Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/13798 E. 2023/9269 K. 24.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13798
KARAR NO : 2023/9269
KARAR TARİHİ : 24.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/208 E., 2021/413 K.
SUÇLAR : 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu’na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) Dağ, Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 15.03.2012 tarihli ve 2012/205 Esas, 2012/80 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında üste hakaret suçundan, 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi
ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 2 … 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.(Kapatılan) Dağ, Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 15.03.2012 tarihli ve 2012/205 Esas, 2012/80 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 4. Dairesinin 10.07.2013 tarihli ve 2013/1025 Esas, 2013/1010 Karar sayılı ilamıyla; Anayasa Mahkemesinin, 17.01.2013 tarihli ve 2012/80 Esas ve 2013/16 Karar sayılı kararı ile, 1632 sayılı Kanun’un 47 nci maddesinin birinci fıkrasının A bendinin birinci ve ikinci cümleleri ile Ek 8 inci
maddesinin ikinci fıkrasının “Sırf askerî suçlar ile bu Kanunun Üçüncü Babının Dördüncü
Faslında yazılı suçlar hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” bölümünün
“…kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” ibaresinin ve 1632 sayılı Kanun’un Ek 10 uncu
maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması
karşısında; uygulamaya yönelik bu konularda, Mahkemesince yeniden değerlendirme ve tartışma yapılması gerekliliği nedeniyle mahkûmiyet hükmünün uygulama yönünden bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; (Kapatılan) Dağ, Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 19.11.2014 tarihli ve 2013/937 Esas, 2014/398 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında üste hakaret suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 2 … 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş; söz konusu karar, yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 05.01.2015 tarihinde kesinleşmiştir.

4.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının 05.01.2015 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 26.12.2018 tarihinde bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçunu işlediğinin İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.09.2019 tarihli ve 2019/4 Esas, 2019/810 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine Eğirdir Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2021 tarihli ve 2021/208 Esas, 2021/413 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Kapatılan) Dağ, Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 19.11.2014 tarihli ve 2013/937 Esas, 2014/398 Karar sayılı, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına, sanığın üste hakaret suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 … 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.O yer Cumhuriyet savıcısının temyiz isteği; sanığın cezalandırılmasına sebebiyet veren sözlerin kişinin …, şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmaması sebebiyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

B.Sanığın temyiz istemi; hakkında lehine olan hükümlerin uygulanması ve beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, 03.09.2011 tarihinde çıkmış olduğu çarşı izninde alkollü içki içtiği, çarşı izni dönüşünde cep telefonunu görevlilere teslim etmeyerek, birlik içerisinde bulunan bekleme salonunun önünde cep telefonu ile konuşmaya başladığı, bunu gören Nöb.Astsb.Uzm.J.Çvş. Lütfi Tarhan’ın sanığın yanına giderek cep telefonunu aldığı ve odasında çalışmakta olan Karakol Komutanı mağdur J.Ütğm. …’e durumu bildirdiği, mağdurun sanığı odasına çağırdığı, aradan bir süre geçtikten sonra sanığın, Lütfi Tarhan ile birlikte mağdurun odasına gittiği, mağdurun sanığa birlik içerisinde neden cep telefonu ile konuştuğunu sorduğu, sanığın benim kız arkadaşım var, telefonla konuşurum, sen de telefon kullanıyorsun diyerek cevap verdiği, bunun üzerine mağdurun sanığa alkol alıp almadığını sorduğu, sanığın çarşı izninde bir büyük votka içtim dediği, mağdurun sanığa seni daha önce uyardım, ceza alsan ve askerliğin uzasa daha mı … olur dediği, sanığın verirseniz verin, gider yatarım, kafamı dinlerim, zaten ihtiyacım var, bana ceza verme diye yalvarmam diyerek karşılık verdiği, sanığın saygısızca tavırlarına sinirlenen mağdurun sen benimle nasıl konuşuyorsun, sen kim oluyorsun diyerek tepki verdiği, sanığın ise ben senin askerinsem, sen benim komutanımsan, sen benimle bayramda bayramlaştıysan ben de böyle konuşurum dediği, bunun üzerine mağdurun Lütfi Tarhan’a sanığı odadan çıkarmasını söylediği, sanığın odadan çıkarıldığı esnada mağdura hitaben benim kimseye eyvallahım yoktur, Allah işini gücünü rast getirsin şeklinde sözler sarf ettiği, odadan çıktıktan sonra koridorda iken mağdura döndüğü ve elini sallayarak ‘iki yıldız takmakla adam olunmuyor’ dediği maddi vakıa olarak belirlenmiştir.

2.Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; çarşı iznindeyken nişanlısı ile yaptığı telefon görüşmesinde kavga ettiklerini, o gerginlikle tekel bayiine giderek alkol temin ederek içtiğini, birliğine döndükten sonra nişanlısı ile son bir kez konuşup telefonu teslim etmek istediğini, nöbetçi astsubayın durumu farketmesi üzerine telefonunu alarak kendisini Lütfü Üsteğmenin odasına götürdüğünü, Lütfü Üsteğmene durumu anlatmak istediğini ancak kendisine bağırarak kızdığını ve s.ktir git dediğini bunun üzerine ben sizin askerinizsem beni dinleyeceksiniz, iki yıldız takmakla komutan olunmuyor dediğini beyan etmiştir.

3.İhbar üzerine sanık; olay tarihinde komutanına hakaret ettiğini ancak bundan pişmanlık duyarak kendisinden özür dilediğini ve beraatini talep ettiğini ifade etmiştir.

4.Mağdur … ve usulüne uygun olarak yeminli beyanlarına başvurulan tanıklar Lütfi Tarhan, … Ataş ve Halit Bayar’ın da ifadeleri maddi vakıayı destekler mahiyettedir.

5.Psikiyatri uzmanı bilirkişi tarafından; sanıkta anti-sosyal kişilik özelliklerinin mevcut olduğu, suç tarihlerinde olayları kavrama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin tam olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarından faydalanamayacağı, askerliğe elverişli olduğu ve adli müşahadesine gerek bulunmadığı tespitlerini içeren rapor düzenlenmiştir.

6.Olay tespit tutanağı, sevk belgesi, vaka kanaat raporu, sanığa ait sağlık kayıtları, cezai şuunat raporu ve dosya kapsamında bulunan diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.

7.Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.09.2019 tarihli ve 2019/4 Esas, 2019/810 Karar sayılı kararı ve kesinleşme şerhi dosya kapsamında mevcuttur.

8.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
1.(Kapatılan) Askerî Yargıtayın yerleşik içtihatlarında belirtildiği gibi; hakaret, her ne suretle olursa olsun bir kimsenin …, şeref ve saygınlığına yöneltilen saldırıdır. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı ve diğer fertler üzerindeki saygınlığıdır.
Amire veya üste hakaret sucu, iki değeri (hukuki menfaati) koruyan suçlar grubuna dahildir. Bu değerlerden birincisi, amir veya üst konumundaki kişinin bireysel onurudur. Diğeri ise, amir veya üst konumundaki kişide bulunan ve ondan ayrılması mümkün olmayan askerlik mesleğinin itibarı, vakar ve haysiyetidir.
Her somut olayda, amir veya üste yönelik söz ve davranışların, amir veya üste hakaret suçunu mu, yoksa amir veya üste saygısızlık suçunu mu oluşturduğunun veya eylemin disiplin tecavüzü niteliğinde mi kaldığının, sarf edilen sözlerin veya yapılan davranışların mahiyeti, olayın gerçekleştiği ortam ve koşullar, fail ve mağdurun durumları gibi olgular da gözetilerek, mahkemece yapılacak tartışma ve irdeleme sonunda belirlenmesi gerekmektedir.
Sanığın amiri konumundaki mağdura iki yıldız takmakla adam olunmuyor şeklinde sarfettiği sözlerin saygısızlık boyutunu aşarak askerlik mesleğinin itibarı, vakar ve haysiyetini zedelediği göz önüne alındığında o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri kabul edilmemiştir.

2.Tanık beyanları ve dosya kapsamında bulunan bütün delillerin değerlendirilmesi sonucunda; sanığın olay sırasında amiri konumunda olan mağdura yönelik olarak iki yıldız takmakla adam olunmuyor şeklinde sarfettiği sözlerin toplum içerisinde mağduru alçaltıcı ve haksız nitelikte olduğunun kabulüyle Mahkemece atılı amire hakaret suçuna konu eyleminin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasında, bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Mahkemece amire hakaret suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.

4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımın … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Eğirdir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2021 tarihli ve 2021/208 Esas, 2021/413 Karar sayılı kararında sanık ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun

olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.10.2023 tarihinde karar verildi.