YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16126
KARAR NO : 2023/2985
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/59 E., 2022/206 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı, düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.07.2013 tarihli ve 2011/141 Esas, 2013/187 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin yirmibirinci fıkrası, 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası, 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi
uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 625 gün karşılığı 12.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, adlî para cezasının taksitlendirilmesine, hak yoksunluklarına, sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına,hak yoksunluklarına, katılan lehine vekâlet ücreti verilmesine karar verilmiştir.
2.Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.07.2013 tarihli ve 2011/141 Esas, 2013/187 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısı, sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 02.05.2019 tarihli ve 2015/14024 Esas, 2019/30856 Karar sayılı ilâmıyla;
“…I) Sanık Hakan Altundal müdafii, sanık … müdafii, sanık Çetin … müdafii ve o yer Cumhuriyet Savcısının kaçaklıkçılık suçu yönünden temyiz talebine yönelik yapılan incelemede; 1. 5237 sayılı TCK’nun 7/2. maddesinin, aynı maddenin 1. fıkrası ile birlikte değerlendirilmesi sonucunda, sonradan yürürlüğe giren kanunun lehe hükümler içermesi halinde uygulanacağı, lehe hüküm içermemesi halinde ise suç tarihinde yürürlükte bulunan kanunun uygulanması gerektiği gözetilerek, sanıkların suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Yasanın 3/14. maddesi gereğince cezalandırılması gerekirken suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe hükümler içermeyen 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/9. maddesi gereğince uygulama yapılması ve sanıklara bu hususta ek savunma hakkı da verilmemek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Uzun süreli hapis cezası ertelenmeyen sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
II)Sanık Hakan Altundal müdafii, sanık … müdafii, sanık Çetin … müdafii ve o yer Cumhuriyet Savcısının resmi evrakta sahtecilik suçu yönünden temyiz talebine yönelik yapılan incelemede; 1. 5237 sayılı TCK’nun 3/1. madde fıkrasındaki “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.” düzenlemesi ile aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre resmi belgede sahtecilik suçu yönünden dava konusu olan iki adet belgenin sanık tarafından düzenlettirildiğinin anlaşıldığı, suça konu eşyanın değerinin resmi evrakta sahtecilik suçlarında bir özellik arz etmediği ve davaya konu olan resmi evrakın sayısı da gözetildiğinde, sanık hakkında yasal olmayan gerekçeyle asgari hadden fazlaca uzaklaşılarak ceza tayini,
2.24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Uzun süreli hapis cezası ertelenmeyen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan
koşullu salıverilmesine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,.” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.05.2021 tarihli ve 2019/102 Esas, 2021/167 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kaçakçılık suçundan eylemlerine uyan 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmibirinci fıkrası, 6455 ve 6545 sayılı Kanunlar ile yapılan değişiklik öncesi 3 üncü maddesinin ondördüncü fıkrası, 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 625 gün karşılığı 12.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, adlî para cezasının taksitlendirilmesine, hak yoksunluklarına, sanıklar hakkında resmî belgede sahtecilik suçundan eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hak yoksunluklarına, katılan lehine vekalet ücreti verilmesine karar verilmiştir.
4.Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.05.2021 tarihli ve 2019/102 Esas, 2021/167 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 09.03.2022 tarihli ve 2021/30748 Esas, 2022/4547 Karar sayılı ilâmıyla; “….1- Sanıklar … ve Çetin … hakkında resmi evrakta sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; dosyanın incelenmeksizin iadesine,
2-Sanıklar Çetin … ve Hakan Altundal hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan hükmün onanmasına,
3-Sanık … hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde; 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5.Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.06.2022 tarihli ve 2022/59 Esas, 2022/206 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmibirinci fıkrası, 6455 ve 6545 sayılı Kanunlar ile yapılan değişiklik öncesi 3 üncü maddesinin ondördüncü fıkrası, 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 625 gün karşılığı 12.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, adlî para cezasının taksitlendirilmesine, katılan lehine vekalet ücreti verilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın gümrük müşaviri olarak çalıştığına, görev ve yetkilerinin kanunda açıkça belirlenmiş olduğuna, sanığın ihracatçı firmanın verdiği belgeleri esas alarak beyannameyi tanzim ettiğine, herhangi bir araştırma yapma yetkisinin olmadığına, kamu zararının bulunmadığına, beyannameye göre eşya üzerinde bir inceleme yapılmadığına, doğruluğunun
değerlendirilmediğine, benzer dosyalarda beraat kararları verildiğine, sanığın atılı suçu işlemediğine ve re’sen göz önüne alınacak nedenlerle kararın kanuna aykırı olması sebebi ile bozulmasına karar verilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, Çetin …’ın yetkilisi olduğu…Turizim Kuy. İnş. Petrol Gıda Teks. Hayv. Tem. İç ve Dış Paz. San. Tic. Ltd. Şti. adına tescilli olan ve gümrük müşaviri olan … ve Hakan … tarafından düzenlenen 25.06.2010/EX80553 tarih ve sayılı ihracat beyannamesi muhteviyatı eşyanın, kırmızı hat kriterine göre muayenesinin yapılması gerektiğinin anlaşılması üzerine şahısların anılan beyannamenin 26.06.2010/EX80583 tarih ve sayılı beyanname ile mükerrer olduğunu ifade edip iptalini talep ettikleri; yapılan araştırmada her iki beyannamenin muhteviyatının ve gönderisicinin farklı olduğunun anlaşıldığı, şahısların kırmızı hatta düşmesi nedeniyle tam tespit yapılacağını değerlendirerek böyle bir talepte bulunduklarının anlaşılması üzerine, şahısların ihracaata konu ettiği beyanname muhteviyatı eşyayı göndermediği halde göndermiş gibi davranarak, haksız parasal teşvik ve iade alma amacı güttükleri tespiti ile haklarında kaçakçılık ve resmî belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açılmıştır.
2.Sanıklar aşamalarda beyannamenin eşyanın kırmızı hatta düştüğü için değil, sehven düzenlendiği için iptalini talep ettiklerini, suç kastlarının bulunmadığını, işlem dolayısıyla parasal iadeden faydalanmadıklarını beyan etmişlerdir.
3.Bozma üzerine sanığa 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının ihtar edildiği anlaşılmıştır.
4.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden;
Her ne kadar Tebliğname’de sanıklara yüklenen suçun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin (d) bendinde öngörülen dava zamanaşımı süresinin suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği gerekçesiyle hükmün zamanaşımından düşürülmesi talep edilmiş ise de; Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.12.2012 tarihli ve 2012/6-1247 Esas, 2012/1842 Karar sayılı kararında; zamanaşımının belirlenmesinde suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerinin de gözönünde bulundurulacağının belirtildiği hususu dikkate alınarak; sanıkların eylemi yönünden 5607 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasından kamu davası açıldığı ve cezalandırıldığı anlaşılmakla, “Bu Kanunda tanımlanan suçların üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.” hükmünün getirildiği cihetle sanıkların eylemi yönünden belirlenen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde belirlenen 15 yıllık olağan ve 22 yıl 6 aylık yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolmadığı anlaşılmakla Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Mahkûmiyet Kararı Yönünden;
1.Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.06.2022 tarihli ve 2022/59 Esas, 2022/206 Karar sayılı kararında; olay tutanağı, … varakası, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, mükerrer olduğu gerekçesiyle iptali talep edilen beyanname yönünden yapılan araştırmada, her iki beyannamenin muhteviyatının ve gönderisicinin farklı olduğunun tespit edildiği ve davaya konu beyannamenin kırımızı hatta düşmesi nedeniyle tam tespit yapılacağı değerlendirilerek böyle bir talepte bulunmaları nedeniyle, sanıkların ihracaata konu ettiği beyanname muhteviyatı eşyayı göndermedikleri halde göndermiş gibi yaparak haksız parasal iade alma amacı güttüklerinin kabul edilmesi nedeniyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2022 tarihli ve 2022/59 Esas, 2022/206 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.