4 maddesi uyarınca hüküm kurulması suretiyle hüküm ve gerekçe arasında çelişkiye sebep olunması…” nedenine dayalı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden
Her ne kadar Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2022 tarihli, 2021/456 Esas, 2022/75 Karar sayılı hükmünün gerekçe bölümünde sanığın eyleminin 5846 sayılı Kanun’un 71 inci maddesinin birinci fıkrası ile aynı Kanun’un 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrasına uyduğu ve sanığın bu suçtan cezalandırılması yoluna gidildiği belirtilmiş ve hüküm fıkrasında aynı Kanun’un 81 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hüküm kurulduğu görülmüş ise de, hükmün esasını oluşturan kısa kararda, yerel mahkemece uyulmasına karar verilen Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 27/05/2021 tarihli ve 2020/7088 Esas, 2021/5893 Karar sayılı bozma ilamı uyarınca 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi delaletiyle 5846 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hüküm kurulduğunun açıkça ifade edilmesi ve bahsi geçen bozma ilamında da belirtilmiş olduğu üzere, hükümden önce Anayasa Mahkemesi’nin 12.06.2020 tarih ve 2019/74 Esas, 2020/29 Karar sayılı kararı ile 5846 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin onüçüncü fırkası hükmünün iptaline karar verilmiş olması karşısında, hükmün gerekçe kısmındaki sanığın 71 inci maddesinin birinci fıkrası ile aynı Kanun’un 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrası gereği cezalandırılması yoluna gidildiği şeklindeki ibarenin, hükümler arasında çelişki yaratmayacağı ve sonuca etkili olmadığı anlaşılmakla, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

B. Mahkumiyet Hükmüne Yönelik
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2022 tarihli, 2021/456 Esas, 2022/75 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen kendisini vekil ile temsil ettiren katılan BASYAYBİR adına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B-2) numaralı bentte açıklanan nedenle Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2022 tarihli, 2021/456 Esas, 2022/75 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ile sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin bölümüne “Katılan BASYAYBİR Meslek Birliği kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca

maktu 7.375,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.02.2023 tarihinde karar verildi.