Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/14744 E. 2023/1377 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14744
KARAR NO : 2023/1377
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/158 E., 2021/564 K.
ŞİKÂYETÇİ : … (Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme
Kurumu)
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, şikâyetçi vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama-bozma

Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi … (Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu) vekilinin temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden Gümrük İdaresi vekilinin ise, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, Anayasanın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrası ve 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu

maddeleri gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, katılan vekilinin yokluğunda verilen edilen hükümde, temyiz süresinin tebliğden itibaren 15 gün şeklinde yanıltıcı gösterilmesi nedeniyle temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 03.09.2013 tarihli ve 2013/7990 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet eyleminden cezalandırılması, el koyulan eşyalar hakkında ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi gereği müsaderesine karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.

2.Nakil aracı hakkında el koyma kararının bulunmadığı görülmüştür.

3.Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2014 tarihli ve 2013/930 Esas, 2014/222 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanunu’nun 62 nci maddesi ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, suça konu kaçak eşyanın 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine, suçta kullanılan nakil aracının ise müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.

4.Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2014 tarihli ve 2013/930 Esas, 2014/222 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 20.10.2020 tarihli ve 2019/3641 Esas, 2020/13198 Karar sayılı ilâmıyla, 7242 sayılı Kanun’un 61 inci ve 62 nci maddeleri ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde yapılan sanık lehine hükümler içeren değişikliklerin yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5.Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2021 tarihli ve 2021/158 Esas, 2021/564 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle, beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 10 ay hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine, suça konu kaçak eşyanın 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine, suçta kullanılan nakil aracının ise müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Gümrük idaresi vekilinin temyiz istemi,
1.Suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine karar verilmesi gerektiğine,

2.Ele geçen sigaraların gümrüklenmiş değerinin pek hafif kabul edilerek hükmolunan cezada yapılan indirimin usul ve kanuna aykırı olduğuna,

3. Re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.21.07.2013 tarihinde emniyet güçlerince durumundan şüphelenilmesi üzerine, Şanlıurfa Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/1046 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden, sürücüsünün sanık … olduğu araçta yapılan aramada muhtelif markalarda 740 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir.

2.Ele geçen gümrük kaçağı eşyalar hakkında kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dosya arasına alınmıştır.

3.Sanık soruşturma aşamasındaki ifadesinde, amacının sigaraları satıp kâr elde etmek olduğunu beyan etmesine karşın, kovuşturma aşamasında ele geçen sigaraları içmek maksadıyla bulundurduğunu savunmuştur.

4.Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 20.10.2020 tarihli ve 2019/3641 Esas, 2020/13198 Karar sayılı bozma ilâmının gereğinin yerine getirildiği, ancak soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümleri hatırlatılmayan sanığa bozma ilâmı üzerine yapılan ihtarda, etkin pişmanlık hükümleri uyarınca ele geçen kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı ödemesi halinde hükmolunacak cezadan 1/3 oranında indirim yapılacağının bildirildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
A. … (Tütün Ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu) Vekilinin Temyiz Talebine Yönelik;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmeyen … Bakanlığının (Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu) davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Suçta Kullanılan Nakil Aracına Yönelik;
Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 03.09.2013 tarihli ve 2013/7990 Esas sayılı iddianamesinde suçta kullanılan nakil aracına yönelik müsadere talebinin bulunmaması karşısında, nakil aracı hakkında açılmış bir müsadere davası bulunmamasına rağmen mahkemece nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

C. Re’sen Tespit Edilen Hukuka Aykırılıklar;
Katılan vekilinin aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
1.15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine;
a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında,
b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet Savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar

yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır.” hükmünü içermesi karşısında;

Etkin pişmanlık hükümleri açıkça anlatılarak, soruşturma aşamasında ihtar yapılmayan sanığa kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödemesi halinde 1/2 indirim yapılacağının açıkça bildirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde indirim oranının 1/3 olduğu bildirilerek sanığın yanıltılması,

2.Nakil aracı yönünden açılan bir dava bulunmadığı halde müsaderesine yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. … (Tütün Ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu) Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmeyen … Bakanlığının (Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu) davaya katılma ve 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan … İdaresi Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden;
Gerekçe bölümünün (B ve C) bentlerinde açıklanan nedenle Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2021 tarihli ve 2021/158 Esas, 2021/564 Karar sayılı kararına yönelik katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.02.2023 tarihinde karar verildi.