YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16481
KARAR NO : 2023/1013
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/176 E., 2022/51 K.
SUÇTAN ZARAR GÖREN : …
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, Zamanaşımı nedeniyle düşme
Sanığın 31.03.2022 havale tarihli Ağrı 1. Asliye Ceza Mahkemesi’ne hitaben yazılı dilekçe içeriğinin temyiz mahiyetinde olduğu kabul edilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A) Kars 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2019 tarihli 2019/123 Esas 2019/246 Karar sayılı Birleşen Dosya Yönünden;
1.Kars 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.10.2011 tarihli 2011/219 Esas, 2011/491 Karar sayılı kararı
ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ve 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
2.Kars 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.10.2011 tarihli 2011/219 Esas, 2011/491 Karar sayılı sayılı kararının sanık … o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 21.03.2019 tarihli ve 2015/14123 Esas, 2019/28336 Karar sayılı ilâmıyla;
“…Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinden cezalandırılması gerektiği belirlenerek yapılan incelemede;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 21.11.2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 02.05.2011 olduğu,
Aynı gün incelenen Dairemizin 2015/15341 Esas numarasında kayıtlı Ağrı 1 Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/154 E. – 2011/410 K. sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 22.12.2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 15.03.2011 olduğu,
Anılan dosyada sanığın eyleminin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, anılan dosyanın incelenip, gerektiğinde birleştirilerek sanığın bu eylemi bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,….” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
B) Ağrı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2022 Tarihli 2019/176 Esas, 2022/51 Karar Sayılı Ana Dosya Yönünden;
1.Ağrı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.10.2011 tarihli 2011/154 Esas, 2011/410 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 5 ay hapis cezasından çevrilen 3.000,00 TL adlî para cezası ve doğrudan hükmedilen 876 gün karşılığı 17.520,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Ağrı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.10.2011 tarihli 2011/154 Esas, 2011/410 Karar sayılı sayılı kararının sanık … o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 21.03.2019 tarihli ve 2015/15341 Esas, 2019/28491 Karar sayılı ilâmıyla;
“..Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinden cezalandırılması gerektiği belirlenerek yapılan incelemede;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 22.12.2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 15.03.2011 olduğu,
Aynı gün incelenen Dairemizin 2015/15341 Esas numarasında kayıtlı Kars 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/219 E. – 2011/491 K. sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 21.11.2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 02.05.2011 olduğu,
Anılan dosyada sanığın eyleminin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, anılan dosyanın incelenip, gerektiğinde birleştirilerek sanığın bu eylemi bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu birleştirme kararı verilerek Ağrı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2022 tarihli 2019/176 Esas, 2022/51 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, aynı maddenin onuncu ve yirmi ikinci fıkraları ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ve 40,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, eşya müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın sigara olmasına göre sanığın yargılama konusu eylemi için, 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’un (4733 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 06.10.2011 ve 18.10.2011 tarihli mahkûmiyet kararları olduğu ve bu tarihten itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin 20.01.2022 tarihli hükümden önce gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
3.Sanık hakkında temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmünün kurulduğu 20.01.2022 tarihinde 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin tamamlanmasına rağmen yargılamaya devam edilmesi hukuka aykırıdır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ağrı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2022 tarihli 2019/176 Esas, 2022/51 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞÜRÜLMESİNE, kaçak olduğu anlaşılan dava konusu eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.