YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14511
KARAR NO : 2023/1279
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/1090 E., 2021/1930 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.10.2014 tarihli ve 2013/1078 Esas, 2014/977 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet
suçundan 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasının ertelenmesine, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, kaçak akaryakıtın ve tasfiye bedelinin 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü ve 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddeleri gereğince müsaderesine ve suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.
2.Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.10.2014 tarihli ve 2013/1078 Esas, 2014/977 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 14.05.2020 tarihli ve 2019/15695 Esas, 2020/4149 Karar sayılı ilâmıyla;
1.Nakil aracının iadesi kararına yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına,
2. Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik;
“…Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesine eklenen ”Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulanmasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu…” nedeniyle sair yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3.Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2020/1090 Esas, 2021/1930 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi delaleti ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.11.2022 tarihli ve 2021/134662 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği,
1.Sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, önleme aramasına istinaden yapılan arama ve el koyma işleminin hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Dosyada mevcut önleme araması kararı kapsamında yapılan yol uygulamasında şüphe üzerine durdurulan sanığın sevk ve idaresindeki aracın orijinal olan deposu ile ek deposunda 1200 litre kaçak akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Yakalanan kaçak akaryakıt hakkında düzenlenen 07.10.2013 tarihli kaçak eşyaya mahsus tespit varakaları dosya arasına alınmıştır.
3.23.07.2013 tarihli ulusal marker tespit tutanağında ele geçen akaryakıtın cinsinin motorin olduğu, kontrol sonucunda ulusal marker seviyesinin geçersiz çıktığı bildirilmiştir.
4.Sanık savunmasında, Antakya ilinden dondurma getirmeye gittiğini, Bohşin köyü civarında ucuz mazot olduğunu söylediklerinden aracının deposuna 1200 litre kadar ucuz mazot aldığını beyan etmiştir.
5.Sanığa soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı anlaşılmıştır.
6.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden
Her ne kadar Tebliğname’de onama yönünde görüş beyan edilmiş ise de, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, mahkemece yapılan etkin pişmanlık ihtarında suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının “1/2” olacağının bildirilmesi gerekirken, “1/3” oranında indirim yapılacağı bildirilmek suretiyle sanığın yanıltıldığı anlaşıldığından, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Olay ve olgular bölümünde belirtildiği üzere, önleme araması kararına istinaden sanığın kullandığı çekicide yapılan aramada aracın depolarında 1200 litre marker seviyesi geçersiz akaryakıt ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, yapılan aramanın usulüne uygun ve ele geçen motorinin ticari araçta, ticari miktarda olduğu ve sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
C. Re’sen Tespit Edilen Hukuka Aykırılıklar
Sanık müdafiinin aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı
Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, mahkemece sanığa yapılan etkin pişmanlık ihtarında suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının “1/2” olacağının bildirilmesi gerekirken, “1/3” oranında indirim yapılacağı bildirilmek suretiyle sanığın yanıltılması ve bu itibarla ödeme yapmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2020/1090 Esas, 2021/1930 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.