YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14062
KARAR NO : 2022/19417
KARAR TARİHİ : 28.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 08/02/2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 30/03/2015 olduğu, Dairemizin 2019/8254 Esas sırasında kayıtlı iken 13/12/2022 tarihinde bozulmasına karar verilen sanığa ait İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/331 Esas, 2015/473 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 22/02/2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 22/07/2015 olduğu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2022/33286 sırasında kayıtlı, İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/597 Esas, 2021/1265 Karar sayılı dosyasında suç tarihlerinin sırasıyla 02/11/2014 ve 01/03/2015, iddianame düzenleme tarihlerinin ise sırasıyla 06/06/2015 ve 21/07/2015 olduğu anlaşılmakla,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından anılan dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Suç tarihi itibarıyla sanığın adli sicil kaydında görünen İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/2127 Esas, 2013/1081 Karar sayılı ilamının davaya katılma ve hükmü temyize hak ve yetkisi olan … davadan haberdar edilerek ve gerekçeli karar tebliğ edilerek usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediğinin tespiti, usulünce kesinleşmiş ise; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre tekerrüre esas teşkil edip etmeyeceğinin ve TCK’nun 51. maddesindeki erteleme müessesesine engel kabul edilip edilmeyeceğinin tartışılmasında zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
28/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.