YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15600
KARAR NO : 2023/1078
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :2021/269 E., 2021/579 K.
SUÇ :5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.11.2013 tarihli, 2013/1843 Esas, 2013/4745 Soruşturma ve 2013/802 İddianame numaralı iddianamesiyle sanık … hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla
Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 58 inci maddesinin uygulanması ve kaçak eşya hakkında 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları gereği müsadere karar verilmesi talebiyle ve yine Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.11.2013 tarihli, 2013/1844 Esas, 2013/5082 Soruşturma ve 2013/803 İddianame numaralı iddianamesiyle suça sürüklenen çocuk Mustafa Alkaya hakkında; 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile aynı Kanun’un 39 uncu maddesinin birinci fıkrasının uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır. Yargılama aşamasında anılan kamu davaları birleştirilmiştir.
2.Elbistan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.09.2014 tarihli ve 2013/616 Esas, 2014/631 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk Mustafa Alkaya hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. Sanık … hakkında ise 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi ve 58 inci maddesi gereği 2 yıl 6 ay gün hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, hak yoksunluklarına ve eşya müsaderesine karar verilmiştir.
3.Elbistan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.09.2014 tarihli ve 2013/616 Esas, 2014/631 Karar sayılı kararı, sanık … ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 01.02.2021 tarihli ve 2019/15546 Esas, 2021/753 Karar sayılı ilâmıyla; suça sürüklenen çocuk Mustafa Alkaya hakkında kurulan beraat hükmünün onanmasına ve sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün ise sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesini gerektirecek aynı suçtan açılmış derdest davasının bulunduğunun tespit edilmesi, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci ve 62 nci maddeleri ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerinin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi bakımından yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Elbistan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2021/269 Esas, 2021/579 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları, 7242 sayılı Kanun ile değişik yirmiikinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği ve 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği 1 yıl 15 gün hapis ve 1 gün karşılığı 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. Aynı mahkemenin 2020/653 Esas, 2021/181 Karar sayılı dosyası ile incelemeye konu dava dosyası arasında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması ile uyarlama yargılaması sonucu hükmedilen 10 ay hapis ve 20,00 TL adlî para cezasının mahsubuna karar verilerek söz konusu cezanın netice cezadan düşülmesi suretiyle
sonuç olarak 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca 2 ay 15 gün hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi gereği ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluştuğuna, usul ve yasaya aykırı mahkûmiyet kararının bozulması gerektiğine ve re’sen nazara alınacak diğer sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde sanık …’a ait olduğu tespit edilen seyyar tezgahta 304 paket kaçak sigaranın ele geçilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır.
2.Sanığın kolluk aşamasında kaçak sigaraların kendisine ait olduğunu ve sattığını beyan ettiği, bozma öncesi savunmasında kolluk beyanını tekrarladığı, bozma sonrası alınan savunmasında ise kendisine bildirilen gümrüklenmiş değerin iki katı kadar parayı ve vergi zararını ödemeyeceğini beyan ettiği belirlenmiştir.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hüküm;
1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmalık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, mahkemece sanığa yapılan etkin pişmanlık ihtarında suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının “1/2” olacağının bildirilmesi gerekirken, “1/3” oranında indirim yapılacağı bildirilmek suretiyle sanığın yanıltılması ve bu itibarla ödeme yapmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması,
2.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun gereği temel ceza belirlendikten ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi gereği gerekli artırım, değer hafifliği ve takdiri indirim nedenleri uygulandıktan sonra Elbistan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/653 Esas, 2021/181 Karar sayılı 11.03.2021 tarihli uyarlama yargılaması sonucu hükmedilen 10 ay hapis ve 20,00 TL adlî para cezasının mahsubuna karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, söz konusu cezanın netice cezadan düşülmesi suretiyle sonuç olarak 2 ay 15
gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
3.Sanık hakkında bozma öncesi kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi kapsamında tekerrür hükümlerinin uygulandığı, tekerrüre esas alınan Elbistan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/199 Esas, 2012/265 Karar sayılı kararının kesinleşerek infaz aşamasında bulunduğu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat ve İnfaz Bürosunun 7242 sayılı Kanun kapsamında uyarlama yapılması yönündeki talebi sonrası Elbistan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/535 Esasına kaydının yapıldığı ve yargılama neticesinde uyarlama talebinin kabulü ile 12.11.2020 tarihli 2020/454 Karar sayılı kararı ile sanığın 10 ay hapis ve 12 gün karşılığı adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu haliyle 09.07.2012 tarihinde kesinleşen kararın uyarlama yargılaması sonunda da yeniden tekerrüre esas teşkil edecek bir ceza miktarı ile neticelendiği anlaşıldığından, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerekirken yerinde görülmeyen gerekçeyle uygulanmaması,
4.Bandrolsüz olduğu hususunda itiraz ve tereddüt bulunmayan sigaralar ile ilgili keşif yapılarak sebep olmadığı yargılama giderinin sanığa yükletilmesi nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Elbistan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2021/269 Esas, 2021/579 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.