Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/14521 E. 2023/10431 K. 28.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14521
KARAR NO : 2023/10431
KARAR TARİHİ : 28.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/193 E., 2019/123 K.
SUÇ : 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu’na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 29.06.2010 tarihli ve 2010/1964 Esas, 2010/1104 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 5327 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca on … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.(Kapatılan) Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 29.06.2010 tarihli ve 2010/1964 Esas, 2010/1104 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 4. Dairesinin 11.09.2012 tarihli ve 2012/998 Esas, 2012/876 Karar sayılı ilamıyla; savunmalarında menenjit hastalığına düçar olan çocuğunun hastanedeki tedavisi sebebiyle 09.04.2010 tarihine kadar çocuğuyla ilgilendiğini ileri süren sanığın bu savunmalarına ne sebeple itibar edilmediğinin temyiz incelemesine imkan verecek nitelikte gerekçeli kararda açıklanmadığı değerlendirildiğinden hükmün öncelikle usûl yönünden, diğer taraftan; sanığın çocuğunu 11.03.2010 tarihinde hastaneye yatırdığı ve kendisinden başka kimsenin çocuğunun tedavisi ile ilgilenebilecek durumda olmadığı yönündeki savunmasının araştırılmasının zorunlu olduğu, araştırma yapılmadan tesis olunan söz konusu mahkumiyet hükmünün eksik soruşturmaya dayanması, ayrıca; kısa kararda, sanığa verilen cezadan 1632 sayılı Kanun’un 73’üncü maddesi gereğince indirim yapılmasına ve gerekçeli hükümde bu hususa değinilmesine rağmen, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında sanığa verilen cezadan 1632 sayılı Kanun’un 73’üncü maddesi gereğince indirim yapılmamasının hüküm fıkrası ile gerekçeli kararın çelişmesi niteliğinde olduğu tespit edildiğinden, mahkûmiyet hükmünün usul ve noksan soruşturma yönünden hukuka aykırılıklar sebebiyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma üzerine (Kapatılan) Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 20.02.2013 tarihli ve 2013/342 Esas, 2013/57 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi uyarınca 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 15.03.2013 tarihinde kesinleşmiştir.

4.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 15.03.2013 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 28.06.2016 tarihinde basit yaralama suçunu işlediğinin İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2018 tarihli ve 2016/387 Esas, 2018/83 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine, Özalp 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2019 tarihli ve 2018/193 Esas, 2019/123 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Kapatılan) Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 20.02.2013 tarihli ve 2013/342 Esas, 2013/57 Karar sayılı, açıklanması geri bırakılan hükmünün açıklanmasına, sanığın izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, uyarınca 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; askerliğini yaptığına ve bir … geç geldiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.09.03.2010 tarihinde 3 gün izin ve 2 günlük yol izni verilerek 5 gün süreyle kanuni izne gönderilen sanığın, 14.03.2010 tarihinde saat 11.00’e kadar birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 12.04.2010 tarihinde kolluk güçlerine teslim olduğu maddi vakıa olarak belirlenmiştir.

2.Sanık savunmalarında özetle; oğlunun menenjit hastası olduğunu ve Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesine yatacak olması nedeni ile ailesinin yanına resmi izinli olarak İstanbul’a gittiğini, oğlunun Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk polikliniği enfeksiyon bölümünde 17 gün tedavisinin sürdüğünü, refakatçi olarak başında kimsenin bulunmaması nedeni ile yanında kaldığını, bu nedenle hakkında izin tecavüzü davası açıldığını, bu sebeple 1 … gecikmeli terhis olduğunu ve suç işleme kastının olmadığını beyan etmiştir.

3.Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 31.01.2013 tarihli ve “…-Berat Hançer-Burcu Hançer” konulu yazısında; adı geçen şahısların suç tarihinde tedavi edildiğine dair bir bilgiye rastlanılmadığı bildirilmiştir.

4.Olay tespit tutanağı, vaka kanaat raporu, izin belgesi, sanığın yakalandığına dair tutanak ve dosya kapsamında bulunan diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.

5.Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2018 tarihli ve 2016/387 Esas, 2018/83 Karar sayılı kararı ve kesinleşme şerhi dosya kapsamında mevcuttur.

6.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Sanık tarafından oğlunun Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk polikliniği enfeksiyon bölümünde 17 gün tedavisinin sürdüğü ve refakatçi olarak başında kimsenin bulunmaması nedeni ile yanında kaldığı şeklinde mazeret olarak ileri sürdüğü hususların kovuşturma aşamasında yapılan araştırma sonucunda gerçeği yansıtmadığı ve sanığın birliğine katılmakta geciktiği süre içinde özür oluşturan hâli gidermeye yönelik olarak herhangi bir davranış sergilemeyerek yakalanmakla ele geçtiği dikkate alındığında; sanığın eyleminin 1632 sayılı Kanun’un 66 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenmiş olan izin tecavüzü suçunu oluşturduğu sabit görülerek Mahkemece, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin 18.03.2010-12.04.2010 olarak gösterilmesi gerekirken yalnızca 18.03.2010 olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi yazım hatası olarak görülmüştür.

3.5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.

4.Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, bozma ilamı sonrası yapılan yargılamada sanık hakkındaki netice cezanın 10 … hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle, (Kapatılan) Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 29.06.2010 tarihli kısa kararında netice cezanın 5 … hapis cezası olarak belirtilmesi karşısında; sanığın kazanılmış hakkı
açısından 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasına muhalefet edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (4) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Özalp 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2019 tarihli ve 2018/193 Esas, 2019/123 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümde netice cezanın belirlendiği fıkraya “… 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına,” ifadesinden sonra gelmek üzere “1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek sanığın cezasının 5 … hapis cezası üzerinden infazına,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.11.2023 tarihinde karar verildi.