Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/13901 E. 2023/1566 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13901
KARAR NO : 2023/1566
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/852 E., 2022/1610 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Beraat, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2014 tarihli ve 2014/814 Esas, 2014/1711 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin

ikinci fıkrası, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ve 10 gün karşılığı 200 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, suça konu eşyanın müsaderesi ve tasfiyesine, katılan kurum lehine vekalet ücreti verilmesine karar verilmiştir.

2.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2014 tarihli ve 2014/814 Esas, 2014/1711 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12.05.2020 tarihli ve 2017/5364 Esas, 2020/3956 Karar sayılı ilâmıyla; Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,,….” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli ve 2020/852 Esas, 2022/1610 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince sanığın beraatine, dava konusu eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği, beraat kararı verilmesinin usul ve Kanun’a aykırı olduğuna, dosyadaki mevcut delillerin sanığın mahkûmiyeti için yeterli olduğuna, kararın eksik inceleme ve hatalı hukuki değerlendirmeye dayalı olduğuna ve inceleme sırasında re’sen görülecek sebeplerle kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.09.05.2014 tarihinde Adnan Menderes Havalimanında bir şahsın parfüm satışı yaptığına dair ihbar yapılması üzerine giden yolcu katı orta peronda sanık …’ın sevk ve idaresindeki …. plakalı ford fiesta araç durdurulmuş, araç içinde arka koltuk üzerinde açık bir şekilde üzerlerinde etiketleri bulunan 4 adet parfüm ele geçirilmiştir.

2.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü, 54 üncü ve 58 inci maddelerinden kamu davası açılmıştır.

3.Sanık kozmetik dükkanlarına ve kuaförlere makyaj malzemesi ve parfüm sattığını, olay günü havaalanına yolcu bırakmak için geldiğini arabadaki parfümlerin kendisine ait olduğunu satma amacıyla bulundurmadığını beyan etmiştir.

4.Tutanak tanıkları, sanık hakkında kaçak parfüm sattığına dair ihbar olduğunu, sanığın aracında açıkta

parfümlerin ele geçirildiğini, sanığın parfümlerin kendisine ait olduğunu kabul ettiğini, beyan etmiştir.

5.20.06.2014 tarihli bilirkişi raporunda, suç konusu 4 adet parfümün ticari amaçla yurda gizlice sokularak sanığa kaçak yoldan ve belgesiz intikal ettiği, gümrüğe tabi ve yabancı menşeili olduğu bildirilmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği sanık hakkında 11.12.2014 tarihli hüküm ile mahkûmiyet kararının verildiği, daha sonra yapılan yargılama neticesinde beraat kararı verildiği, sanık hakkında mahkûmiyet kararının verildiği tarihten itibaren zamanaşımı süresini durduran ve kesen başkaca bir işlemin bulunmadığı, temyiz inceleme gününde 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

3.Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda sanıktan ele geçirilen parfümlerin kaçak olduğu kanaati bildirilmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2022 tarihli ve 2020/852 Esas, 2022/1610 Karar sayılı kararına yönelik katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollaması ile 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2023 tarihinde karar verildi.