Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/16381 E. 2023/258 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16381
KARAR NO : 2023/258
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

6831 sayılı Orman Kanunu’na aykırılık suçundan sanık ….’ın, anılan Kanun’un 93/2, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 59/2, 81/1 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. maddeleri gereğince 3.310,00 Yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 647 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca ertelenmesine dair Amasra Sulh Ceza Mahkemesinin 28/09/2005 tarihli ve 2004/22 esas, 2005/272 sayılı kararı ile sanığın denetim süresi içerisinde 06/08/2007 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbarı üzerine, hükümlü hakkında ertelenmesine karar verilen ağır para cezasının kısmen veya tamamen yerine getirilmesine yer olmadığına ilişkin Amasra Asliye Ceza Mahkemesinin 11/06/2019 tarihli ve 2018/442 esas, 2019/232 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile itiraz konusu kararın kaldırılmasına dair mercii BARTIN Ağır Ceza Mahkemesinin 19/09/2019 tarihli ve 2019/647 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 14/10/2022 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/12/2022 tarihli ve KYB. 2022/133650 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Dosya kapsamına göre, sanığın deneme süresi içerisinde 06/08/2007 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbarı üzerine, hükümlü hakkında ertelenmesine karar verilen ağır para cezasının kısmen veya tamamen yerine getirilmesine yer olmadığına ilişkin Amasra Asliye Ceza Mahkemesinin 11/06/2019 tarihli ve 2018/442 esas, 2019/232 sayılı kararının, ertelemeye dair kararın kanun yararına bozma yoluyla bozulması hâlinde hukuken yok hükmünde olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;
1-Amasra Sulh Ceza Mahkemesinin 28/09/2005 tarihli ve 2004/22 esas, 2005/272 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesinde yer alan “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.”, 5237 sayılı Kanun’un 7/2. maddesinde yer alan ” Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” ve 765 sayılı Kanun’un (mülga) 2/2. maddesinde yer alan ” Bir cürüm veya kabahatin işlendiği zamanın kanunu ile sonradan neşir olunan kanunun hükümleri biribirinden farklı ise failin lehinde olan kanun tatbik ve infaz olunur.” şeklindeki hükümler birlikte değerlendirildiğinde, önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması gerekirken, lehe kanun değerlendirilmesi yapılmadan, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 19/09/2019 tarihli ve 2019/647 değişik iş sayılı yönünden yapılan incelemede;
Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 19/09/2019 tarihli kararı ile Amasra Asliye Ceza Mahkemesinin 11/06/2019 tarihli kararına karşı yapılan itiraz üzerine, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, Amasra Sulh Ceza Mahkemesinin 2004/22 esas, 2005/272 sayılı karar tarihinin 28/09/2005 olduğu, 5237 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinin ise 01/06/2005 olduğu nazara alındığında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun kapsamında yapılacak uyarlama yargılamasının Amasra Sulh Ceza

Mahkemesinin 28/09/2005 tarihli ve 2004/22 esas, 2005/272 sayılı kararı ile yapılması gerektiği, ertelenmesine karar verilen mahkumiyet hükmü nedeniyle denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi nedeniyle erteli cezanın kısmen veya tamamen çektirilip çektirilmeyeceğine dair yapılan ihbar üzerine incelemede uyarlama yargılaması yapılamayacağı, bu durumda asıl mahkumiyet hükmüne ihtiva eden Amasra Sulh Ceza Mahkemesinin 28/09/2005 tarihli ve 2004/22 esas, 2005/272 sayılı kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesi gerektiği şeklinde gerekçe ile itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Kanun yararına bozmaya konu ihbarnamenin (1) numaralı bendi yönünden yapılan incelemede;
İşgal ve faydalanma suçundan sanık …hakkında, 6831 sayılı Kanunun 93/2, TCK’nun 59, 81/1, 81/3; 647 sayılı Kanunun 4 ve 6. maddeleri uyarınca belirlenen adli para cezasının ertelenmesi, 5237 sayılı TCK’nun 51. maddesi uyarınca adli para cezasının ertelenmesi olanağının bulunmaması ve Amasra Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2004/22 E, 2005/272 Karar sayılı kararının gerekçesinde lehe kanun karşılaştırılmasına ilişkin değerlendirme yapıldığının anlaşılması karşısında, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe olduğu anlaşılmakla,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
II- Kanun yararına bozmaya konu ihbarnamenin (2) numaralı bendi yönünden yapılan incelemede;
Amasra Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2004/22 Esas, 2005/272 Karar sayılı kararının karar tarihinin 28.09.2005 olduğu, uyarlama yapılması gerektiği belirtilen erteleme hükümlerinin ise anılan karar tarihinden önce 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girdiği, karar tarihinden önce yürürlüğe giren kanun maddesi nedeniyle uyarlama yargılaması yapılamayacağı anlaşılmakla birlikte, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi nedeniyle erteli cezanın kısmen veya tamamen çektirilip çektirilmeyeceği hususunda dosyayı yeniden ele alan mahkemece uyarlama yargılaması da yapılamayacağından,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlar kısmen yerinde görüldüğünden Bartın Ağır Ceza Mahkemesi’nin 19/09/2019 tarihli ve 2019/647 değişik iş sayılı kararının CMK’nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 11/01/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.