YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16387
KARAR NO : 2023/331
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
Yoklama kaçağı suçundan sanık … hakkında basit yargılama usûlü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda sanığın 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun 63/1-d, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251/3. maddeleri uyarınca 1 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İSTANBUL 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/02/2022 tarihli ve 2021/490 esas, 2022/161 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 24/10/2022 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/12/2012 tarihli ve KYB. 2022/135425 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında Milli Savunma Bakanlığı Askeralma Genel Müdürlüğü Güngören Askerlik Şubesi Başkanlığının 21/08/2020 tarihli ve 2020/29 sayılı idarî para cezasının kesinleşme tarihi olan 14/09/2020 ila yakalanıp ifadesinin alındığı 13/11/2020 tarihleri arasında yoklama kaçağı suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyet kararı verilmiş ise de,
Dosya kapsamında yer alan Silivri 4 Nolu Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 05/11/2021 tarihli yazısı ekinde yer alan belgelere göre hükümlü olarak anılan Ceza İnfaz Kurumunda bulunan sanığın 16/04/2020 tarihi itibarıyla salgın hastalık iznine ayrıldığının anlaşılması karşısında,
20/07/2020 tarihli Askeralma Yönetmeliğinin 38. maddesinin 2. bendinde “1 yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya hükmedilenler birlik ve kurumlarınca bulundukları yer Cumhuriyet Başsavcılıklarına teslim edilerek hizmet durum belgesi ile geçici olarak terhis edilir. Bunlardan askerlikle ilişiği olanlar hakkında tahliyelerinde ceza evi idarelerince 15 günlük süre içerisinde askerlik şubesine müracaat edeceklerine dair belge imzalatılarak askerlik şubesine gönderilir” şeklinde ve aynı Yönetmeliğin 49/3-a maddesinde “Yoklama döneminde veya yoklama kaçağı durumunda bulunan tutuklu ve hükmen tutukluların askerlikleri o yılın sonuna, hükümlülerin askerlikleri ise şartlı tahliye tarihine kadar ertelenir. Tahliye olmadıkları sürece tutukluların ve hükmen tutukluların ertelemesine yıllık olarak devam edilir. Tutuklu, hükmen tutuklu veya hükümlüler tahliye edildikleri yıl askerlik çağına giren doğumlularla birlikte yoklamaya tabi tutulur.” şeklinde yer alan düzenlemeler nazara alındığında, yoklama süresi içerisinde hükümlü olan sanık yönünden yoklama yaptırma yükümlülüğünün bulunmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Dosyanın yapılan incelemesinde:
Sanık hakkında Güngören Askerlik Şubesi Başkanlığının 21/08/2020 tarih ve 2020/29 karar sayılı kararıyla idari para cezası kararı verildiği, işbu kararın sanığa 29/08/2020 tarihinde tebliğ edildiği, bu kararın 14/09/2020 tarihinde kesinleştiği, ilerleyen süreçte sanığın geçerli bir özrü olmadan tabi olduğu yoklama yılı içerisinde yoklamasını yaptırmadığı gibi 7179 sayılı Askeralma Kanununda belirtilmiş olan mazeretine dair belgeyi askerlik şubelerine veya yurt dışı temsilcilerine
ibraz etmediği, 13/11/2020 tarihinde yakalandığı, bu suretle sanığın yoklama işlemlerini yaptırması
için TRT duyurusu ile tebligat yapılmasına rağmen, 1111 sayılı Askerlik Kanunu’nun 89. maddesine göre hakkında verilen idarî para cezasının kesinleşmesinden sonra da, kabul edilecek bir özrü olmadan, yoklama sırasında askerlik şubesine veya yurtdışı temsilciliklerine gelmeme şeklindeki fiili ile 14/09/2020-13/11/2020 tarihleri arasında yoklama kaçağı suçunu işlediği kabul edilerek mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, Askerî Ceza Kanunun 63 üncü maddesi ile yaptırıma bağlanan yoklama kaçağı suçunun oluşabilmesi için, diğer unsurların yanı sıra, bu suçun failinin kabule değer bir özrünün (mazeretinin) bulunmaması gerekmektedir. UYAP kayıtlarının incelenmesinden ve dosya kapsamında yer alan Silivri 4 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 14.06.2022 tarihli yazısı ile ekinde yer alan belgelerin tetkikinden, içtimalı 10 yıl 36 ay hapis cezasının infazı için 23.07.2017 tarihinde cezaevine girdiği belirlenen sanığın, Silivri 4 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu sırada 16.04.2020 tarihi itibariyle covid nedeniyle salgın hastalık iznine ayrılmış ise de şartla tahliye tarihinin 27.12.2024 olduğu, dolayısıyla suç tarihleri olan 14/09/2020-13/11/2020 tarihleri arasında hükümlü olduğu, hapis cezasının infazı devam ederken yoklama yaptırma ve askere sevkini sağlama yükümlülüğünün bulunmadığı anlaşıldığından, unsurları itibariyle oluşmayan atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi kanuna aykırı bulunmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlar yerinde görüldüğünden,
1-İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2022 tarihli ve 2021/490 Esas, 2022/161 Karar sayılı kararının CMK’nun 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2-Hükümlünün unsurları oluşmayan yoklama kaçağı suçundan 5271 sayılı CMK’nun 223/2-a maddesi uyarınca BERAATINA, dosyanın Yüksek Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yazı İşleri Müd. Y.
B.K