Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/16221 E. 2023/947 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16221
KARAR NO : 2023/947
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 298 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanıklar hakkında hükümlülük

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olarak;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın Kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, hükmün ONANMASINA,
II) Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olarak;
Her ne kadar tebliğnamede sanığın temyiz isteminin süre yönünden reddi gerektiği yönünde görüş bildirilmiş ise de sanığın 10.03.2022 tarihli temyiz istemi bulunduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Suç tarihinin 04.03.2009 olduğu, 5271 sayılı CMK’nun 231/8-c maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 27.12.2011 tarihinden itibaren denetim süresi içinde işlenen 24.11.2012 tarihli suça kadar zamanaşımı süresinin durduğu, bu suçun işlenmesiyle zamanaşımı süresinin işlemeye devam ettiği gözetildiğinde denetim süresinin başladığı tarihle 2. suçun işlendiği tarih arasında geçen süre de dikkate alınarak 04.03.2009 olan suç tarihine göre temyiz inceleme gününde, 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e ve 67/4. maddelerine göre öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin tamamlanmış olduğu anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesine göre DÜŞÜRÜLMESİNE, 07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.