Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/14770 E. 2023/1433 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14770
KARAR NO : 2023/1433
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/842 E., 2022/801 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kırıkhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2015 tarihli ve 2014/781 Esas, 2015/829 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 51 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci

fıkrası, 54 üncü maddesi, 58 inci maddesi gereği erteli 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine, suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına, hükmün kesinleşmesine müteakip araç üzerindeki şerhin kaldırılmasına karar verilmiştir.

2.Kırıkhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2015 tarihli ve 2014/781 Esas, 2015/829 Karar sayılı kararının, katılan … İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 16.06.2021 tarihli ve 2019/28186 Esas, 2021/6771 Karar sayılı ilâmıyla; suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına dair verilen kararın onanmasına, mahkûmiyet kararının ise hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci ve 62 nci maddeleri ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerinin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince yapılan ihtarda infazda yetkinin kısıtlanmasına sebep olunması, aynı Kanun’un 51 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince ihtar yapılmaması ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesi bakımından yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Kırıkhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2022 tarihli ve 2021/842 Esas, 2022/801 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası delaletiyle 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları, 7242 sayılı Kanun ile değişik yirmi ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği hapis cezasından çevrili 6.000,00 TL adlî para cezası ve doğrudan hükmolunan 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz talebi, sanık hakkında verilen cezanın usul ve Kanuna aykırı olduğuna ve suçta kullanılan nakil vasıtası hakkında müsadere kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağına göre, 19.06.2014 tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki 31 RAN 86 plakalı araçta Kırıkhan Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/873 Değişik İş sayılı arama kararına binaen yapılan aramada, 7 adet 60 litrelik bidonda toplam 420 litre kaçak akaryakıt ele geçirilmiştir. Sanık bozma öncesindeki savunmasında ucuz olduğu için kaçak yakıt aldığını ve pişman olduğunu beyan etmiş, bozma sonrasındaki savunmasında ise akaryakıtı aracı için aldığını ancak kaçak olduğunu bilmediğini, gümrüklenmiş değerin iki katını ve kamu zararını ödemesine rağmen makbuzun kaybolduğunu söylemiştir.

2.Malen sorumlu …’in bozma öncesi vermiş olduğu beyanı dosya içerisinde mevcuttur.

3.18.10.2014 tarihli Makine Mühendisi Bilirkişinin düzenlemiş olduğu rapor dosya içerisinde mevcuttur.

4.19.01.2015 tarihli sanık tarafından 716,74 TL ödendiğine ilişkin makbuz dosya arasında mevcuttur.

5.Ulusal Marker tutanağına göre, yapılan ölçümde marker seviyesinin geçersiz olduğu tespit edilmiştir.

6.Ele geçirilen kaçak akaryakıtın gümrüklenmiş değerinin pek hafif olduğu tespit edilmiştir.

7.Soruşturma aşamasında sanığa, kolluk tarafından 19.06.2014 tarihinde gümrüklenmiş değerin iki katını ödemesi halinde verilen cezada 1/2 oranında indirim yapılacağına dair ihtarda bulunulduğu görülmüştür.

8.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Suçta Kullanılan … Plaka Sayılı Araç Yönünden
Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 16.06.2021 tarihli ve 2019/28186 Esas, 2021/6771 Karar sayılı ilamında nakil aracının sahibine iadesinin onanmasına dair karar verilmesinden sonra mahkemece nakil aracı ile ilgili herhangi bir hüküm kurulmaması nedeniyle incelemeye konu hüküm bulunmadığından katılan vekilinin temyiz talebi bu yönüyle incelenmemiştir.

B.Sanık Hakkında Kurulan Mahkumiyet Kararı Yönünden
1.Sanığın sevk ve idaresindeki araçta yapılan aramada toplam 420 litre kaçak akaryakıt ele geçirildiği olayda, sanığın kaçak akaryakıtın kendisine olduğunu beyan ettiği; dava konusu kaçak akaryakıtın gümrüklenmiş değerinin suç tarihinde pek hafif olduğunun anlaşıldığı; mahkemece lehe ve aleyhe kanun tartışması yapılarak sanık hakkında verilen mahkumiyet kararında ve kaçak eşyanın müsaderesine dair kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Suçta Kullanılan … Plaka Sayılı Araç Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Kırıkhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2022 tarihli ve 2021/842 Esas, 2022/801 Karar sayılı kararında nakil aracıyla ilgili hüküm kurulmadığından, bu konuyla ilgili katılan vekilinin temyiz talebi incelenmeksizin mahalline İADESİNE,

B.Sanık Hakkında Kurulan Mahkumiyet Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Kırıkhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2022 tarihli ve 2021/842 Esas, 2022/801 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.02.2023 tarihinde karar verildi.

(Karşı Düşünce)

KARŞI DÜŞÜNCE

Sanık …’ın, 5607 sayılı Yasanın 3/5-10-22, 5237 sayılı TCK.nun 62/1, 52/2, 50/1-a, 54/4. maddeleri uyarınca hapis cezasından çevrilme 6.000,00 TL ve doğrudan 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ve zoralıma, sanık hakkında CMK.nun 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

Mahkemenin mahkumiyete ilişkin kararı, süresi içerisinde katılan kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.

5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, katılan kurum vekili tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun onamaya ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;

Ceza Genel Kurulunun 01.06.2010 gün ve 96/134 sayılı kararında da belirtildiği üzere koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi, (mahkumiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin) objektif koşulların varlığı halinde mahkemece, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde öncelikle uygulanacak, koşullarının bulunmadığı veya uygulanmaması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde ise, cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin diğer hükümler değerlendirilecektir.

Somut olayda da; mevcut adli sicil kaydındaki sabıkasının silinme koşulları oluştuğu, yine suç tarihinin CMK.nun 231/8. maddesinde 28.06.2014 tarihinde yürülüğe giren 6545 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önce olması nedeniyle, sanık hakkında önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının CMK.nun 231/5. maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği ve mahkemece bildirilen kamu zararının sanık tarafından ödenerek makbuzun dosyaya sunulduğu da dikkate alındığında, bunlara dayanarak sanığın sabıkalı kişiliğinden bahsedilemeyeceği ve suç tarihi itibariyle kesinleşmiş mahkumiyeti de bulunmadığından, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurulup, yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususu yasal gerekçe ile tartışılarak sonucuna göre CMK.nun 231/5. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekçesiyle bozulması yerine, yerel mahkemenin usul ve yasaya uygun olmayan kararının onanmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 20.02.2023