Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/16104 E. 2023/1308 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16104
KARAR NO : 2023/1308
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/84 E., 2022/333 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Nusaybin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2014 tarihli 2014/83 Esas, 2014/664 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun

(5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, suçta kullanılan nakil aracının ve kaçak sigaraların aynı Kanun’un 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine karar verilmiştir.

2.Nusaybin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2014 tarihli 2014/83 Esas, 2014/664 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12.01.2022 tarihli ve 2021/ 8805 Esas, 2022/391 Karar sayılı ilâmıyla;
“… 1) Ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, sanık hakkında temel cezada TCK’nun 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, alt sınırdan hüküm kurmak suretiyle eksik ceza tayini,
2)Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10 madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2.maddelerinin somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
3)Dava konusu kaçak sigara ve puroların müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan TCK’nun 54/4. maddesinin ilgili fıkrasının gösterilmemesi suretiyle CMK’nun 232/6. madde ve fıkrasına aykırı davranılması,” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Nusaybin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2022 tarihli 2022/84 Esas, 2022/333 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 2 yıl 11 ay hapis ve 1.660,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, aleyhe bozma yasağı ve kazanılmış hak ilkeleri göz önünde bulundurularak sonuç olarak sanığın 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suçta kullanılan nakil aracının 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereği müsaderesine, suça konu eşyaların aynı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.12.2022 tarihli 2022/117279 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken soyut gerekçelerle

mahkûmiyetine karar verildiği ve re’sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde kolluk kuvvetlerince sanık …’nin kullandığı, yanında yolcu olarak temyiz dışı sanık Mehmet …’nin bulunduğu 47 PV … plaka sayılı araçta usulüne uygun olarak yapılan arama neticesinde araç içerisinde arka koltukların üzerinde ve bagaj kısmında muhtelif markalarda toplam 2322 karton sigara ile 140 paket puronun ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık bozma öncesinde savunmasında, olay günü yeğenini ziyarete gittiğini, dönüşte ise araç içerisinde kardeşi Mehmet …’nin suça konu eşyaları koyduğunu gördüğünü, ancak yola çıktıkları için herhangi bir şey yapamadığını beyan etmiş, bozma sonrasında ise üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, maddi durumu bulunmadığı ve suçsuz olduğu için bildirilen meblağı ödeyemeyeceğini beyan etmiştir.

3.Temyiz dışı sanık Mehmet …’nin savunmasında söz konusu eşyaları satmak amacıyla aldığını ve diğer sanık …’un olayla ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.

4.Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.

IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunlukları uygulanmamış ise de Anayasa Mahkemesinin, anılan Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği mümkün görülmüştür.

2.Sanık hakkında kurulan hüküm;
7423 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının yirmiüçüncü fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlarla değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı maddenin beşinci, onuncu, yirmiikinci ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken lehe aleyhe kanun karşılaştırması yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi,

Kabule göre ise;
3.7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, bu cihetle kovuşturma aşamasında sanığa yapılan ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken yazılı şekilde 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması ve ödemediğinden bahisle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,

4.Dairemizin 12.01.2022 tarihli ve 2021/8805 Esas, 2022/391 Karar sayılı ilâmıyla bozulmasına karar

verilen mahkemenin 04.12.2014 tarihli hükmünün yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi nedeniyle, bozmadan sonra kurulan incelemeye konu kararda 5271 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanığın kazanılmış hakkı gereği önceki hükümde yer alan sonuç cezanın infazına karar verilmesi ile yetinilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Nusaybin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2022 tarihli ve 2022/84 Esas, 2022/333 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.02.2023 tarihinde karar verildi.