YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13854
KARAR NO : 2022/18698
KARAR TARİHİ : 19.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5809 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 25/11/2021 tarihli ve 2021/16067 Esas, 2021/16428 Karar sayılı kararı sayılı kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 11/11/2022 tarih ve KD – 2022/80502 Karar Düzeltme sayılı yazısı ile “Yüksek Daire ile Başsavcılığımız arasında itirazın konusunu oluşturan uyuşmazlık, “Suçtan doğrudan doğruya zarar gören ve yargılamaya katılma hakkı bulunan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna gerekçeli kararın tebliği yapılmadığı ve bu nedenle kanun yararına bozma istemine konu kararın kesinleşmediği” gerekçesiyle kanun yararına bozma isteğinin reddine dair verilen Daire kararının isabetli olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 17/01/2020 tarih ve 2020/308 sayılı fezlekesi ile Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/184 esas, 2019/584 karar sayılı kararı hakkında kanun yararına bozma isteminde bulunulması üzerine, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 17/04/2020 tarih ve 94660652-105-34-2072-2020-Kyb sayılı yazısı ile “suçtan doğrudan doğruya zarar gören ve yargılamaya katılma hakkı bulunan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna gerekçeli kararın tebliğ edilmesi gerektiği” tespitiyle kanun yararına bozma incelemesine gidilmediği belirtilerek dosya iade edilmiştir.
Bu iade üzerine, Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/184 esas, 2019/584 sayılı kararı yargılamaya katılma hakkı bulunan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna 08/07/2020 tarihinde usulünce tebliğ edilmiştir.
Tebliğ eksikliği giderildikten sonra Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 17/09/2020 tarihli fezlekesi ile dava dosyası kanun yararına bozma istemli olarak Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne; Yüksek Adalet Bakanlığının 09/12/2020 tarih ve 94660652-105-34-14620-2020-Kyb sayılı yazılı istemi üzerine de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/01/2021 tarihli ve KYB. 2021/2026 sayılı ihbarnamesi ile Yargıtay 7. Ceza Dairesi Başkanlığına gönderilmiştir.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 25/11/2021 tarihli ve 2021/16067 esas, 2021/16428 sayılı kararı ile, “Suçtan doğrudan doğruya zarar gören ve yargılamaya katılma hakkı bulunan kurum olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu dava ve duruşmadan haberdar edilmeden yargılama sonlandırıldığı gibi, adı geçen kuruma gerekçeli kararın tebliği de yapılmadığı ve bu nedenle kanun yararına bozma istemine konu kararın kesinleşmediği anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE” karar verilmiş ise de,
Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/05/2022 tarihli yazısından da anlaşılacağı üzere, mahkeme gerekçeli kararının yargılamaya katılma hakkı bulunan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna 08/07/2020 tarihinde usulünce tebliğ edildiği, ilgili tebligat parçasının dosya içerisinde olduğu ve 25/06/2020 tarihli UYAP kaydının da bu tespiti doğruladığının anlaşılması karşısında, Dairece, kanun yararına bozma istemi esastan incelenerek bir karar verilmesi yerine, yargılamaya katılma hakkı bulunan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna gerekçeli kararın tebliğ edilmediği ve bu nedenle kanun yararına bozma istemine konu kararın kesinleşmediği gerekçesiyle Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/11/2019 tarihli ve 2019/184 esas, 2019/584 karar sayılı kararının kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi Kanuna aykırı görülerek olağanüstü itiraz kanun yoluna başvurulmuştur.” gerekçesiyle itirazda bulunulduğu anlaşılmakla;
Yapılan yeniden inceleme sonucunda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz nedenleri yerinde görüldüğünden, 6352 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 308/3. maddesi gözetilerek, itirazın kabulüne,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 25/11/2021 tarihli ve 2021/16067 Esas, 2021/16428 Karar sayılı kararının kaldırılması ile yeniden yapılan incelemede;
Katılanın 22/05/2019 tarihinde talimatla alınan ifadesinde, abonelik sözleşmesi ve numara taşıma formu üzerindeki imzaların ve ayrıca kimlikteki fotoğrafın kendisine ait olmadığı, abonelik sözleşmesine dayanak olan nüfus cüzdanının arka yüzündeki bilgilerin kendi kimlik bilgileri ile eşleşmediği şeklindeki beyanı kapsamında, sahte nüfus cüzdanı kullanan bir başka şahsın hattı açtırmış olabileceği cihetle, delil takdirinin yerel mahkemeye ait olduğu şeklindeki farklı gerekçeye dayalı olarak,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2019 tarihli ve 2019/184 Esas, 2019/584 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 19/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.