Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/13858 E. 2023/1800 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13858
KARAR NO : 2023/1800
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/501 E., 2022/1224 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Beraat, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2014/2300 Esas, 2015/962 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 … maddesinin birinci, üçüncü ve yedinci fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği 1 yıl 8 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, ertelemeye ve denetim süresine, hak yoksunluğuna, suça konu kaçak akaryakıtın
5607 sayılı Kanun’un 13 üncü ve 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereği müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.

2.Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2014/2300 Esas, 2015/962 Karar sayılı kararının sanık ve Gümrük İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 14.06.2021 tarihli ve 2019/1383 Esas, 2021/7788 Karar sayılı ilâmıyla;
“…,Dosya içinde bulunan 18.10.2014 tarihli tutanakta; sanığın sürücüsü bulunduğu kamyonda önleyici arama kararı ile yapılan aramada, yakıt deposundaki toplam 300 litre kaçak motorin ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasında, araç sürücüsünün rahatsızlığı nedeniyle malen sorumlu şirket yetkilisi …’in ricası üzerine nakil aracını kullandığını, yakıt deposunda yeterli akaryakıt bulunduğu için suça konu motorini kendisinin almadığını söyleyerek, atılı suçlamayı kabul etmemesi karşısında; maddi gerçeğin belirlenmesi açısından …’in ve malen sorumlu şirket yetkilisi başka birisi olması halinde tanık sıfatıyla dinlenip, sanığın dava konusu kaçak eşya ve nakil aracı ile tüm bağlantısı somut dayanaklarıyla temyiz denetimine imkan tanıyacak şekilde ortaya konulduktan sonra sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerekli iken, bu hususa uyulmaksızın eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1. Dava konusu akaryakıtın kaçak olarak yurda sokulduğu anlaşıldığından, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasanın 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/11-son madde ve fıkrasında belirtilen “… Ancak, marker içermeyen veya seviyesi geçersiz olan akaryakıtın kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması hâlinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmolunur.” amir hükmü dikkate alınarak sanık hakkında 5607 sayılı Yasanın 3/11-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5 ve 3/10. madde ve fıkraları gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen Geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
3. TCK’nun 53. maddesinin uygulanması açısından 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E. – 2015/85 K. sayılı kararı gözönünde bulundurularak hüküm oluşturulmasının gerektiğinin gözetilmemesi,
4. Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2021/501 Esas, 2022/1224 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraat, suça konu akaryakıtın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine, nakil aracının iadesine kararı verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.11.2022 tarihli ve 2022/131410 sayılı, onanma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebepleri;
Suça konu akaryakıt miktarı, ele geçme şekline göre atılı suçun unsurlarının oluşmasına karşın beraat kararı verilmesinin Kanun’a aykırı olmasına, nakil aracının müsaderesi gerektiğine ve resen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.18.10.2014 tarihinde sürücüsü sanık olan kamyonda arama kararına istinaden yapılan aramada, yakıt deposunda toplam 300 litre kaçak motorin ele geçirilmiştir.

2.Sanık bozma öncesi ve sonrasında değişmeyen savunmasında, aracın asıl sürücüsünün hasta olması nedeniyle ilk kez şoförlüğünü yaptığını, yakıt deposu dolu vaziyette aracı teslim alıp yola çıktığını, motorinin kaçak olduğundan haberi bulunmadığını beyan ederek, suçlamayı kabul etmemiştir.

3.Suça konu akaryakıtın gümrük kaçağı olduğuna dair İnönü Üniversitesi PAL raporu dava dosyasında mevcuttur.
4.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek, gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.

IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; dosya içeriğindeki belgeler dikkate alınarak,
malen sorumlu şirket yetkilisinin beyanında ve sanığın aşamalardaki savunmalarında adı geçen … tanık sıfatıyla dinlenmiş, malen sorumlu ve tanığın beyanlarında soruşturma evresinden itibaren değişmeyen savunmaları doğrulayarak, sanığın araçta bir sefere mahsus şöför olarak çalıştığı, aracın deposunun dolu olarak sanığa verildiği gözetilerek, beraat kararı verilmesi nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2021/501 Esas, 2022/1224 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.03.2023 tarihinde karar verildi.