YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14955
KARAR NO : 2023/3589
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/185 E., 2022/1131 K.
SUÇTAN ZARAR GÖREN : … Bakanlığı
SUÇ : 5752 sayılı Kanun ile değişik 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet , kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu,
şikâyetçi … Bakanlığı vekilinin katılma talebi hakkında karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu gözetilip, şikâyetçi kurumun suçtan zarar görme olasılığına göre sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu gözetilerek hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2011 tarihli ve 2010/923 Esas, 2011/377 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesi gereği 6 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyanın 5237 sayılı 54 üncü maddesi gereği müsaderesine karar verilmiştir.
2.Anılan mahkeme kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 16.03.2017 tarihli ve 2014/33911 Esas, 2017/1908 Karar sayılı ilâmıyla;
“…1-Dairemizin 2012/28730 esası ile 26/12/2012 tarihinde temyiz isteminin reddine dair ek kararın onanmasına karar verilen (İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/836 esas ve 2011/238 karar sayılı dosyasına ilişkin suç tarihinin 11/09/2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 21/10/2010 olduğu,
2-Dairemizin 2013/16096 esası ile 31/03/2014 tarihinde düzeltilerek onanmasına karar verilen (İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/983 esas ve 2011/641 karar sayılı dosyasına ilişkin suç tarihinin 04/10/2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 01/12/2010 olduğu, sanığın anılan dosyalardaki eylemi ile temyiz incelemesine konu dava dosyasındaki eyleminin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek, temyiz isteminin reddine dair ek kararın onanmasına karar verilen dosya ile düzeltilerek onanmasına karar verilen dosyanın, bu dosya içine konularak birlikte TCK 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2017 tarihli ve 2017/423 Esas, 2017/457 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi, 52 nci maddesi gereği sonuç olarak 1 ay 15 gün hapis ve 40,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereği müsaderesine karar verilmiştir.
4.Söz konusu mahkeme kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 22.12.2020 tarihli ve 2018/10199 Esas, 2020/19340 Karar sayılı ilâmıyla;
“… Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. madde ve fıkraları somut olaya uygulanarak, belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
1-Dairemizin 16.03.2017 tarihli ve 2014/33911 E. – 2017/1908 K. sayılı ilâmının sanık lehine cezada kazanılmış hak oluşturduğu ve suç vasfına ilişkin kazanılmış hak olamayacağı gözetilmeden, sanığın eylemine uyan 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi gereğince ceza tayin edilip, sanığa verilen cezada 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesi uyarınca arttırım yapıldıktan sonra belirlenen cezasından; daha önce kesinleşen ve TCK’nun 43. maddesine konu İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/836 E. ve 2011/238 K. sayılı dosyasında kesinleşen 6 ay hapis ve 5 gün adlî para cezasının, yine İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/983 E. ve 2011/641 K. sayılı dosyasında kesinleşen 6 ay hapis ve 5 gün adlî para cezasının mahsubu ile yetinilmesi yerine, yazılı şekilde sonuç cezanın 1 ay 15 gün hapis ve 40,00 TL
adlî para cezası olarak belirlenmesi,
2-Temel ceza üzerinden 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesi gereğince 1/4 oranında arttırım yapılması sırasında adlî para cezasının “6 gün” yerine “7 gün” olarak hesap hatası yapılmak suretiyle fazladan adlî para cezası tayin edilmesi,,” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2021/185 Esas, 2022/1131 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 43 üncü maddesi, 53 üncü maddesi gereği cezada kazanılmış hak gereği 6 ay 7 gün hapis ve 5 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmiştir.
6.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.11.2022 tarihli ve 2022/114627 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Şikâyetçi … Bakanlığı Vekilinin Temyiz Sebepleri;
Vekâlet ücretine, kararın usule ve kanuna aykırı olmasına ve re’sen nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için 5752 sayılı Kanun ile değişik 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’un (4733 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımının, aynı Kanun’un 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği suçun işlendiği 13.10.2010 tarihinden itibaren temyiz inceleme tarihine kadar anılan maddelerde öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
3.Suça konu sigaraların bandrolsüz ve kaçak olduğuna dair bilirkişi raporunun dava dosyasında olduğu anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2021/185 Esas, 2022/1131 Karar sayılı kararına yönelik şikâyetçi … Bakanlığı vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık … hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği
gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollaması ile 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle 11.04.2023 tarihinde karar verildi.