Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/16176 E. 2023/3631 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16176
KARAR NO : 2023/3631
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/2614 E., 2022/701 K.
SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’na muhalefet
SUÇ TARİHLERİ : 31.01.2013, 07.02.2013
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2014 tarihli ve 2013/1104 Esas, 2014/7 Karar sayılı kararı ve mahkemenin 10.10.2013 tarihli 2013/919 Esas, 2013/1290 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’na (5015 sayılı Kanun) muhalefet suçundan mahkûmiyetine, eşya müsaderesine karar verilmiştir.

2.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2014 tarihli ve 2013/1104 Esas, 2014/7 Karar sayılı kararı ve mahkemenin 10.10.2013 tarihli 2013/919 Esas, 2013/1290 Karar sayılı kararlarının sanık ve müdafi tarafından temyizi üzerine Dairemizin 07.03.2019 tarihli 2015/28002 Esas, 2019/27479 Karar sayılı ve aynı tarihli 2015/12511 Esas, 2019/27497 Karar sayılı ilâmlarıyla;
“…her iki dosya yönünden sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, anılan dosyanın incelenip, gerektiğinde birleştirilerek sanığın bu eylemleri bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiği,…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu, İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.02.2020 tarihli ve 2019/286 Esas 2020/135 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 5015 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43, 62 ve 52 nci maddeleri gereği 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası ve 6.240,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, eşyanın müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.

4.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.02.2020 tarihli ve 2019/286 Esas, 2020/135 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.09.2020 tarihli ve 7-2020/52744 sayılı yazısı ile dosyanın 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi gereği mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

5.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2020/2614 Esas, 2022/701 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 5015 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 43, 62 ve 52 nci maddeleri gereği 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası ve 6.240,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, eşyanın müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, numunelerin yeniden incelenerek, akaryakıt olarak kullanılmasını sağlayacak inceltici bulunup bulunmadığı araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması nedeniyle hükmün bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2014 tarihli ve 2013/1104 Esas, 2014/7 Karar sayılı ana dosyasında; sanığa ait Marka Madeni Yağ Sanayi Tic. Ltd. Şti’nde usulüne uygun arama kararına istinaden yapılan aramada 13.580 kg akışkanlık düzenleyici olduğu belirtilen sıvı ele geçirildiği, bu dosya ile birleşen İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2013 tarihli ve 2013/919 Esas, 2013/1290 Karar sayılı dosyasında; sanığa ait aynı iş yerinde 15.150 kg akışkanlık düzenleyici olduğu belirtilen sıvı ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık savunmasında, suçlamayı kabul etmemiştir.

3.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2014 tarihli ve 2013/1104 Esas, 2014/7 Karar sayılı ana dosyasında 03.04.2013 tarihli EGE-PAL raporlarında; 35 KA 49082 plakalı araçtan alınan numunenin bitkisel yağ ve mineral yağ karışımı olduğu, 3 numaralı tanktan alınan numunenin bitkisel ve mineral yağ karışımı olduğu, 4 numaralı tanktan alınan numunenin mineral yağ olduğu tespit edilerek numunelerin akaryakıt olarak kullanılabileceği belirtilmiştir.

4.Birleşen İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2013 tarihli ve 2013/919 Esas, 2013/1290 Karar sayılı dosyasında 16.02.2013 tarihli TÜBİTAK-MAM raporlarında numunelerin bitkisel ve mineral yağ karışımı olduğu ve organik çözücü içerdiği belirtilmiştir.

5…. varakalarının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Olay ve Olgular başlığı altında 4 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen birleşen dosya yönünden TÜBİTAK-MAM raporu içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında birleşen dosya yönünden mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

1.Dosyada bulunan … varakalarına göre gümrüklenmiş değerler toplamının 125.560,16 TL olduğu, gümrüklenmiş değerin iki katı olan 251.120,32 TL tutarının etkin pişmanlık hükümleri gereği sanığa bildirilmesi gerekirken, gümrüklenmiş değerler toplamının hatalı olarak 182.552,63 TL hesaplanarak bu tutarın iki katının bildirilmesi ile sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerekliliği

2.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır.” hükmünü içermesi karşısında; kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının hesaplanarak, verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının sanığa bildirilmesi gerekirken indirim oranının 1/3 olarak bildirilmek suretiyle sanığın yanıltılması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (1 ve 2) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2020/2614 Esas, 2022/701 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.04.2023 tarihinde karar verildi.