YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16594
KARAR NO : 2023/3641
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/70 E., 2022/9 K.
SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Beraat, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEMYİZ EDENLER : Katılan …, o yer Cumhuriyet
savcısı, Gümrük İdaresi vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî red, kısmî bozma
A.Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden
Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanun’u (5015 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı bu suçtan zarar görenin de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
B.O Yer Cumhuriyet Savcısı ile Katılan … Vekilinin Temyizleri Yönünden
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260
ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çaldıran Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.03.2012 tarihli ve 2011/233 Esas, 2012/172 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 5015 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62, 52 ve 54 üncü maddeleri gereği 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 1.660,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, eşyanın müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.
2.Anılan kararın sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyizleri üzerine Dairemizin 11.06.2015 tarihli ve 2014/16072 Esas, 2015/17687 Karar sayılı ilâmıyla;
“…1)Gümrük İdaresi tarafından düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakasına göre dava konusu akaryakıtın 1 litresinin cif değeri 1,3971 TL olarak hesaplandığı halde bilirkişi tarafından cif değerin 0,30 TL olduğunun tespit edildiği cihetle, değerler arasındaki farkın ne suretle oluştuğu araştırılıp doğru cif değer tespit edilerek adli sicil kaydı olmayan ve kişilik özellikleri nedeniyle dosyaya yansıyan olumsuz hali bulunmayan sanığa bu miktar üzerinden gümrük idaresince hesaplanacak dava konusu eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutarının kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunun 231/9 fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken “Şahsi ve sosyal durumu da dikkate alınan sanığın mahkememiz gözlemine ve dosya kapsamına yansıyan samimi ve inandırıcı pişmanlığı anlaşılamadığından, yörede sigara ve akaryakıt kaçakçılığının geçim kaynağı haline gelecek derecede yaygın oluşu da gözetilerek, aynı zamanada cezanın caydırıcı ve önleyici etkisini sanık üzerinde göstermesi gerekliliği yanısıra adaletin gerçek anlamda ancak bu şekilde tecelli edeceği de düşünülerek…” şeklindeki yasal olmayan gerekçeye dayanılmak suretiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2)5237 sayılı TCK.nun 51.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde; sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması ve (b) bendinde; suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işleyemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması koşulları getirilmiş olmakla, sabıkasız olan sanığın dosyaya yansıyan olumsuz davranışlarının neler olduğu gösterilmeden sadece kanuni tabirler kullanılarak, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,…
4) Dava konusu akaryakıtın gümrük idaresi tarafından tespit edilen cif değeri ile bilirkişi tarafından tespit edilen cif değeri arasındaki farklılığın ne suretle oluştuğu araştırılıp doğru cif değer üzerinden dava konusu eşyanın değeri belirlendikten sonra 5237 sayılı TCK.nın 54. maddesinde yer alan hakkaniyet ölçüsünün değerlendirilmesi ve sonucuna göre nakil aracının müsaderesi ya da iadesi yönünden bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde müsadere kararı verilmesi,
…”nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu, Çaldıran Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2015/198 Esas, 2016/177 Karar sayılı kararı ile suç tarihinde yürürlükte bulunan 5015 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62, 52 ve 54 üncü maddeleri gereği 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, eşyanın müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.
4.Çaldıran Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2015/198 Esas, 2016/177 Karar sayılı kararının katılan EPDK vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 07.12.2020 tarihli ve 2018/8340 Esas, 2020/17969 Karar sayılı ilâmıyla;
“…Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 5015 saylı Yasanın Ek 5/1 maddesi kapsamında kaldığı,
Suç tarihinde yürürlükte olan 5015 saylı Yasanın Ek 5/1. maddesi ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/11. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22,
5/2 maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5.Çaldıran Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.01.2022 tarihli ve 2021/70 Esas, 2022/9 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5015 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi, 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereği, beraat kararı, eşyanın ise müsaderesi ile nakil aracının iadesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan EPDK vekilinin temyiz istemi, sanığın suç teşkil eden eyleminin sabit olduğundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilerek güvenlik tedbiri uygulanması gerektiğine ilişkindir.
3.Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi, suçtan zarar gören kurum olduğuna, sanığın mahkûmiyetine, nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Mülkiyeti sanığa ait 27 UA 310 plakalı aracın jandarma devriyesini görmesi neticesinde geri dönüş yaparak arazi yoluna girdiği, takip esnasında araç içerisinde bulunan 60 litrelik jelikan diye tabir edilen bidonlardan 24 adedinin dolu olarak yol üzerine atıldığı, aracın bu bidonlardan tahmini 100 metre ilerde otluk ve sulak alanda batık şekilde arka bagaj kapısının açık olduğu ve içerisinde bulunan dolu 12 adet bidonun aracın dibine bırakılmış ve terkedilmiş vaziyette durduğu, olay yerinde yapılan araştırmada araç şoförünün araç kontak anahtarını alarak ve kapıları açık bırakarak kaçtığı, müteakiben yapılan araç plakası sorgusunda aracın … üzerine kayıtlı olduğu, daha sonra olay yerine araç sahibi ve yakınlarının geldiği, aracın anahtarı … tarafından cebinden çıkarılmak suretiyle devriye personeline teslim edildiği, 1800 litre ulusal marker seviyesi geçersiz motorine el konulduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında, suçlamayı kabul etmemiştir.
3.08.07.2021 tarihli Van Sağlık Bilimleri Üniversitesi Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi adlî raporunda, sanığın akıl hastalığının Hafif Derecede Mental Retardasyon tanısı ile uyumlu olduğu, mevcut geriliğin doğuştan geldiği, 5015 sayılı Kanun’a muhalefet suçuna ilişkin cezai ehliyetinin tam olmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5015 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, suçtan zarar gören kurumun Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin kamu davasına katılma, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
B.O Yer Cumhuriyet Savcısı ile Katılan … Vekilinin Temyizleri Yönünden
1.Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, olay ve olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen olay tutanağı ve sağlık raporu içeriği, mahkemenin “doktor raporuyla cezai ehliyetinin tam olmadığı sabit olan sanığın yakınları ile birlikte olay yerine gittiğinde aracın anahtarını teslim ettiği, aracın anahtarının sanık tarafından kolluk görevlilerine verildiğinin kabulü halinde dahi sanığın cezai ehliyeti olmamasından kaynaklı olarak başkası tarafından işlenmiş olan suçun aracı olan anahtarının sanığa verilmiş olabileceği, sanığın cezai ehliyetinin olmamasından kaynaklı olarak yönlendirilmeye açık olması” şeklindeki gerekçe ile sanığın beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan EPDK vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
A.Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.O Yer Cumhuriyet Savcısı ile Katılan … Vekilinin Temyizleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Çaldıran Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.01.2022 tarihli ve 2021/70 Esas, 2022/9 Karar sayılı kararında katılan EPDK vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan EPDK vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.