Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/15619 E. 2023/2157 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15619
KARAR NO : 2023/2157
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/153 E., 2021/201 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) Kuzey … Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2014/173 Esas, 2016/141 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmette tekasülle askeri aracın mühimce hasarına

sebebiyet vermek suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 137 nci maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 ile 52 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.(Kapatılan) Kuzey … Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2014/173 Esas, 2016/141 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 25.09.2019 tarihli ve 2019/23921 Esas, 2019/11730 Karar sayılı kararı ile;
“…1)As.C.K.’nın 137’nci maddesine göre temel ceza tayini sırasında, aynı eylemle oluşan tedbirsizlik ve dikkatsizlikle yaralamaya sebebiyet vermek suçu ile ilgili olarak, 5237 sayılı TCK’nın 89’uncu maddesinin ilgili madde ve fıkraları dikkate alınarak ceza tayin edilmesi gerekmektedir. Temyiz konusu olay neticesinde yaralanan askerlerden sadece Abdurrahman …’un şikayeçi olması, Ömer …’ın yargılama aşamasında şikayetçi olmadığını beyan etmesi nedeniyle, TCK’nın 89/4’üncü maddesinin uygulanma kabiliyetinin kalmadığı, sanık hakkında TCK’nın 89/1’… maddesi göz önüne alınarak temel cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)Sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının adlî para cezasına çevrilmesine karar verilirken adlî para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi,
3)Adlî para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin sevk maddesi olarak TCK’nin 52/4. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nin 232/6. maddesine aykırı davranılması,
4)TCK’nin 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adlî para cezalarının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken adlî para cezalarının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilmesine karar verilmesi suretiyle infazda yetkinin kısıtlanması,…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma üzerine Yalova 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2021 tarihli ve 2020/153 Esas, 2021/201 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmette tekasülle askeri aracın mühimce hasarına sebebiyet vermek suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 137 nci maddesi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile aynı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.12.2022 tarihli ve 2021/143153 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; müşteki …’un şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası yönünden sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken bu suç yönünden düşme kararı verilmesinin reddine karar verilmesinin usul ve kanun hükümlerine aykırılık teşkil ettiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın askerlik hizmetini yerine getirdiği sırada, hizmet gereği kendisine teslim edilmiş olan… plakalı askeri minibüsle, 25.10.2012 tarihinde, nöbetçileri değiştirmek ve çarşıya çıkacak askerleri nizamiyeye bırakmak amacıyla çevre yolundan Ana Nizamiye istikametine doğru seyir halinde iken Ana Nizamiyeye 700 metre kala aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sol tarafındaki toprakla

karışık mıcırlı alana girdiği, aracın hızlı olması nedeniyle direksiyonu toparlayamayarak solda bulunan fiberoptik logar kapağına çarptığı, aracın daha sonra yoldan çıkarak sağ tarafa doğru bir kez takla attıktan sonra lastiklerinin üzerinde durduğu, kaza nedeniyle düzenlenen hasar tespit raporuna göre araçta 2.899,01 TL değerinde Hazine zararı meydana geldiği, kaza sonucu araç içerisinde bulunan askerlerin hayati tehlike geçirmeyecek şekilde yaralandığı, araçta bulunan mağdur askerlerden … haricindeki askerlerin sanıktan şikâyetçi olmadıkları, …’un ise Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 25.09.2019 tarihli bozma ilamı sonrasında şikayetinden vazgeçtiği, kazadan sonra olay yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı ile soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporuna göre sanığın tam kusurlu bulunduğu, ayrıca askeri araçta meydana gelen hasarın mühimce olduğu anlaşılmıştır.

2.Sanığın bozma öncesi alınan savunmasında kaza sırasında çok yorgun olduğunu, şoför koltuğunda bir ara daldığını, aracın çukura çarpıp direksiyon hakimiyetini kaybettiğini, hazine zararını karşılayacak maddi durumunun olmadığını beyan ettiği; bozma sonrası alınan savunmasında da bozma ilamına bir diyeceği olmadığını beyan ettiği belirlenmiştir.

3.Olay yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı ile suç tarihine ait tekerlekli araç günlük görev koruyucu bakım formu dosya arasında bulunmaktadır.

4.Kaza nedeniyle araçta 2.899,01 TL değerinde Hazine zararı meydana geldiğine dair düzenlenen hasar tespit raporu dosya arasında bulunmaktadır.

5.14.12.2012 tarihli bilirkişi raporunda; kazanın oluşumunda sanığın tek ve tam kusurlu olduğunun, askeri minibüste meydana gelen hasarın aracın hareket kabiliyetini etkiler nitelikte bulunduğundan dolayı mühimce olduğunun belirtildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
1.”Olay ve Olgular” başlığı altında ayrıntılarına yer verilen delillere ve tüm dosya kapsamına göre, suç tarihinde sanığın hizmet gereği kendisine teslim edilmiş olan askeri aracın sevk ve idaresinde göstermesi gereken dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareket ederek, 1632 sayılı Kanun’un 137 nci maddesinde düzenlenen hizmette tekasülle harp malzemesinin mühimce hasarına sebebiyet vermek suçunu işlediği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

2.(Kapatılan) Askeri Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere; bir fiille hem askeri aracı mühimce hasara uğratmak hem de tedbirsizlik ve dikkatsizlikle yaralamaya sebebiyet vermek suçlarının işlenmesi halinde 1632 sayılı Kanun’un 137 nci maddesine göre temel ceza tayini sırasında, aynı eylemle oluşan tedbirsizlik ve dikkatsizlikle yaralamaya sebebiyet vermek suçu ile ilgili olarak, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesi dikkate alınarak ceza tayin edilmesi gerekmektedir. Somut olayda, araç içerisinde bulunan ve meydana gelen kaza neticesinde hayati tehlike geçirmeyecek derecede yaralanan askerlerden …’un sanıktan şikayetçi olması nedeniyle, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 89 ncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin son fıkrasında yer alan hüküm gereğince bu suçun kovuşturmasının, bilinçli taksir halinin söz konusu olmadığı durumlarda şikâyete bağlı bulunduğu, somut olayda, bilinçli taksir halinin bulunmadığı, ancak mağdur …’un öncesinde sanıktan şikayetçi olmuş ise de bozma ilamı sonrası şikayetinden

vazgeçtiğini ifade ettiği, dolayısıyla sanık hakkında, aynı eyleminden … taksirle yaralama suçundan dolayı 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesi uyarınca kovuşturma yapma imkanının bulunmadığı anlaşıldığından, Mahkemece, temel cezanın 1632 sayılı Kanun’un 137 nci maddesi uyarınca tayin edilmiş olmasında ve de taksirle yaralama suçu yönünden düşme kararı verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

4.Sanık hakkında kurulan hükümde; hapisten çevrili adlî para cezasının bir gün karşılığının belirlenmesi sırasında 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde 4. paragrafta açıklanan nedenle Yalova 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2021 tarihli ve 2020/153 Esas, 2021/201 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 3 üncü bendinde yer alan “50/1-a madde gereğince” ibaresinin çıkartılarak yerine gelmek üzere “50/1-a ve 52/2 nci maddeleri gereğince” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.03.2023 tarihinde karar verildi.