Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/16223 E. 2023/957 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16223
KARAR NO : 2023/957
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2014 tarihli ve 2013/1305 Esas, 2014/153 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 7 ay 20 gün hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak eşyaların 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine, karar verilmiştir.

2. İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2014 tarihli ve 2013/1305 Esas, 2014/153 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 03.06.2020 tarihli ve 2019/4153 Esas, 2020/5190 Karar sayılı ilâmıyla;
”…Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesine eklenen ”Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulanmasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu…” nedenleriyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma uyarınca yapılan yargılama sonrasında İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2020 tarihli ve 2020/1002 Esas, 2020/469 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanunu’na muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaleti ile beşinci, onuncu ve yirmikinci fıkraları ve 5237 sayılı Kanun’ un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak eşyaların 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine, karar verilmiştir.

4. İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2020 tarihli ve 2020/1002 Esas, 2020/469 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.03.2022 tarihli ve 2021/28003 Esas, 2022/5493 Karar sayılı ilâmıyla;
”…Kargo ile sigara gönderileceği ihbarı üzerine, kargo şubesinden elinde iki koli ile çıkan sanığın kolluk tarafından durdurulması ve sanık tarafından kendi rızası ile koliler açılarak gümrük kaçağı sigaraların kolluğa teslim edilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın elinde bulunan kolilerde arama yapılmasına dayanak teşkil eden mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi, gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet Savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet Savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, suçu işlediği yönünde kabulü de bulunmayan sanık hakkında hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, Anayasa’nın 38/2., 5271 sayılı CMK’nun 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarına göre, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak

mahkumiyet hükmü kurulamayacağı gözetilerek sanığın beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Bozma uyarınca yapılan yargılama sonrasında İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2022 tarihli ve 2022/854 Esas, 2022/1918 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanunu’na muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun’ un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.12.2022 tarihli ve 2022/124587 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri;
1.Dosyada yer alan rapor, idarenin suç duyurusu ve ekinde yer alan bilgi ve belge uyarınca suçun sabit olduğuna,

2.Yakalanan eşyaların kaçak olduğunun dosya kapsamı ile sabit olduğuna,

3.Sanığın beyanlarına itibar edilerek beraat kararı verilmesinin yerinde olmadığına,

4.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile verildiğine,

5.Re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Kargo ile sigara gönderileceği ihbarı üzerine, 20.07.2013 tarihinde kargo şubesi önüne gelen emniyet güçleri tarafından, kargo şubesinden elinde iki adet koli ile çıkan sanığın durdurulduğu, sanığın da kendi rızası ile kolileri açarak toplamda 175 karton gümrük kaçağı sigarayı emniyet güçlerine teslim ettiği anlaşılmaktadır.

2.Dosya münderecatında, kolilerde arama yapılmasına dayanak teşkil eden mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi, gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmadığı görülmektedir.

IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, kargo ile sigara gönderileceği ihbarı üzerine, kargo şubesinden elinde iki adet koli ile çıkan sanığın durdurulması ve sanık tarafından kendi rızası ile koliler açılarak gümrük kaçağı sigaraların teslim edilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın elinde bulunan kolilerde arama yapılmasına dayanak teşkil eden mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi, gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, suçu

işlediği yönünde kabulü de bulunmayan sanık hakkında hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, Anayasa’nın 38 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’ un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 230 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağı gözetilerek sanık hakkında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2022 tarihli ve 2022/854 Esas, 2022/1918 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.02.2023 tarihinde karar verildi.