Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/16110 E. 2023/9510 K. 31.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16110
KARAR NO : 2023/9510
KARAR TARİHİ : 31.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/538 E., 2022/282 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Kaçak eşyanın müsaderesine, nakil aracının iadesine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Malen sorumlu vekilinin 16.05.2022 havale tarihli dilekçesinin katılan … İdaresi vekilinin temyiz istemine cevap niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2012 tarihli ve 2010/484 Esas, 2012/201 Karar sayılı kararı
ile sanıklar … Erdemir ve … hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, suça konu cep telefonlarının iadesine, dava konusu nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.

2.Anılan kararın katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 03.02.2016 tarihli ve 2014/13310 Esas, 2016/1679 Karar sayılı ilâmı ile
“…A) Sanık … Erdemir Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Yapılan Temyiz İncelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan kurum vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
B) Sanık … Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Yapılan Temyiz İncelemesinde;
Sanık …’in dava konusu Nokia marka cep telefonlarını faturayla satın aldığını beyan ederek buna ilişkin Santel İletişim firması tarafından düzenlenmiş 08.03.2010 tarihli faturayı ibraz etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi açısından, faturayı düzenleyen firma yetkilileri mahkemece dinlenilerek suça konu eşyayı sattıklarını kabul etmeleri halinde anılan firmanın defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılıp ithale kadar inilmek suretiyle zincirleme menşe araştırmasının tamamlanması, ilgili gümrük idaresinden gümrük giriş beyannameleri tüm ekleriyle birlikte getirtildikten sonra dava konusu Nokia marka cep telefonları ve dosyadaki tüm belgeler konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek cins, miktar, menşe ve sair özellikleri itibariyle ayniyet tespiti yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2016 tarihli ve 2016/105 Esas, 2016/237 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, suça konu cep telefonlarının iadesine, dava konusu nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.

4.Anılan kararın katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 30.04.2019 tarihli ve 2018/11382 Esas, 2019/31624 Karar sayılı ilâmı ile
“…I) Katılan … İdaresi vekilinin beraat kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nun 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendine göre suç için asli dava zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 25.03.2011 tarihinden itibaren 8 yıllık asli dava zamanaşımının temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, anılan maddeler uyarınca sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesine göre DÜŞÜRÜLMESİNE,
II) Katılan … İdaresi vekilinin suça konu malların iadesine ilişkin karara yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Dairemizin 03.02.2016 tarihli ve 2014/13310 E. ve 2016/1679 K. sayılı ilamında “Sanık …’in dava konusu Nokia marka cep telefonlarını faturayla satın aldığını beyan ederek buna ilişkin Santel İletişim firması tarafından düzenlenmiş 08.03.2010 tarihli faturayı ibraz etmesi karşısında;

gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi açısından, faturayı düzenleyen firma yetkilileri mahkemece dinlenilerek suça konu eşyayı sattıklarını kabul etmeleri halinde anılan firmanın defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılıp ithale kadar inilmek suretiyle zincirleme menşe araştırmasının tamamlanması, ilgili gümrük idaresinden gümrük giriş beyannameleri tüm ekleriyle birlikte getirtildikten sonra dava konusu Nokia marka cep telefonları ve dosyadaki tüm belgeler konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek cins, miktar, menşe ve sair özellikleri itibarıyla ayniyet tespiti yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,” nedeniyle bozma kararı verilmiş, Yerel Mahkemece bozma ilamına uyulduğu, şirket yetkilisinin dinlenmesi için yazılan talimata bila ikmal cevap verildiğinden, araştırma yapılmayarak malların iadesine karar verilmiş ise de bozma ilamında belirtilen hususlar araştırılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

5.Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2022 tarihli ve 2019/538 Esas, 2022/282 Karar sayılı kararı ile suçta ele geçirilen ve adli emanette kayıtlı cep telefonlarının 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine, dava konusu nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.

6.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.12.2022 tarihli ve 2022/86637 sayılı, kısmî ret ve kısmî onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; nakil aracının müsadere edilmemesi ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istemine yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.09.03.2010 tarihli arama kararına istinaden hakkında beraat kararı kesinleşen sanık … Erdemir’in sürücüsü bulunduğu malen sorumlu adına kayıtlı MNG Kargo isimli firmaya ait kargo aracında yapılan aramada kutu içerisinde toplam 40 adet cep telefonu ele geçirilmiştir.

2.Soruşturma aşamasında … araçta ele geçen telefonların kendisinin olduğunu, Sante İletişim isimli firmadan fatura karşılığında satın aldığı ve kaçak olmadığını, söyleyerek, 08.03.3010 tarihli fatura suretini sunmuştur.

3.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.

4.Bozma sonrasında yapılan kolluk araştırmasında faturayı tanzim eden Sante İletişim isimli firmanın adresinde bulunmadığı, ilgili kurumların cevabi yazılarında adı geçen firmanın kaydına rastlanmadığının bildirildiği ve böylece suça konu cep telefonlarının kaçak olduğu anlaşılmıştır.

5.Tatvan Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.06.2010 tarihli ve 2010/346 Değişik İş sayılı kararı ile suça konu toplam 40 adet cep telefonundan iki adedi numune alınmak suretiyle 38 adedinin sanığa iade edildiği, 13.07.2010 tarihli iddianamede kaçak eşyanın kaim değerinin müsaderesinin talep edildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, sanık tarafından sunulan 08.03.2010 tarihli faturanın suça konu cep telefonlarını temsil etmediği ve bu suretle eşyanın kaçak olduğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
İddianamede sanığa iade edilen suça konu 38 adet kaçak cep telefonunun kaim değerinin müsaderesi talep edildiğinden, bu konuda mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2022 tarihli ve 2019/538 Esas, 2022/282 Karar sayılı kararında katılan … İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

31.10.2023 tarihinde karar verildi.