Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/14585 E. 2023/1227 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14585
KARAR NO : 2023/1227
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/808 E., 2022/1117 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEMYİZ EDENLER : Katılan Gümrük İdaresi vekili, sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2015 tarihli ve 2014/1447 Esas, 2015/680 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve anılan Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin
birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına ve suça konu kaçak sigaraların müsaderesine karar verilmiştir.

2.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2015 tarihli ve 2014/1447 Esas, 2015/680 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 01.03.2021 tarihli ve 2018/4054 Esas, 2021/2937 Karar sayılı ilâmıyla;
“1.Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2.Temel gün adli para cezası tayin edilip, artırım ve indirim nedenleri uygulandıktan sonra gün adli para cezasının paraya çevrilmesi gerektiği kuralının gözetilmemesi,
3.Sanık hakkında belirlenen temel cezada 5607 sayılı Yasanın 3/10. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerekirken uygulama yeri bulunmayan aynı Yasanın 10. maddesi gereğince arttırım yapıldığının belirtilmesi,
4.24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5.Dava konusu kaçak sigaraların müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan TCK’nun 54/4. madde ve fıkrası yerine TCK’nun 54/1. madde ve fıkrasının gösterilmesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi ve suça konu kaçak sigaraların müsaderesi ile yetinilmesi gerekirken tasfiyesine de hükmedilmesi,” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2022 tarihli ve 2021/808 Esas, 2022/1117 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının yollamasıyla anılan Kanun’un üçüncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kısa süreli hapis cezasının ertelenmesine, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1. Ertelemenin yasal koşullarının oluşmadığına,

2. Re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine,
İlişkindir.

B. Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Beraat kararı verilmesi gerektiğine,

2. Arama kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, bu nedenle mahkûmiyet kararı verilemeyeceğine,

3. Re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.26.07.2014 tarihinde, otobüs terminalinde elinde siyah poşetler bulunan sanığın durumundan şüphelenilmesi üzerine güvenlik güçlerince sanığa taşıdığı poşetlerde ne olduğu sorulduğunda kaçak sigara bulunduğunu beyan ettiği ve rızası ile teslim ettiği poşetlerde yapılan incelemede toplamda 60 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık aşamalardaki savunmalarında, suçlamayı kabul etmeyerek, suça konu sigaraları Van ilinden arkadaşlarına hediye etmek için aldığını ve eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını yatırdığını beyan etmiştir.

3.Sanık tarafından bozma sonrası yargılama aşamasında dosyaya 27.01.2021 tarihli 2 adet vergi dairesi alındısının sunulduğu belirlenmiştir.

4.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden;
5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması koşulu ve (b) bendinde; suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işleyemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması hükmü getirilmiş olmakla; sanığın adli sicil kaydına göre sabıkasının bulunmaması, sanık hakkında hükmedilen netice hapis cezasının süresinin 2 yıldan az olması ve mahkemece sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda kanaatinin oluştuğuna ilişkin gerekçesi karşısında sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının ertelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstekleri Yönünden;
Olay ve olgular başlığı altında 1 numaralı paragrafta belirtildiği üzere suç tarihinde sanığın elindeki poşetten şüphelenilmesi üzerine rızası ile yapılan incelemede 60 karton kaçak sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 24.01.2017 tarihli, 2016/7-65 Esas ve 2017/21 Karar sayılı ilamında; bir suçla karşılaştığında suça el koymak, önlemek, sanık ve suç delillerini tespit etmekle görevli ve yetkili olan polislerin, mesleki tecrübelerine ve içinde bulundukları durumdan çıkardıkları izlenime göre; elinde poşet ile görülen sanığın durumundan şüphelendikleri, oluşan bu makul sebep nedeniyle yanına gittikleri ve sanığı durdurdukları, basit bir inceleme ile poşette bulunan sigaraların tespit edilebileceğinden arama kararına gerek bulunmadığı, dolayısıyla suçun delili ve konusunu oluşturan sigaraların ele geçirilip muhafaza altına alınmasının hukuka uygun olduğu ve hukuka aykırı bir delilden söz edilemeyeceğinden somut olaydaki aramanın hukuka uygun olduğunun kabulü ile suça konu gümrük kaçağı sigaraların miktar itibarıyla ticari miktar

ve mahiyette olduğu ve kişisel kullanım miktarının üzerinde bulunduğu gözetilerek sanık ve müdafiinin sübuta ve arama kararının usulsuz olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

C. Re’sen Yapılan İnceleme
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan Gümrük İdaresi vekili ile sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2022 tarihli ve 2021/808 Esas, 2022/1117 Karar sayılı kararında katılan Gümrük İdaresi vekili ile sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.02.2023 tarihinde karar verildi.