YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15924
KARAR NO : 2023/7040
KARAR TARİHİ : 12.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/613 E., 2022/76 K.
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, müsadere, nakil aracının iadesi
TEMYİZ EDENLER : Şikâyetçi vekili, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
A. Şikâyetçi Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanığın Temyiz İstemine Yönelik
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, suç tarihinde yürürlükte bulunan 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’un (4733 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ‘nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan ve aynı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 23.07.2010 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve sanığın denetim süresinde yeniden suç işlemesi üzerine de temyize konu hükmün kurulduğu anlaşılmış ise de;
Sanığın eyleminin suç tarihi itibarıyla 4733 sayılı Kanun’a muhalefet suçunu oluşturduğu, bu suçtan zarar görenin ise Tarım ve Orman Bakanlığı (Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu) olduğunun anlaşılması karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 23.07.2010 tarihli hükme yönelik anılan kurumun itiraz hakkının bulunduğu gözetilerek, davanın, suçtan zarar gören Tarım ve Orman Bakanlığına (Tütün Ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu) ihbar olunmaması ve gerekçeli kararın da adı geçen kuruma tebliğ edilmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Mahkemenin 23.07.2010 tarihli kararının usulüne uygun kesinleşmediği, suç tarihinin 25.03.2010 olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın usulüne uygun şekilde kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının da durmadığı gözetildiğinde, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 08.07.2010 tarihinden itibaren 8 yıllık asli dava zamanaşımının hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin 25.01.2022 tarihli ve 2021/613 Esas, 2022/76 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un
223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, DÜŞMESİNE, suça konu eşyanın 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine, suçta kullanılan nakil aracının sahibine iadesine, üzerindeki şerhin kaldırılmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle 12.09.2023 tarihinde karar verildi.