YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14470
KARAR NO : 2023/1338
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/1134 E., 2021/1243 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2014 tarihli, 2014/1293 Esas, 2014/1830 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, aynı maddenin onuncu fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği 2 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile
cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, eşya müsaderesine, tasfiyeye karar verilmiştir.
2.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2014 tarihli, 2014/1293 Esas, 2014/1830 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12.05.2020 tarihli ve 2017/3570 Esas, 2020/5675 Karar sayılı ilâmıyla “7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerin mahkemesince değerlendirilmesinin gerekmesi” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2021 tarihli, 2020/1134 Esas, 2021/1243 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları, 7242 sayılı Kanun ile değişik aynı maddenin yirmiikinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve eşya müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında hapis cezasının ertelenmesi koşullarının oluşmadığı ile re’sen gözetilecek sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Kolluk görevlilerince sokak üzerinde görülerek durumundan şüphe edilen sanığa yapılan müdahale üzerine, sanığın yere bırakmış olduğu poşet içerisinde kaçak sigara olduğu görülerek, 49 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanığın savunmasında atılı suçu ikrar ettiği belirlenmiştir.
3.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.
4.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
1.5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması koşulu ve (b) bendinde; suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işleyemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması hükmü getirilmiş olmakla; sanığın adli sicil kaydına göre ertelemeye engel kaydın bulunmaması, sanık hakkında hükmedilen netice hapis cezasının süresinin 2 yıldan az olması ve mahkemece sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda kanaatinin oluştuğuna ilişkin gerekçesi karşısında sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının ertelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu
olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2021 tarihli, 2020/1134 Esas, 2021/1243 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.
(Muhalif Üye)
KARŞI OY
Kişilerin üstünün aranabilmesi için 5271 sayılı Kanun’un 119 ncu maddesi gereğince hâkim kararı, Cumhuriyet savcısının yazılı veya sözlü talimatı ya da kolluk amirinin yazılı emir vermesi zorunludur. Kolluk görevlileri sanığı durdurarak kimlik kontrolü yapmışlar, sanığın yere bıraktığı poşet içerisinde sigara görmeleri üzerine, sanığa poşet içerisinde ne olduğunu sormuşlar, sanığın kaçak sigara var demesi üzerine hakkında işlem yapmışlardır. Sanığın poşetinde sigara görülmesi, 5271 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesi kapsamında makul şüphe olarak değerlendirilebilir ise de; kolluk görevlilerinin kendiliğinden arama yapabilecekleri, aramaya karar verebilecekleri bir durum değildir. Arama kararı verecek kişiler 5271 sayılı Kanun’un 119 ncu maddesinde sayılmıştır. 5271 sayılı Kanun’un 119 ncu maddesi gereklerine uymadan arama yapılması nedeniyle deliller usulsüz elde edildiğinden hükme esas alınmamalıdır. Bu nedenle heyetimizin sayın çoğunluğunun sanığın mahkûmiyetinin onanmasına dair görüşüne katılmıyorum.