YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14829
KARAR NO : 2023/1600
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/710 E., 2021/158 K.
SUÇTAN ZARAR GÖREN : …
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının
Düzenlenmesine Dair Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2013 tarihli ve 2011/808 Esas, 2013/460 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı
Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 51 inci maddelerinin birinci fıkraları, 54 üncü maddesinin dördüncü fıklarası gereğince 1 yıl 3 ay hapis ve 1.660,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, hapis cezasının ertelenmesine, kaçak eşya ve nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.
2.Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2013 tarihli ve 2011/808 Esas, 2013/460 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13.05.2020 tarihli ve 2016/16081 Esas, 2020/5124 Karar sayılı ilâmıyla;
“…Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın ilgili hükümleri (5607 sayılı Yasanın 3/18-son maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2) somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,…” nedenleriyle sair yönler incelenmeden bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu, Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2021 tarihli ve 2020/710 Esas, 2021/158 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’un (4733 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 1.660,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kazanılmış hak hükümleri gereğince cezasının 1 yıl 3 ay hapis cezası olarak infazına, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suçtan zarar gören … vekilinin temyiz istemi; katılma hakkı tanınmadan yokluğunda karar verilmesi ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.08.06.2011 tarihinde Yurtiçi Kargo yetkililerinin bir şahsın sürekli olarak sigara gönderdiğini bildirmeleri üzerine kolluk güçlerince kargo şubesinde beklenildiği, sanığın adına ruhsatlı …. plakalı aracına 6 adet kargo gönderisini yüklediği sırada karton kutuların kenarları yırtılarak bakıldığında sigara olduğunun görülmesi üzerine toplam 1630 karton sigaraya el konulduğu anlaşılmıştır.
2.Sanık bozma öncesi ve sonrasında değişmeyen savunmasında, adına ruhsatlı aracı ile nakliye işiyle uğraştığını, gönderilerin kimlik bilgilerini veremediği Zeki isimli şahsa ait olduğunu, kolilerde sigara olduğunu bilmediğini beyan ederek, suçlamayı kabul etmemiştir.
3.Suçtan zarar gören kurum davadan haberdar edilmeden yokluğunda yargılama yapılmıştır.
4.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında 2 numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek, gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5752 sayılı Kanun ile değişik 4733 sayılı Kanun kapsamında kaldığı bu suçtan zarar görenin de … (kapatılan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu) olduğu cihetle, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davadan haberdar edilip duruşma günü bildirilmeden yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Sanık … kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama kararının da bulunmadığı, buna göre yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu ve ele geçen deliller hukuka aykırı delil niteliğinde olup, Anayasamızın 38 inci maddesinin altıncı fıkrasının “Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez.” hükmü ve yine 5271 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 nci maddesinin ikinci fıkrası, 230 uncu maddesinin birinci fıkrasında da hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceği, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklindeki açık düzenlemeler karşısında, hiç bir aşamada suçlamayı kabullenmemiş olan sanık hakkında hukuka aykırı şekilde elde edilen ve kaçak olduğu anlaşılan eşyanın hükme esas alınamayacağı gözetilerek beraat kararı verilmesi gerekirken, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2021 tarihli ve 2020/710 Esas, 2021/158 Karar sayılı kararına yönelik suçtan zarar gören … vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.