Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/15389 E. 2023/1606 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15389
KARAR NO : 2023/1606
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/47 E., 2021/1116 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2012 tarihli ve 2012/1178 Esas, 2012/1075 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezasından çevrilen 4.500,00 TL adli para cezası ve 5.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyaların 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmiştir.

2.Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.l1.2012 tarihli ve 2012/1178 Esas, 2012/1075 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.05.2015 tarihli ve 2014/16244 Esas 2015/15036 Karar sayılı ilâmıyla;
“…Sanık tarafından arama sırasında ele geçen çaylarla ilgili olarak sevk irsaliyesi, gümrük giriş beyannamesi ve diğer belgelerin fotokopilerinin sunulması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi açısından, dava konusu 2400 kg paket çaya ilişkin ibraz edilen 21.06.2012 tarih ve 025910 nolu faturayı düzenleyen firma yetkilisinin beyanı alınıp, şirketin defter ve belgelerinin incelenerek faturanın kayıtlı olup olmadığı ve firmanın suç tarihindeki stok miktarı belirlendikten sonra ithale kadar inilmek suretiyle zincirleme menşei araştırmasının tamamlanıp ilgili Gümrük İdaresi’nden gümrük giriş beyannameleri tüm ekleriyle birlikte getirtilip, dava konusu tüm belgeler konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek cins, miktar, menşei ve sair özellikleri itibariyle ayniyet tespiti yaptırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulama göre de;
Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının taksitle tahsiline karar verilirken 5237 sayılı TCK.nun 52/4, 5275 sayılı Yasanın 109 ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Tüzüğün 51.maddelerine aykırı olarak sanığın aleyhine ve infaz yetkisini de kısıtlar şekilde “Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılacak ödeme emrinin tebliğinden itibaren, aylık taksitler halinde ödenmesine, taksit sayısının = 24 olarak belirlenmesine, ödemelerin birbirini takip eden her ayın = 1’nde yapılmasına, Taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtaratına” karar verilmesi…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu, Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli ve 2015/405 Esas, 2016/206 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezasından çevrilen 4.500,00 TL adlî para cezası ve 5.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyaların 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmiştir.

4.Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli ve 2015/405 Esas, 2016/206 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14.12.2020 tarihli ve 2018/9506 Esas 2020/18445 Karar sayılı ilâmıyla;
“…1.Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2.Suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değiştirilmeden önceki 5607 sayılı Kanun 3/5. maddesinde düzenlenen suçun üst sınırının iki yıl olduğu gözetilerek; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nun 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince,

iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanunun 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesi’ nin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’nda yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olmakla birlikte, iptal kararının sonuçları itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nun 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan TCK’nun 7. ve CMK’nun 251. maddeleri uyarınca dosyanın “basit yargılama usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

5.Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2021 tarihli ve 2021/47 Esas 2021/1116 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezasından çevrilen 1.500,00 TL adlî para cezası ve 2.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyaların 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmiştir.

6.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.11.2022 tarihli ve 2021/123652 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; eşyanın kargo şubesinde ele geçirilmiş olması nedeniyle sanık yönünden şüphenin giderilmediğine ve sair sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Adana Kom Şube Müdürlüğünün olay tarihlerinde sanık adına Van ilinden Yurtiçi Kargo ile kaçak çay geleceği ihbarı üzerine, 21.06.2012 tarihinde Adana Büyük toptancılar sitesi içerisinde bulunan Yurtiçi kargo şubesini takibe aldıkları, aynı gün saat 11.00 sularında Yurtiçi kargo aracından indirilerek sanık …’na teslim edilen kargo gönderisinde Adana 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/1818 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden yapılan arama sonucu toplam 2400 kg çayın ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık bozma öncesi ve sonrasında değişmeyen savunmasında, ele geçen çayların kaçak olmadığını beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.

3.İbraz edilen fatura ve ithale ilişkin beyanname ekindeki 12.07.2010 tarihli ÇAYKUR analiz raporunda ithal edilen çayın “Orta Kalitede Pekoe ( PEK) ” tipi yabancı menşeili siyah çay olduğu belirtilmiştir.

4.Sanıkta ele geçirilen çaylara ilişkin 06.08.2012 tarihli ÇAYKUR analiz raporunda numune çayın “Düşük Kalitede Orange Pekoe A ( OPA )” tipi yabancı menşeili siyah çay olduğu bildirilmiştir.

5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında 4 numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek, gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.

IV. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Ancak;
2.10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir” şeklindeki düzenlemenin, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun’da hüküm altına alınması nedeniyle ancak anılan Kanun uyarınca belirlenecek temel cezaya tatbik edilebileceği gözetilmeden, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’a göre belirlenen temel cezadan sonra uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,

3.15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır.” hükmünü içermesi karşısında; kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının hesaplanarak, verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının sanığa bildirilmesi gerekirken indirim oranının 1/3 olarak bildirilmesi suretiyle sanığın yanıltılması,

4…. varakasına göre 51.692,26 TL tutarındaki gümrüklemiş değerin “normal değerde” olduğu gözetilmeden gümrüklenmiş değerin “hafif olduğu” kabul edilerek sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uyarınca indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,

5.Sanığa çıkarılan tebligatta kaçak eşyanın gümrüklenmiş değeri üzerinden değil CİF değeri olan 19.536,00 TL üzerinden hesaplama yapılarak ihtarda bulunulduğu, gerekçeli kararda ise “gümrüklenmiş değerinin iki misli olan 3.870,40 TL” denilmek suretiyle dosya ile uyumlu olmayan ve çelişki oluşturacak gerekçe ile hüküm kurulmuş olması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2, 3, 4 ve 5) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2021 tarihli ve 2021/47 Esas, 2021/1116 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2023 tarihinde karar verildi.