YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14584
KARAR NO : 2023/737
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/201 E., 2022/334 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Vefat nedeniyle düşme, kaçak eşyaların müsaderesi, suçta kullanılan aracın iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.10.2014 tarihli, 2014/459 Esas, 2014/781 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (kaçakçılık) suçundan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun(5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği 2 yıl 11 ay hapis ve 5000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, eşya müsaderesine ve suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.
2.İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.10.2014 tarihli, 2014/459 Esas, 2014/781 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 03.03.2022 tarihli ve 2021/10419 Esas, 2022/4063 Karar sayılı ilâmıyla;
“…1. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18-son maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen Geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2.Temel gün adli para cezası tayin edilip, artırım ve indirim nedenleri uygulandıktan sonra gün adli para cezasının paraya çevrilmesi gerektiği kuralının gözetilmemesi ve tayin olunan adli para cezasının bir gününün 20,00 TL’den hesabı sırasında uygulama maddesi olan TCK’nun 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nun 232/6. madde ve fıkrasına aykırı davranılması,
3.24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2022 tarihli ve 2022/201 Esas, 2022/334 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanunu’na muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği düşme,
suça konu kaçak sigara ve mazotun 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsadere, suçta kullanılan aracın müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilemeyeceğine, suçta kullanılan aracın müsadere edilmemesinin hukuka uygun olmadığına ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın sevk ve idaresindeki aracın güvenlik güçlerince yol uygulamasında durdurulması sonucu yapılan önleme aramasında, aracın içerisinden 950 karton kaçak sigara ile variller içinde 400 litre kaçak mazot ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Gümrük müşaviri tarafından düzenlenen 15.07.2014 tarihli bilirkişi raporunda suça konu sigaraların bandrolsüz ve kaçak olduğu belirtilmiştir. İnönü Üniversitesi Akaryakıt/Petrol Analiz Labaratuvarı (İnönü-Pal) tarafından düzenlenen 13.05.2014 tarihli analiz raporunda suça konu mazotun ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden
Her ne kadar Tebliğname’de suçun işlenmesinde kullanılan araç hakkında mahkemece gerekçesiz olarak müsaderesine yer olmadığına karar verilmiş olması gerekçesiyle hükmün bozulması talep edilmiş ise de 5237 sayılı Kanun’un “Sanığın veya hükümlünün ölümü” kenar başlıklı 64 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “…Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir.
” şeklindeki düzenleme ve sanığın hükümden önce vefat etmiş olduğunun anlaşılması karşısında; üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya niteliğinde bulunmayan suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Düşme Kararı Yönünden
1.5237 sayılı Kanun’un “Sanığın veya hükümlünün ölümü” kenar başlıklı 64 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir…” şeklindeki düzenleme ve sanığın hükümden önce vefat etmiş olması karşısında davanın düşmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Dairemizin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/10419 Esas, 2022/4063 Karar sayılı bozma ilâmı sonrası Mahkemece duruşma açılıp katılan kurum davadan haberdar edilip hüküm kurulması gerekirken, duruşma açılmaksızın tensiple düşme kararı ile birlikte, müsadere ya da aracın iadesine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B-2) bendinde açıklanan nedenle İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2022 tarihli ve 2022/201 Esas, 2022/334 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.