YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14948
KARAR NO : 2023/31
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/515 E., 2022/508 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na Muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.10.2015 tarihli ve 2014/1326 Esas, 2015/1103 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak akaryakıtın 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine, suçta kullanılan nakil aracının ise sahibine iadesine karar verilmiştir.
2. Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.10.2015 tarihli ve 2014/1326 Esas, 2015/1103 Karar sayılı kararının sanık ve katılan … İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 17.05.2021 tarihli ve 2018/18347 Esas, 2021/5798 Karar sayılı ilâmıyla;
“…1. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2. Sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanunun 3/11. maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı CMK’nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanunun 3/5 ve 3/10. madde ve fıkraları uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi,
3. Sanık hakkında temel ceza belirlenirken tayin edilen 5 gün adli para cezası üzerinden 5607 sayılı Yasanın 3/10. maddesi gereği 1/2 oranında artırım yapılarak 7 gün adli para cezası ve 5237 sayılı TCK’nun 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldıktan sonra sonuç olarak 5 gün adli para cezasının TCK’nun 52/2.maddesi uyarınca günlüğü 20,00 TL’den 100,00 TL adli para cezası olarak tesis edilmesi gerekirken, hesap hatası sonucu 120,00 TL adli para cezasına hükmolunması,
4. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Uzun süreli hapis cezası ertelenmeyen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı sanığın sadece altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5. Davaya konu kaçak akaryakıt hakkında 10.09.2014 tarihli tasfiye kararı verildiğinin ve tasfiye bedelinin Hazine hesabına aktarıldığının anlaşılması karşısında, tasfiye bedelinin hazine adına irad
kaydına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.06.2022 tarihli ve 2021/515 Esas, 2022/508 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun’un üçüncü maddesinin beş, on ve yirmi ikinci fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’ un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 ay 20 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesinin 1 inci maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine ve kaçak eşyanın 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.11.2022 tarihli ve 2022/125871 sayılı, “15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasa’nın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve soruşturma aşamasında sanığa etkin pişmanlık hükmünden yararlanması hususunda ihtar yapılmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasa’nın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sanığa suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını kovuşturma aşamasında ödemesi halinde, cezasından 1/2 oranında indirim yapılacağına yönelik ihtar çıkarılması gerekirken,” kovuşturma aşamasında ödemesi halinde 1/3 oranında cezasından indirim yapılacağı” şeklinde ihtar yapılarak, yöntemine uygun olarak yapılmayan ve sanığı doğru bilgilendirme hakkına aykırı hareket edilmek suretiyle, sanığın suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı kovuşturma evresinde Devlet Hazinesine ödediği anlaşılmakla cezada yapılacak indirimin “1/2″ olması gerekirken 1/3 oranında indirim yapılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,…” nedenine dayalı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebepleri;
1. Nakil aracının müsaderesi hususunda karar verilmemesine,
2. Katılan kurumun uğradığı zararın giderilmemesi nedeniyle hapis cezasının ertelenmesi koşullarının oluşmadığına,
3. Re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.18.07.2014 tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki aracın güvenlik güçlerince yol uygulamasında durdurulması sonucu yapılan önleme aramasında, aracın akaryakıt deposunda ulusal marker seviyesi geçersiz 250 lt motorin cinsi akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık … bozma öncesinde istinabe yoluyla alınan savunmasında, üzerine atılı suçlamayı
kabul etmediğini, 250 lt motorini kendi kullanımı için aldığını ve ticari amacının bulunmadığını beyan etmiş, bozma sonrası alınan savunmasında ise ülkeye kaçak motorin sokmadığını, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını kabul ettiğini, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını ödeyerek buna ilişkin dekontu dosyaya sunduğunu belirtmiştir.
3. Suça konu motorinin ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğuna ilişkin 18.07.2014 tarihli Ulusal Marker Tespit Tutanağı ile İnönü Üniversitesi Petrol …Laboratuvarı (PAL) tarafından düzenlenen 11.08.2014 tarihli …raporu dava dosyasında mevcuttur.
4. Sanık bozma öncesi yapılan yargılama aşamasında kamu zararı olan gümrük vergileri toplamında oluşan 571,04 TL’yi yatırdığına ilişkin makbuzu sunduğu gibi bozma sonrası aşamada da 29.03.2022 tarihli alındı belgesine göre dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı olan 2.051,78 TL’yi yatırdığına ilişkin alındı belgesini dosyaya ibraz etmiştir.
5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden
Her ne kadar Tebliğname’de soruşturma aşamasında sanığa etkin pişmanlık hükmünden yararlanması için ihtar yapılmadığından sanık hakkında uygulanan etkin pişmanlık indiriminin 1/2 yerine 1/3 oranında yapılması nedeniyle fazla ceza tayin edildiği gerekçesiyle hükmün bozulması talep edilmiş ise de sanığın soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hükmü hatırlatılarak bu kapsamda ifadesinin alındığı ve gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını bozma sonrası kovuşturma aşamasında yatırdığı anlaşıldığından mahkemece takdir edilen 1/3 oranındaki indirimde bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Nakil Aracının İadesi Yönünden
Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 17.05.2021 tarihli ve 2018/18347 Esas, 2021/5798 Karar sayılı bozma ilamına göre suçta kullanılan nakil aracının iadesine ilişkin kararın onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşılmakla, katılan kurum vekilinin bu konuyla ilgili temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.
C. Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Sanığın suç tarihinde ticari nitelikteki çekici cinsi aracının deposunda ticari miktarda kaçak akaryakıt ele geçirilmiş olması, Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen …raporu, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
D. Hapis Cezasının Ertelenmesi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması koşulu ve (b) bendinde; suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işleyemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin
oluşması hükmü getirilmiş olmakla; sanığın adli sicil kaydına göre sadece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kaydının bulunduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının dışında ertelemeye engel kaydın bulunmaması, sanık hakkında hükmedilen netice hapis cezasının süresinin 2 yıldan az olması ve mahkemece sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda kanaatinin oluştuğuna ilişkin gerekçesi karşısında sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının ertelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
E. Re’sen Tespit Edilen Hukuka Aykırılıklar
1. Katılan … İdaresi vekilinin aşağıda belirtilen hususların dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.
2. Sanığın 29.03.2022 tarihli alındı makbuzu ile suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını ödediğini belgelediği, mahkemece bu kapsamda sanık hakkında belirlenen temel cezada 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık indiriminin uygulanmasına rağmen, gerekçeli kararın delillerin değerlendirilmesi bölümünde “sanığın gümrüklenmiş değerinin iki katını yapılan ihtara rağmen ödemediği anlaşıldığından 7242 sayılı yasa ile değişik 5607 sayılı yasanın 5/2 gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına” karar verildiği belirtilerek kısa karar ile gerekçede çelişki yaratılması suretiyle hükmün karıştırılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Dosya sanığının dışında sanık bulunmamasına rağmen hüküm fıkrasının ertelemeye ilişkin bendinde sanıkların denilmek suretiyle çelişki oluşturulması ve 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca yalnızca hükmolunan hapis cezalarının ertelenebileceği gözetilmeyerek adli para cezasını da kapsayacak şekilde “cezasının” ertelenmesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (E- 2,3) paragrafında açıklanan nedenlerle Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.06.2022 tarihli ve 2021/515 Esas, 2022/508 Karar sayılı kararına yönelik katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2023 tarihinde karar verildi.