Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/14364 E. 2023/1458 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14364
KARAR NO : 2023/1458
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/583 E., 2022/50 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gevaş Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2009 tarihli, 2008/310 Esas, 2009/123 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun (5015 sayılı Kanun) Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi gereği 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, eşya

müsaderesine, nakil aracı üzerindeki şerhin kaldırılmasına karar verilmiştir.

2.Bursa 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 01.07.2014 tarihli yazısı ile mahkemenin 22.05.2014 tarihli, 2014/645 Esas, 2013/825 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 25.10.2012 tarihinde işlediği basit yaralama suçundan adlî para cezası ile cezalandırıldığının bildirilmesi üzerine, denetim süresinde işlenen suç nedeniyle dosyanın yeniden ele alınarak Gevaş Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2014 tarihli, 2014/514 Esas, 2014/681 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına, sanığın 5015 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3.Gevaş Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2014 tarihli, 2014/514 Esas, 2014/681 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 08.09.2020 tarihli ve 2017/13514 Esas, 2020/11803 Karar sayılı kararı ile; “Eylemin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5607 sayılı Kanun kapsamında kaldığı ve hükümden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanunda yapılan değişikliklerin sanık lehine hükümler içermesi nedeniyle lehe kanunun belirlenerek uygulama yapma görevinin yerel mahkemeye ait olduğu” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.Gevaş Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2022 tarihli, 2020/583 Esas, 2022/50 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi yollaması ile aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları, aynı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği 6 ay 20 gün hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, eşya müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; dava zamanaşımı gerçekleşmiş olduğundan sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerektiğine, sanığın ticari kastının bulunmadığına ve re’sen gözetilecek sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın sevk ve idaresindeki adına kayıtlı 23 DV … plaka sayılı kamyonda Gevaş Sulh Ceza Mahkemesinin 12.08.2008 tarihli, 2008/322 Değişik İş sayılı önleme araması kararı ile yapılan aramada kamyonun orijinal olmayan deposunda 400 litre ulusal marker seviyesi geçersiz kaçak motorin ele geçirilmiştir.

2. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır

3. Sanığın savunmasında tevil yoluyla ikrarda bulunduğu belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Hükümden önce 05.08.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ve Bölge
Adliye Mahkemelerinin kararlarına karşı 7 gün olarak öngörülen temyiz süresinin 15 gün olarak değiştirildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen

ve Yargıtaydan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun’un 305 ila 326 ncı maddelerinin uygulanması gerektiği ve 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca da temyiz süresinin 1 hafta olduğu gözetilmeden temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilmek suretiyle yanıltıcı ifadeler kullanılmış olması, kanun yoluna ilişkin süreler konusunda 1412 sayılı Kanun ve 5271 sayılı Kanun’da farklı düzenlemelere yer verilmesi, 7035 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten sonra temyiz süresi konusunda tereddütler oluşması ve ilk derece mahkemelerince yanıltıcı ifadeler kullanılmasının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 13.10.2015 tarihli, 2015/11-120 Esas, 2015/313 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, avukatlar da dahil olmak üzere başvurucuların kanun yolunda yanılmalarına sebep olduğu gibi, Anayasa Mahkemesinin 2014/4987 Başvuru numaralı, 09.06.2016 tarihli, 2014/1382 Başvuru numaralı, 22.09.2016 tarihli kararlarına göre bu durumun adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkının ihlali niteliğinde bulunması nedeniyle sanık müdafiinin temyiz talebinin süresinde olduğu belirlenmiştir.

1.5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile deneme süresi içinde işlenen suç tarihi arasında 3 yıl 1 ay 15 gün süre ile dava zamanaşımı süresinin durduğu ve buna göre atılı suç bakımından 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve aynı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin tahakkuk etmediği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Nakliye işi yaptığı anlaşılan sanığın ticari nitelikteki kamyonda kullanmak üzere dava konusu kaçak motorini ticari amaçla satın aldığının anlaşılması karşısında; sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

4.Aramanın dayanağını oluşturan Gevaş Sulh Ceza Mahkemesinin 12.08.2008 tarihli, 2008/322 Değişik İş sayılı önleme kararının aslı ya da onaylı örneği dosya arasına alınmadan eksik inceleme ile hüküm tesisi,

5.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Yasanın 5 inci
maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği cihetle,

kovuşturma aşamasında gümrüklenmiş değerin 2 katı tutarı yatıran ve soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmadığı anlaşılan sanığın cezasında soruşturma aşamasında ödeme yapılmış gibi 1/2 indirim uygulanması gerekirken 1/3 oranında indirim yapılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,

6.Sanık hakkında 5015 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi yollaması ile aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile anılan Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi,

7.Sanık hakkında verilen 19.02.2009 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hukuken varlık kazanmadığı, hüküm niteliğinde olmadığı, askıda olduğundan müsadereye ilişkin kararın infaz edilemeyeceği, bu nedenle açıklanan hükümde iddianamede müsaderesi talep edilen davaya konu nakil aracı hakkında denetime ve infaza olanak verecek biçimde yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,

Hususları ise hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan bozma nedenlerine binaen Gevaş Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2022 tarihli, 2020/583 Esas, 2022/50 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2023 tarihinde karar verildi.