Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/15539 E. 2023/958 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15539
KARAR NO : 2023/958
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/112 E., 2021/222 K.
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK: …
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk ve müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri 2. Çocuk Mahkemesinin, 16.09.2014 tarihli ve 2014/398 Esas, 2015/532 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyaların 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine, karar verilmiştir.

2.Kayseri 2. Çocuk Mahkemesinin, 16.09.2014 tarihli ve 2014/398 Esas, 2015/532 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 30.09.2020 tarihli ve 2019/12530 Esas, 2020/12029 Karar sayılı ilâmıyla;
“..Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin suça sürüklenen çocuk lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Yapılan yargılama sonrasında Kayseri 2. Çocuk Mahkemesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2021/112 Esas, 2021/222 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kanunu’na muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci, yirmikinci ve 5 inci maddesinin ikinci fıkraları ve 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası delaleti ile birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapis cezasından çevrilen 2.000,00TL adli para cezası ve doğrudan hükmolunan 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyaların aynı Kanun’un 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01.12.2022 tarihli ve 2021/126220 sayılı, …Suça sürüklenen çocuğun geçerli bir nedene dayanmayan, suç ve cezayı kabul etmediğine ilişkin; suça sürüklenen çocuk müdafiinin, olayla hakkında yeterli araştırma ve değerlendirme yapılmadan verilen mahkûmiyet kararının ve katılan idare vekili duruşmaları takip etmediği halde katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİ, ancak;
1)Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suça sürüklenen çocuğun eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10 madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu cihetle; lehe yasanın suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasanın 3/18. maddesi ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasa’nın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. maddeleri yönünden her bir yasanın ilgili hükümlerinin kendi içinde somut olaya uygulanması ile belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karma uygulama yapılması,
2)Kabule göre;
a)Ceza belirlenirken, TCK’nun 61. maddesi uyarınca önce fiile ilişkin nedenlerin daha sonra faile ilişkin (şahsi) sebeplerin dikkate alınması gerektiğinden, suça sürüklenen çocuk hakkında yapılan uygulamada; 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinden sonra aynı Yasanın fiile ilişkin olan 3/22. maddesi uyarınca indirim yapıldıktan sonra failin şahsi sebeplerinden olan yaş küçüklüğüne ilişkin TCK’nun 31/3.

maddesinin uygulanması gerekirken, CMK’nun 230/1-c maddesindeki hükme rağmen yazılı şekilde uygulama yapılması,
b)İddianamede gösterilmeyen ve talep bulunmayan kanun hükümleri bakımından, CMK’nın 226. maddesi uyarınca sanığa ek savunma yapma fırsatı verilmeden, hakkında uygulama yapılması,
c)Kaçak eşyaların müsaderesine karar verilirken CMK’nun 232/6. maddesindeki açık hükme rağmen yasal dayanağının yeterli biçimde (TCK’nun 54/4 maddesi) gösterilmemesi,
Yasaya aykırı bulunduğundan hükmün CMUK’nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASI… görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Suça sürüklenen çocuğun temyiz sebepleri;
Suçlamaları ve uygulanan para cezasını kabul etmediğine ve temyiz hakkını kullanmak istediğine, ilişkindir.

B.Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri;
1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2. Eksik inceleme ile karar verildiğine,

3.Duruşmaları takip etmemeleri nedeni ile katılan lehine hükmolunan vekalet ücretinin hatalı olduğuna,

4. Re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine, ilişkindir.

C.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri;
Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen cezada, 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası ve aynı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının, 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasından önce uygulanması sureti ile yanlış ceza tayin ediliğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Suça sürüklenen çocuğun, elinde çanta ile pazar yerinde yürüdüğü esnada, emniyet güçleri tarafından yapılan denetimde çanta içerisinde farklı marka ve miktarlarda toplan 77 paket gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Suça sürüklenen çocuk mahkemede alınan savunmalarında sigaraları içmek için aldığını beyan etmiş ise de, Cumhuriyet savcısı tarafından müdafii huzurunda alınan savunmasında, suçlamayı kabul ederek, pazarda tezgah açmak için sigaraları yanında bulundurduğunu beyan etmiştir.

3.Suça sürüklenen çocuğa, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmadığı anlaşılmış, kovuşturma aşamasında ise, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar para suça sürüklenen çocuk tarafından Devlet hazinesine ödenmiştir.

4.Eylemi sabit görülen suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet hükmü tesis edilirken; temel ceza belirlenmesinin ardından 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci ve 5 inci maddesinin ikinci fıkralarından önce, 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulandığı anlaşılmıştır.
IV.GEREKÇE
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suça sürüklenen çocuğun eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu nazara alınarak suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci (10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp aynı gün yürürlüğe giren 7243 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştiği gözetilerek) fıkraları somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken karma uygulama yapılarak yazılı şekilde hüküm tesisi,

Kabule göre ise;
1.Suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm tesis edilirken, temel ceza belirlenmesinin ardından 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci ve 5 inci maddesinin ikinci fıkraları uyarınca uygulama yapıldıktan sonra 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı sıralama ile hüküm kurularak 5237 sayılı Kanun’ un 61 inci maddesine aykırı davranılması,

2.Suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümününde açıklanan nedenlerle Kayseri 2. Çocuk Mahkemesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2021/112 Esas, 2021/222 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.02.2023 tarihinde karar verildi.